Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Yaptığım araştırmalar yabana atılır değil

  • 04 Şubat 2019 Pazartesi


Ben başkası ne düşünür bilemem. Fakat benim düşünceme göre son yılların en kötü siyasetini yaşar olduk. Benim dört yaşındaki torunum bile “bunlar neden kötü konuşuyorlar” demelerinin ardından artık haberleri izleyemez olduk. Sert çıkışların sebebi ise, seçim kaybetme gibi bir olasılığın varlığından haberdar olmak ve onun getirdiği tedirginliğin eseridir diye düşünüyorum.
Ben, fikirlerimi dile getirirken, kendi düşüncelerim ve çevredeki, insanların fikirlerini inceleyerek makalemi karalıyorum. Ayrıca belirtmek istediğim önemli bir konu ise, kalemimi hiç satmadım. Bundan sonra da asla satmayacağım. Yani yazdıklarım tamamen kendi araştırmam ve kendi fikir özgürlüğümün kalemine yansıyanlarıdır.
Akp’nin bu güne kadar oy oranını her seçimde yükseltmesinin ana sebebi, seçimlerden önce yaptığı ve halkın dilinde konuşması başta gelmekteydi. Bugün de aynı dili kullanan parti üst düzey yetkilileri, her şeyin eski seçimlerde olduğu gibi olmadığını artık biliyor. Bunun sonucunda ise ortaya kaosun bol olduğu, sözlerin peş peşe ağızdan fırladığını, kişileri acımasızca yerdiği duyduğumuz bir seçim çalışması karşımıza çıkıyor. Bu güne kadar yaptığım ve kimseyi ayırt etmediğim, seçmen ayrıştırması yapmadığım bir çalışmam ile bundan sonra hiçbir seçmenin rahat bir şekilde oylar sizin dediğini görmedim. Bunun en büyük sebebi ise, ekonomide yaşanan olumsuzlukların cebe yansımasının eseridir. Köylüsünden şehirlisine kadar herkes artık partisini değil, cebindeki yangını düşünüyor. İşin farklı bir boyutu daha göze çarpanların en önemlisi. Gözlemlediğim kadarıyla, iktidara karşı muhalefet net bir şeyleri ifade etmezken, aksine iktidar kendisini çizdiği muhalif sorgulamalar ile tam muhalefet yapmaya devam ediyor. Kısacası gülünç bir durum ortaya çıktığını sadece ben değil, tüm seçmen parti ayırmaksızın bunu görüyor. Geçenlerde caddede konuştuğum bir köylü teyze aynen şunları söylemişti. “Bu güne kadar hep aynı partiye oy attım. Şimdi belki de hiç kimseye atmam. Yandık oğul. Bu güne kadar bahçemizde her şeyi yetiştirirdik ve yerdik. Artanını satardık. Şimdi, toprağa ekecek ne tohum ne de gücümüz kaldı”
Kısacası 31 Mart tarihinde hiç öyle sanıldığı gibi sonuçların çıkacağını sanmıyorum. Halkın dile getirdiği başka bir önemli konu var. Bu konu ise bütün seçime giren siyasi partileri etkileyecektir. Yapılan ittifakların sonucunda ortaya çıkan oy dağılımları kanaatime göre kararsızların sayısını geçmişe göre çok fazla hale getirdiğini düşünüyorum. Mesela Cumhur İttifakı sonucunda, daha önce oyunu Akp ve Mhp adına kullanmış kişiler, değişik seçim bölgesinde çekimser düşündüğünün altını çiziyor. Aynı konu diğer partilerin tabanında da mevcut.
Yaptığım araştırmaların sonucuna göre, Mhp’nin Türkçülük olgusu içinde olup kemikleşmiş kesimi bu ittifaka karşı olduğunu söylüyor. Burada ortaya çıkabilecek oy kaybının muhalefete yani Millet ittifakına yarayacağı muhtemel. Bunun birde farklı yönü ortada dolaşıyor. Eğer seçimde bu denli çekimserlikler ortaya çıkarsa ve bunu son günlerdeki Pazar ve market fiyatları körüklerse sıkıntı çok büyür. Üstelik aradan çıkan parti de Chp olur kanaatindeyim.