Selma Erdal

Tüm Yazıları


Yakınmalar

  • 27 Mayıs 2020 Çarşamba



Soran olursa iktidarı da, muhalefeti de halka ya da ulusa ya da ümmete hizmet yarışı içinde; belli ki bir bu kümelerin içinde değiliz, kendi başımıza yaşayıp gidiyoruz kümesimizde... Üstelik canımızın sıkılmasına karşı da çözüm ürettik ki evin birinci katının adını Didim, ikinci katın adını Bursa, üçüncü katın da adını İstanbul olarak tanımladık. Ama şu bir gerçektir ki onca yapılan propagandaya, onca yapılan karşılıklı eleştirilere ve yardım yarışına giriştikleri savıyla televizyon yansılarında görünenlere yalnızca şaşırdık ve takiyyenin ya da yanlış açıklamaların böylesi sanırım daha önce hiç görülmemiştir dedik.Çünkü... Ne Vefalilar, ne CHP'liler "bir ihtiyacınız var mi 65'likler?" diye kapımızı çalmadı. Velev ki internet özürlü, sanal alışveriş beceriksizi olsaydık, şu an Covid 19 salgınından değil ama açlıktan mort olacaktık. Demek ki ne imiş ?...Tırnağın varsa, başını kaşı koşulları bizim için geçerliymiş. Bu durumda 65'likler neden tutulmaktalar evde?...Nasılsa kendi başımızın çaresine bakabildiğimize göre her koşulda, sokağa çıktığımızda da biz Virüs taşıyıcısı "sözde " genç takımına sokulmadan, yakınlaşmadan yaşamasını da beceririz evvel Allah...
Ve sokağa çıkmaya sıra gelince...Şeker Bayramı'nın ilk günü ki Pazar gününe denk geldiği için 14.00-20.00 saatleri arasında sokaklarda gezebilme olanağına kavuştuğumuzda da yine kendi önlemlerimizi kendimiz aldık. Maskelerimizi takıp, yaya olarak evimizden çok da uzaklaşmadan ve kimselere sokulmadan yürüdük. Kendi önlemlerimizi almak konusuna gelince...Yasaklı olmalarına karşın; 20-64 yaş altı erkeği kadını, üstelik de özel araçlarıyla, son hızla dolaşıyorlardı sokaklarda...Elbette ki maskesiz olduklarını da vurgulamak gerekir; halk sağlığı bağlamında...Ve bir de henüz açılmadığını ya da açılmaları için bir açıklamanın yapılmadığını bildiğimiz, üstelik de Didim'de bilinen, tanınan bir işletmenin; sanki yaşam koşulları Covid 19 salgınından öncesindeymişçesine, hizmet verdiğini görünce de şaşırıp kaldık.Sitemizin havuzunun açılması için ısrarcı olan bahçevanımız ve eşine; henüz havuzların açılması için izin çıkmadığını anlatabilmek için kendimizi paraladığımızda, onlar da bize "Ama Mavi Restaurant and Bistro açık, üstelik havuzu da açık" diye yanıt verdikleri için... Daha önceki yürüyüş yolumuzu Apollon Tapınağı'na doğru gerçekleştirmişken, bu kez de evimize komşu sayılan adı geçen işletmenin yönüne doğru yürüyelim, bakalım bizim bahçevanın sözleri ne derece doğru acaba dedik. Sonuç olarak gözlerimizle gördük ki işletme açık, havuzu açık ve en çok İngilizler'in müdavim olduğu bu işletmede, yine İngilizler'e hizmet de açık... Havuz başındaki masalarda, kadehler ellerde, keyifler yerinde...Ama biz Türkiye Cumhuriyeti'nin 65 yaş üstü yurttaşları; toplumsal yaşamda soyutlanmış, yasaklanmış, evlere kapatılmış bir biçimde... Yoksa bu Covid 19 sokakta gördüğü 65 yaş üstü kadın ve erkeklerin pasaportlarına bakıp da İngilizler'i kayırıp, Türkler'i ayırıp ve de yalnızca Türkler'e bulaşma kararı mı almış?... İşin gerçeği henüz Covid 19 aşısını bulamayan uzmanlar gibi, bizler de bu soruya bir yanıt bulamadık.Üstelik ulusal yayın organlarında, yasaklara uymayan kişilere ve işletmelere binlerce para cezaları verilirken; Didim'de gördüğümüz, gözlemlediğimiz ya da kulağımıza gelen söylencelere göre açık olan işletmelerin ne ayrıcalığı, ne üstünlüğü var diye sorgulamaktan kendimizi alamadık.
Gerçekten de Didim'de halkın gözüne soka, soka birileri dilediklerince nasıl yasakları yok sayabiliyorlar?... Bu davranışlarının alameti farikası ya da varlıklarının diğer yurttaşlara göre harikası nedir?... George Orwell'ın dediği gibi "Herkes eşittir, ama Fransızlar daha eşittir" durumu mu var ortalıkta?...
Eğer Didim'de birileri havuz başında, İngiliz müşterilerine hizmet verebiliyorsa, demek ki Didim'de ortalık süt liman... Durum böyleyse neden kimseler 65 yaş üstü "ikinci bahar gençleri" olan bizlere vermiyor aman?... Neden bizler "sakıncalı" gibi evlerdeyiz?... Eğer salgının etkisi sürmekteyse; neden kimileri pervasızca, kurallara saygısızca tutum ve davranışlar sergilemektedir?... Yerli ya da yabancı; anlamak istiyoruz yoksa birileri gerçekten de ayrıcalıklı mı?...Biliyoruz ne İnsan Hakları, ne de Anayasal haklar; Covid 19 salgını bağlamında, kaldırıldı derin dondurucuya ama kurallara, yasaklara uymayanlar fink attıkça sokaklarda; bizim de uysallığımızın, sabrımızın ve uğradığımız haksızlığın bir tepkisi olacaktır bu gidişle... Kuşkusuz bu ayrıcalıklı durumlar sürdükçe..