Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Yarım Asırlık Hasret

  • 14 Şubat 2018 Çarşamba


Yıl 1972,Haziran ayı yaklaşmakta,
Sıkıntı büyük,Mezun olacağız,
Yazılılar,sözlüler v.b.
Yetmedi tüm derslerden geçersin birde Başarı sınavı, diğer adı ile olgunluk sınevı.
Okul kapanır,
Yaz sıcakları başlar,
6 dersten, yada üç dersten olgunluk sınavına girersin,o derslerden geçmiş olsan bile,
Kaldın mı.
Bütünleme, yok tek ders v.b.
Böyle bir dönemeçlerden geçtikten sonra Mezun olan 48 can,
Hayat yeniden bundan sonra başlar,
Kimimiz Yüksek okul hazırlığı,
Kimimiz işe girme mücadelesi,
Kimimiz Bayrağı çekmiş, esnaf olmaya karar vermiş derken,
Her birimiz Lodos yemiş ot yığını gibi darmadağın,Ülkenin dört bir köşesine,
Bunlardan biri ben,
Üniversite yılları,
Sonrasında Çalışma hayatı,
İşe başlama derken Yuva kurma ve çoluk çocuk.
Çalışma hayatının ve Evliliğin getirdiği sorumluluk içinde yoğun tempo çalışma,
Gelinen 28 yıllık çalışma hayatının sonunda Emeklilik.
Bu süre içinde bazı arkadaşlarla tesadüfen, rastgele görüşmelerimiz oldu belki de ayak üstü,Bu arada bazı duyumlarımız,
Bazılarımızın aramızdan ayrıldıklarını öğrenmek büyük bir üzüntü.
Hiç bir zaman birbirimizi kaybetmediğimiz değerli Fransızca Öğretmenimin teşviki ile ki “kendisi son sınıfta bizim sınıfın sınıf öğretmeniydi” gurubu buluşturma projesini büyük destek vererek bu işin tarafımdan yapılmasını istemesi ve bana ulaştırdığı sınıf isim listesinden hareketle üç ay gibi kısa bir sürede Ölmüş olanların haricinde 13 kişiyle bağlantı kuramadık,geriye kalan 29 kişinin katılımı ile 46 yıl sonra bu buluşmayı gerçekleştirdik.
Sınıf Öğretmenimiz Ali AK öğretmenimizde eşiyle katıldığı toplantıya Eşlerimizle birlikte katıldık.Bazı arkadaşlarımızın mazeretlerinden dolayı eşlerinin katılamaması ,
Mutluluk ve sevinç gözyaşları arasında her birimiz Dede,Babaanne yada Anneanne olarak ,Büyük Baba sıfatlarımızla kucaklaştık.Kahvaltı bahaneydi,
Arkadaşımız Rukiye Karabulut’un “Tercan” oğlu Hazal Karabulut’un işletmeci olduğu Milas Tarihi Konak lokantasındaki buluşmamızın açılış konuşmasını ben yaptım ve sonrasında arkadaşlarıma Sınıf Öğretmenim bir konuşma yaparak duygulu anlar yaşamamıza sebep oldu.Arkadaşlarım adına kendisine canlı Çiçek takdim ettim.O an koptuk, “……,sizler benim için bu nadide Çiçek’ten daha kıymetli birer çiçeksiniz” sözü hepimizi ağlattı desem yalan olmaz.
Daha sonra benim önerim üzerine bu buluşmaların bundan böyle geleneksel olarak yapılması karar verildi ve yönetim oluşturuldu ve sonrasında da Kahvaltı devam ederek arkadaşlarım duygularını,düşüncelerini dile getirdiler.Espriler,şakalar ve gülüşmeler eşliğinde geçen toplantımız yarım asırlık bir hasreti gidermiş oldu.
Sohbet Tarihi konağın Şark köşesi salonunda kahve sohbeti ile devam ederek toplantımız sonlandırılmış oldu.
Bu güzel anıları tam olarak yaşamamış olabiliriz, ancak gelecek buluşmalar bizi bakalım hangi anılara götürecektir.Bu toplantılarımıza diğer öğretmenlerimize de ulaşabildiğimiz kadar ile davet ederek gerçekleştirmek en büyük arzumuzdur.Böyle bir anı yaşatan tüm değerli arkadaşlarıma teşekkür ederek devamını diliyorum…