Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Vergi afları kime yaradı

  • 09 Kasım 2018 Cuma


Garibanın cebi siyasetçinin diline yapıştı. Gariban denilince artık sokakta dilenenden daha ötelere gitti. Artık ülkenin yarısından fazlası gariban. Geçim sıkıntısı çeken çok sayıda insan var. Bunların aldığı ücretler ve yaşam savaşı devam ederken, devlete ödediği vergilerin yoğunluğu, otoyollarda seyahat ederken ödenen fahiş geçiş ücretleri, otoyola ücret nedeniyle giremezken normal yollarda kurulan tuzaklar tarafından halkın cebinden çalınan bedellerin tamamı vatandaşı bezdirdi. Otomobillere konulan sigorta bedelleri, emlak için alınan yüklü bedeller bir başkası. Ya yakıt konusu aleni ortada. Bunlar ücretliler için olan kısmı. Gelelim küçük esnafa.

Ülkenin esas yükünü çeken küçük esnaf, işini göremez oldu. Malını alırken ödediği ile sattıktan sonra ödeyeceği arasında fark yaşanmaya başladı. Bankalara borçlandı. Bankalar kan kusturmaya başladı. Buna rağmen bir çok insan vergilerini ödeyebilmek için kazancından feda ederek borçlarını ödemek çabasında. Her sene çıkarılan vergi affı sayesinde, borcunu ödemeyene mükafat verilir gibi yeni aflarla ortaya çıkan ödememe politikası insanların eşitsizliğine yol açıyor.
Madem bir müddet sonra af gelecek, neden bu alınacak vergiler can yakar anlamak mümkün değil. Aslında mümkün de, bunu dile getirmek veya bu konuda ahkam kesmek siyasi içeriğin felsefesine ters düşüyor. Önümüzde erken veya zamanında seçim var. Bu seçim ulusumuz için çok önemli. Bu seçim öncesinde insanların nereye oy kullanacağı ve hangi partiye oy sağlayacağı henüz belirgin hale gelmedi. Seçime kadar bakalım neler affa uğrayacak. Bunlar arttıkça, uyanık vatandaş kurtaracak, uyanık olmayıp bordroya tabi olanlar yine eski teraneye devam zorunda.
Üretici hangi vergiyi ne zaman ve nasıl ödeyecek sorusu artık üretici konumundakilerden uzaklaştı. Sebebine gelince, üreticinin elinden tamamen yok olan üretim alanları şimdi bir başkasının elinde veya tamamen kapatılarak yabancıdan alınma yönteminde. Ortada et üretimi yok denilecek kadar az. Hayvancılık neredeyse can çekişiyor. Et fiyatlarının fahiş bedellere çekilmesi işte üretim eksikliğinin göstergesidir. Burada kaybeden üretici. Peki etin ithalatı konusunda aklınıza bir şey geldi mi acaba. Etin ithalatını sadece devlet yapmıyor. Devletin belirlediği şartlarda bir çoğunu ticaretle uğraşan büyük esnaf sağlıyor. Kontrolü devlette. Bu kişiler ithal yapılırken ödemesi gereken vergiyi ödeyemezse şayet, ne zaman ödeyecek? İşte vatandaş zoraki ödediğini, bu şartta olanlar af yoluyla kurtarılıyorsa bu haksızlıktır. Bu sadece bir örnek. Memleketimizde üretim yapacak neredeyse fabrika kalmadı. Tamamına yakın kısmı az önce bahsettiğim konumdalar. Tüketici toplumlarda vergi toplama diye bir sıkıntı ortaya çıkmaz. O vergiler nasıl olsa cebinden çıkıyor. Üretim arttıkça devlete olan vergi de artar. Ödenmezse ne olur? İşte ortada olan çalışmaların geleceği buna endeksli diye düşünüyorum.