Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Yaram derinde

  • 20 Temmuz 2018 Cuma


CHP’deki kazan kaldırış şu sıralar kamuoyunu meşgul ediyor, ilgili olanları bilakis. Lehde olan da var, aleyhde konuşan da. İnsan düşünüyor da; bir 24 Haziran sendromu yaşadık, iliklerimizde sancısını duyduk ve ne çabuk da unuttuk!
Biraz aykırı gelebilir, ancak bu iki olay birbiriyle sıkı sıkıya ilgilidir.
Ne alaka?...
Öncelikle temel ve de tekrarlanan bir yanılgıya işaret etmek isterim. Hem iktidar kanadı, hem muhalefetin tabanı seçim yenilgilerinin nedeni olarak muhalefet yönetiminin beceriksizliğini işaret ediyorlar. Her seçim yenilgisi sonrası iktidar cenahında “ah, daha güçlü bir muhalefet olsa!” havası estirilirken, muhalefet kanadında-özellikle CHP’de-kurultay isteği yoğunlaşır, kılıçlar çekilir ve bu herc ü merç bir süre devam eder, ta yeni bir seçimin arefesine kadar.
Seçim yenilgilerini salt muhalefet partilerinin seçim taktiklerine bağlamak; emperyalist bağımlılığın ortaya çıkardığı yönlendirici güçlerin yadsınması ne kadar yanlış! Gerçi 24 Haziran seçimlerinde içimize çöreklenen yılanın kuyruğu gözüktü, ancak üstü örtüldü, fazlaca dillendirilmedi.
Ülkemiz uluslararası tekelci sermayeye göbekten bağlıdır. Tükettiğimizi onlardan alıyoruz. Aldığımız tüketim mallarını ödemek için onlara avuç açıyoruz. Askeri ve siyasi açıdan belirleyici konumdalar. Ülkemiz içinde bir çok sanayi ve finans kurumunun sahibidirler. İktidarı belirleyecek seçimlerde emperyalist devletlerin parmağının olmaması düşünülebilir mi? Fazlasıyla vardır; bu denli sömürü ağlarını ördüğü ülkede seçimlerin kaderini belirlemede baş rolü oynayacaktır. Bunun için ortam ve ilişkiler fazlasıyla müsaittir.
Ha, alakası ne? Her seçim sonucunu muhalefetin beceriksizliğine bağlamak ve de iktidarın kendinden menkul becerisine yüceltmek, emperyalist güçlerin bu alandaki rolünün üstünü örtmeğe yaramaktadır. Bu şekilde ana etken gözden kaçırılmakta; özellikle muhalefet kanadı yeni bir kargaşanın içine sürüklenerek siyasi zafiyetimiz devam etmektedir. Bir taşla iki kuş!
Her temel gelişmede bizi çıkmazlara sokanın emperyalist bağımlılık olduğunu anlayalım, artık. Birbirimizi yıpratmakla bu bağımlılığı güçlendirmiş oluyoruz. Bu, iktidar kanadı için de geçerlidir. Unutulmamalıdır ki, emperyalizmin, kirlendiğinde buruşturup attığı mendillerin örnekleri ortadadır.