Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Vay babasına, sayın “seyirciler…”

  • 09 Mart 2018 Cuma



Siyasetin vitrininde hep süslü ve özlü kulağa hoş gelip, aklı serinleten söylemler var…
Sarsılmaz ilkeler ve kadim “ok”lar var…
Birlik, beraberlik, hoşgörü, demokrasi, halkçılık, milliyetçilik, devletçilik, filan...
Sonra?..
Sonra da falan!
İşte bu falan-filan ortamında sürdürülen siyasetin profesyonel aktörleri, işlerine geldiğinde ve sadece o ölçüde… Ve yine çıkarlarına uygun düştüğü kadarını çekip vitrinden alıyor bu özlü sözleri, kullanıyor, kullanıyor ve sonra [buruşturmaya bile gerek duymadan] siyasetin çöplüğüne atıveriyor.
Kullanıyor tepe tepe… Nutuk atıyor sere serpe!
Sanki bir kuruyemiş kabuğunu kaldırıma atar gibi, dibini bulduğu boş bira şişesini hoyratça denize fırlatır gibi…
Ancak… Siyasetçi profesyoneldir. İşini yapmaktadır.
Müşterisi varsa, malını satmaktadır.
İşin en kötü yanı, müşterinin maalesef her ortamda hazır-ve-nazır bulunmasıdır…
Vatandaşın bu yöntem ve söylemleri kanıksamış olmasıdır.
Hatta hatta çoğu zaman onay bile veriyor olmasıdır.
Aldırmıyor olmasıdır…
Kınama-sorgulama-[ve]-hayır deme refleksini yitirmiş olmasıdır.
Hoşgörü, hoş görülmeyen kişilere yönelik talep ediliyorsa, vay haline isteyenlerin.
Birlik ve beraberlik, karşı cephede oluşuyorsa, vay haline oluşturanların…
Gerçek demokrasi, [tam]bağımsızlık, halkçılık, milliyetçilik, devletçilik, filan... Eğer gündeme getiriliyorsa, vay haline bütün bunları talep eden dinozorların…
Vitrine konup, zaman zaman kullanılan o güzel/süslü/erdem ve yurtseverlik yüklü kavramlar, siyasetçinin çantasındaki iş-malzemeleridir.
Mesai biter, siyasetçi evine döner, duşunu alır ve bütün bunlardan arınarak, huzur içinde sofrasına oturur ve demlenir…
Kimisi rakı ile sürdürür bu keyfini.
Kimisi ise, meşrebine göre, enfiye/az şekerli kahve/zemzem suyu ile takılır iki çekirdek keyfinin peşine, elhamdülillah!..
Ama asıl olan iş-malzemelerinden arınıp, temizlenip, aklanıp paklanmaktır; şükür!
Şükür, horul horul uyuyan toplumun horultusuna.
Şükür, birbirini yemekle meşgul gardırop “aydın”larına; milyon kere şükür.
Bu yazının ana fikrini mi merak ediyorsunuz?
Hemen özetleyelim:
- Birlik, beraberlik, hoşgörü, demokrasi, halkçılık, milliyetçilik, devletçilik, filan... Bütün bunlar, evet bu güzelim sözler ve tekmil erdem yüklü söylemler, siyasetçinin arka bahçesinin sıvasını oluşturmaktadır.
Vay anasına sayın “seyirci”ler; vay babasına!..

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com