Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Yağmaların mağdurları sıradanlardır!

  • 06 Mart 2018 Salı


Kaşıkla verdiklerini kepçeyle geri alanlar yardım etmez, yardım almış olurlar!...
Yoksullar, çaresizler, yarınsızlar ve yaşıyor gibi görünürken; boğaz tokluğu tutsağı olanlar.Sanki iktidarı bir biçimde elinde tutanlar, ihtiyaç içinde olan insanlara yapılan yardımları ceplerinden yapıyor havalarına girmekteler. Oysa yok böyle bir şey. Her şey bu ülkenin fedakâr insanlarının emeklerinden karşılanmaktadır. Üstelik yapılan yardımlara aracılık edenler korkunç kazançlar elde etmektedirler. Bu nedenle gerçek yardım, yandaş aracılara yapılmış oluyor.
Aç, yoksul ve sıradanlarımızın tek korkusu; bunlar gittiğinde, yerine gelecek olanlar kendilerini, almakta oldukları yardımlardan yoksun bırakırlar(!) Aslında böyle bir olumsuzluk kesinlikle mümkün değildir. Her ne kadar yasal ve kurumsal güvencelere bağlanmamış olsa bile, keyfi uygulamalar görülse bile insanlarımızın aldıkları yardımlar vatandaş olmaktan kaynaklanan en temel haklardandır. Ne var ki, yardım adı altında büyük vurgunlar yapılınca bu ekonominin ve yardımlardan yararlanacak olanların kaybı oluyor. Halkımızın sırtından gerçekleştirilen organize soygunlara engel olunursa; yoksullarımıza daha çok yardım, işsizlerimize iş, açlara aş, vermek mümkün olacaktır. Vatandaşlarımız analarının ak sütü gibi helal olan bu yardımları özgürce, onurluca alabileceklerdir ve bu nedenle de hiç kimseye borçlu olmayacaklardır.
Ülkenin gerçek sahiplerine değil de, bazı kişilere ayrıcalık tanındığında bundan ülke zarar görmektedir. Örneğin Rıza Zerap olayında devletin İran ile yapacağı ticarette kazanması gereken para birkaç kişiye gittiği zaman bundan öncelikle ekonomi, sonrada gerçek hak sahipleri zarar görmüşlerdir. Henüz her şey bitmediği için başka faturalarda ödenecek(!) Aslında bu konuda bazı bankalara ödetilecek cezalar kesinlikle o olaylara neden olanlardan alınmalıdır. Bunun için tüm varlıklarına el konmalıdır.
Mega projeler, soygunları perdeleyip görünmez kılan yasal görünümlü araçlardır. Söz konusu projelerin hiç biri gerçek bir ihtiyaçtan kaynaklanmamaktadır. Bu projelere devlet yardımı alan yoksullarda sürekli olarak katkı sunmak zorundalar. Yani, köprüden geçende, geçmeyende ve hava alanının yakınından bile geçmeyecek olanlarda katkı sunmak zorundalar. Bu projeler göründüğü biçimiyle ulusu tutsak alma aracıdır.
Son on beş yılda cumhuriyetin yokluk ve yoksunluklar içinde büyük özverilerle kurduğu işletmeler satılmıştır. Bu satışlardan 60 milyar dolar alınmış ve bunun 47 milyar doları bütçeye aktarılmıştır. Son on altı yıl içinde ekonomiye katkı sunan ve istihdam yaratan tek bir devlet projesi var mı?
Talanların, kayırmaların, çalmaların ve vurgunların ve lüks harcamalarla çar-çur edilen para ve olanakların; halkımıza verilen yardımların onlarca ve yüzlerce katı olduğu unutulmamalıdır.
Asgari ücretinden gelir vergisi ödeyen; kullandığı su ve elektriğe maliyetinin üç katı ücret ödeyen vatandaşlar bunun hesabını sorarak gereğini yapmalılar. Bu konuda hesap sorulduğunda kayıplarının, aldıklarının yüzlerce katı olduğunu göreceklerdir. Bütün bunların olabilmesi için parlamenter sistemin onarılarak devam ettirilmesi gerekir.