Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Varsa Başka Bir Yolu; Siz Söyleyin…

  • 24 Kasım 2018 Cumartesi


Ne yazmamız gerekiyor?
Siyaseti mi gündemde tutmalı?
İnsan, yaşam, ahlak, kişilik, yalakalık, hizipçilik, müritlik ve benzeri kişisel erozyon ve sapma bükülmelerini mi?
Genel siyaset mi?
Yerel siyaset mi?
Yanıt: Herhalde, yerel siyaset…
Çünkü genelin kirliliklerini [ancak] özelin kuyusundaki çamuru iğneyle kazarak temizleyebiliriz.
Başka yolu yok.
Bu uğraş sabır ister, istikrar gerektirir; çelik gibi bir irade ve omurga ister: Doğru!
Ama bütün bunlar olmadan neyi, nasıl başaracağız?
Bu sorunun yanıtını soğukkanlılıkla sorgulamak gerek!

Bir ikinci sorun da şudur: İnsan, yaşam, ahlak, kişilik, yalakalık, hizipçilik, müritlik ve benzeri kişisel erozyon ve türlü çeşitli sapmalardan söz etmeden siyasetin çizgisini onarmak mümkün müdür?
Kestirmeden, kesin bir yanıt verelim: Hayır, değildir.
O zaman temel gündem; Trump, Erdoğan, batan ekonomi, işsizlik, enflasyon, bitirilen tarım ve sanayiden önce [çok önce] insanla ilgili meseleler olacaktır.
Çünkü sözünü ettiğimiz bu meseleleri çözecek olan insandır.
Ama hangi insan ve nasıl?
İşte yazılarak gündeme taşınacak olan esas sorun budur.
Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşını örgütlenme işlevini organize ederek kazandı.
İletişim araçlarının ilkel seviyesine rağmen oluşturduğu telgraf ağı ile o muhteşem örgütlenme ağını kurdu.
Örgüt, örgütlenme, disiplin ve iletişim!..
Başka yerde aramayın: Siyasal başarının temel öğeleri bunlardır.
Bunlar için ise, insan faktörü en başta gelen unsur, hatta hazinedir.
Özverili, ben-merkezci olmayan, kendi yıldızını parlatma hedefini aşmış, çıkar odaklı ihanetlerden arınmış, kamu yararını en yüce değer olarak yaşamının merkezine yerleştirmiş aydınlık insan!..
Yani… Ahlaklı, dürüst, yalakalık ve müritlik düzeyini ardında bırakmış, bölücü ve hizipçiliği alt etmiş, örgüt disiplinini bilincine sindirmiş özgür düşünceli insan!
Evet o insana, o insanların oluşturduğu niteliksel ve niceliksel birikimlere ihtiyacımız büyüktür.
Çok şey mi istiyoruz; büyük hedefler mi tasarlıyoruz?
Evet, doğrudur…
Ama başarı ve kurtuluş başka türlü gelmez.
Zafer gökten zembil ile inmez.
1919’da da inmedi.
İndirildi!
Özveriyle, yoğun emekle, disiplinle, örgütlenme başarısıyla döküldü Yunan askeri İzmir körfezine…

Varsa başka bir kısa-uzun yolu; siz söyleyin, biz anlayalım.

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr