Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Vatan dedikleri

  • 15 Ağustos 2018 Çarşamba


Babam Esat Usta marangozdu. Muhacirdi, Otay’dan(Aras’ın karşı kıyısındaki topraklara verilen yöresel ad) gelmişti. Sovyet dönemi sırasındaki kısa süreli eğitim almasına karşın, Azerbaycan aydınlanma savaşçısı SABİR’den şiirler okur, Enternasyonal’i makamınca söylerdi. Yeni vatanında yüksündüğü durumu arada bir dile getirirdi:
“Vatanım var evim yok
Atölyem var makinem yok”
Vatan-vatandaş bağlantısının olanca gerçekliğini yansıtan bu şikâyeti, şimdilerde vatanseverliğe soyunmuş olan gözde yazar-çizerimiz anlayamıyorlar. Bahçeli’yi, Akşener’i bir kenara koyduk; Uğur Dündar’ından tutun Ümit Kocasakal, Soner Yalçın gibi izlenen aydınlar, şimdilerde ABD tehdidine karşı iktidarın yanında yer alacaklarını belirtiyorlar. Onlara göre AKP ve Erdoğan umurlarında değil, vatan yanmaktadır ve bu yangında herkes yanacaktır.
Sınıfsal bakış açısından mahrum bu tip aydınlar, böylesi dönemlerde hemen “sınıflar üstü” olurlar. Zaten Soner Yalçın yazmış; “Vatan, siyaset üstüdür” diye. Çok yanlış; devlet, hukuk, din, ekonomi, kültür siyasetle sıkı sıkıya bağlı olduğu gibi vatan da siyasetin tam ortasındadır. Örnek olarak; on yıllardır AKP’nin gerçekleştirdiği siyasetler sonucu vatan; AVM’lerdir, ithalatçı/ihracatçı ticari şirketlerdir, uluslararası tekellerin at oynattığı pazar yeridir. Diyelim ki, ülkede çalışanlar iktidar olsun. Onların izleyeceği siyaset, ülkeyi “emeğin vatanı” yapar.
“Vatan yanınca içinde biz de yanarız” diyorlar ya, insanın sorası geliyor: yıllardır haksızlık, yoksulluk, işsizlik, ötekileştirmelerle milyonlarca yurttaşın cehennem azabı çektiklerinin farkında değil misiniz? Kumpaslarda hayatı kayan insanların acısı içinizi yakmadı mı? Niçin o zaman vatanı savunmaya soyunmadınız? Kanımca yazılarını elimizden düşürmediğimiz şu yazar- çizer takımına fazla değer atfediyoruz.
Vatanı büyük bir ev gibi düşünün. O evde uyum, refah, mutluluk varsa mesele yoktur. Ancak hane halkından birileri diğerlerinin üzerine egemen olmaya kalkarsa; yuva olmaktan çıkar, aile bireylerinden bir kısmı uçar gider.
İşbirlikçi kesimlerin vatanıyla onların sömürüsü altındakilerin vatanı aynı vatan değildir. Zaten vatan kavramına yaklaşım farklıdır. Biri vatanı,”uğrunda ölünecek toprak” olarak görür, diğeri “çiftlikleri” ve “çelik kasaları”.