Selma Erdal

Tüm Yazıları


Vur Abalıya

  • 12 Eylül 2020 Cumartesi


Küresel bir salgın; öngörülen Üçüncü Dünya Savaşı yerine mi musallat oldu dünyalıların başına ?...
Ne dur, durak biliyor, ne de aman veriyor. Karşılaştığı kim varsa; kadın-erkek, yaşlı-genç acımasızca saldırıya geçiyor. Ne saklanılacak bir sığınak, ne de insaf merhamet dilenecek bir kucak yok. Kaçınılmazsa ondan köşe, bucak; hiç acımadan söndürüyor ocak...Diyorlar ki varsıl, yoksul ayrımı yapmıyor; herkesin tadına bakıyor, kimin bağışıklığı zayıfsa, ona bulaşmaktan haz alıyor. Ama gözlenen odur ki genellikle kefeni yırtan; yine de varsıl insan... Çünkü varsıl genellikle iyi beslenir, iyi sağlık hizmeti alır, bağışıklık sistemi biraz zedelenmiş olsa bile, özenle bakıldığı için yeniden yaşama sarılır.
Yoksul ne yapsın?...
Cep delik, cepken delik. Cepte yok ki metelik iyi beslensin, iyi sağlık hizmeti alsın, bir de eğitimsiz olunca "gözüyle göremediği" virüse nasıl inansın?...Dolayısıyla yoksulun (hem parasal, hem de akılsal bakımdan) işi daha zor.

Yoksul; sayamadığı için bedellinin mangırını, gönderecektir oğlunu askere, kınalı kuzusunu askere göndermenin fiyakası da davullu zurnalı asker uğurlaması... Hem kıvanacak, hem de avunacak yoksul; ama şimdilerde vermiyor izin Corona belası...
Yine yoksul; çocuklarını evlendirecek, karınca kararınca bir düğün yapacak mahalle arasında, iki darbuka, bir tef çalacak, halay çekip, göbek atacak. Buna da izin vermiyor Corona belası...
Çayırda, çimende gezemez, deniz kıyısında çekirdek çitleyemez. Parası yok ki tekne tutup, en güzel koylarda yazın tadını çıkaramaz. Kuşkusuz Corona belasından değil, meteliksizlikten. Ama yine de virüs; gelir onu bulur, yaşamına musallat olur. Çünkü onun bedeni; yetersiz beslenmeden zayıf düşmüş,sigaradan ciğerleri görevlerini yapamaz olmuş, güvenceden yoksun benliği yorgun yaşama küsmüş. Avlamaz mı böylesini Covid 19 musibeti?...

Oysa varsıl; hiç onda olabilir mi kusur?...
Herkes evlerde yasaklıyken de teknelerde verir partilerini... Yoksul değil yıkanmaya, içmeye suyu zor bulurken; varsıl, kendisininkiyle birlikte, en iyi şampuanlarla yıkar kedisinin, köpeğinin patilerini...
Düğün, dernek dediğin; yoksula mekruh, varsıla mübah... Covid 19 bile sanki der ki varsıla dokunmak; günah!...
Ne sosyal, mesafe, ne maske; barlarda dans eden bedenler dokunsalar da bitişik nizam bir diğerine, Covid 19 musibeti vurmaz onlara bir fiske... Ola ki testleri pozitif çıksa da; duyulmaz hiç "entübe" oldukları... Sanki onlar her dönemde Tanrı'nın ayrıcalıklı kulları...
Ola ki yoksul düşüverse yoğun bakıma; görecek midir özen, itina, imtina... Kim onu ecelden sakına ?...
Nasıl ki saatlerce sırada bekleyip de geçmiş günlerde, reçetesine yazılan bir aspirinle yollanırdı evine... Şimdilerde de Covid 19 bulaşan yoksul; bakmak zorunda başının çaresine...
Ne yazık ki...
Halka hizmet, HAKka hizmettir söylemleriyle yola çıkanlar, yoksulları yarı yolda bırakmaktalar şu Corona salgını günlerinde...
Yayılan komplo teorilerine göre diyorlar ki İlluminati hazretleri de böyle buyruk vermiş-miş müridlerine...
Velhasıl varsılın tekeri döner her dönemde... Yoksulunkine çomak sokan, sokana... Şu zalim Corona belası... Şu Covid 19 virüsu bile hep yoksulun peşinde... Gözü var işinde, eşinde , aşında...
Sırtı yere gelmez samur kürklünün, şu vur abalıya dünyasında...
Öldükten sonra gazetelerde "baş sağlığı" duyumları yer almaz kuşkuzuz ama "ürksün diye diğer yoksullar bu akibetten" yalnızca "Corona salgınına kurban gitti" yazabilir mezar taşında, işte hepsi o kadar !...