Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Yakın Plan Muharrem İnce Olayı “Gel bakalım Muharrem!”

  • 02 Temmuz 2018 Pazartesi


Bir cumhurbaşkanı adayı böyle mi takdim edilir? Yarım asra yakındır solcuların içindeyim, birbirlerine laf çarpmaktan vazgeçtiklerine tanık olmadım. Belli ki, Kılıçdaroğlu meseleyi içine sindirememiş. Ne oldu, Muharrem Bey de kalktı dedi ki, “Kabineyi de ben oluşturacağım.” CHP’de iki parçalı yapı seçim süreci boyunca sürdü gitti.
Muharrem İnce’nin mitingleri olağanüstü kalabalık ve coşku doluydu. Kaynağını 16 Nisan Referandumu’ndan ve umudun tavan yapmasından alıyordu. Muharrem İnce’de coşku ters tepti, kendini o andan itibaren “Başkan” olmuş varsaydı. Hem her gittiği yerde “Başkan İnce” diye karşılanıyordu. Buna itiraz etmedi. Oysa “Başkanlık sistemine” karşı parlamenter sistemi savunuyordu.
Giderek “tek adam” görüntüsü verme söylemleri arttı.
-“Ey TRT Genel Müdürü!” diye başlayan tehditler savuruyordu.
-“Senin apoletlerini sökeceğim.” diyordu.
Böyle Erdoğanvari tavır ve söylemleri duyanlar, eminim; Yahu, birinin üstesinden gelemiyoruz, ikisi fazla gelir, demişlerdir.
İki önemli stratejik hata yaptı: Biri, Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmesi, diğeri II.Ordu Komutanı’na yönelik “Senin apoletlerini sökeceğim” ısrarı. Halkın bölücülüğe karşı direncini ve Ordu’ya bağlılığını hafife aldı.
İktidar partisinin yaptığı gibi bol keseden vaatler veriyordu. Geleceğe dair programı yoktu.
-“Nereden buldun kanunu’nu çıkaracağım. Yolsuzluktan edinenleri cezalandırıp, devletin parasını hazineye aktaracağım” deseydi;
-“Tarikat / cemaat yurtlarını kapatıp, oradaki gençlere sahip çıkacağım” deseydi;
-“Hazinenin atıl arazilerini/meralarını az topraklı/topraksız üreticilere tahsis edeceğim” deseydi;
Program olurdu.
İktidar partisinin ne denli devlete yerleştiğini, iktidarı kolay kolay teslim etmeyeceğini göremedi; kısa yoldan seçimi alacağını düşündü. Bu strateji gereği örneğin, türban karşıtlığını inkâr ederek sağ kesimlerin oylarına göz dikti. Hesap yanlıştı.
Sandığa sahip çıkma meselesinde de başarı sağlanamadı; tam bir kargaşa yaşandı, ne binlerce avukat geldi, ne de başka bir şey…
Şimdi tekrar kitlelerin umudu olmayı düşünüyordur. Eğer yaşadıklarından ders çıkarmamışsa ve de CHP ortamı içinde sürdürecekse;
Ne diyelim, “Geçti Bor’un pazarı…” desek kabalık mı yapmış oluruz?