Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Vah papaz efendi vah

  • 25 Mart 2019 Pazartesi


Günün birinde bir iş adamı yurt dışına iş seyahatine gitmiştir. Kazandığı paralar ile hovardalığı da nam salan bu kişi, işlerini tamamladıktan sonra kafasında planlar kurmaya başlamış. Memleketinde günah olan bazı şeyleri, yurt dışına çıkınca unutanlardan olduğundan, aklına hiç kimsenin düşünemediği farklı bir fantezi takılmış. Otel odasında bu işi düşünürken, uygulama için hemen bir kilise bulmaya karar vermiş. Otelinden çıkmış. Bakmış ki, kocaman bir kilise karşısında duruyor. Kilisenin bahçesinde tam ortada ise Hz. İsa’nın heykeli var. Kendi kendine düşünmüş. “Yarın sabah buraya gelirsem şu heykelin arkasına saklanırsam, papaz efendi kesin buradan geçerek kiliseye girer” diye düşünmüş. Amacı, hayatında hiç elini bile sıkmadığı papazı öpmekmiş düşüncesi. Ben ülkeme dönmeden kesin bir papazı öpeceğim planı artık uygulamaya konmuş.

Ertesi sabah erken saatte oteldeki odasından ayrılarak, doğruca kiliseye gitmiş. Henüz sabahın erken saati ve in cin top oynuyormuş. Hemen Hz. İsa’nın heykelinin arkasına saklanmış ve papazın gelmesini beklemiş. Papaz görünmüş. Tam heykelin önünden geçerken, derinden gelen bir ses ile “Papaz efendi, papaz efendi sakın arkana bakma beni dinle.” Papaz heykelden gelen bu ses üzerine ürkmüş. Artık bayılacak gibiymiş. Yine seslenmiş. “Papaz efendi sakın arkana bakma ve geri geri bana yaklaş. Bu gün seni öpeceğim.” Neyse papazı öpen iş adamı, ona görünmeden oradan usulca ayrılmış. Papaz ne yapsın hemen kimse görmeden kiliseye doğru yürümüş. Halen içinde bir tedirginlik dışarıya çıkmış.
O sırada koşarak gelen bir kız çocuğunun kendisine yaklaştığını görmüş. “Papaz efendi, papaz efendi, bir dakika size çok önemli bir şey danışmam lazım. Buyur kızım demiş papaz. “Ben evden çıktım okula gidiyorum. Yan komşunun bahçesinde çok güzel elmalar gördüm ve ondan bir tane çaldım. Ne olursunuz bana yardım ediniz ve günah çıkarınız.”
Papaz efendi ise az önce yaşadığı ve heykelin dile gelmesi sonucundaki telaşı henüz geçmeden gelen bu kıza; “kızım merak etme. İsa, papaz öptüğü yerde elmanın sözü mü olur. Boş ver yemeye devam kızım” demiş. Şimdi merak ediyorum da bu fıkra aklıma geldi. İnsanların açlıkla mücadele ettiği bir yerdeyiz. Ben çok iyi hatırlıyorum. Küçük bir çocuk fırındaki ekmeklere ağzı sulanarak baktıktan sonra parası olmadığından ekmeği alıp kaçarken, fırıncı onu kıskıvrak yakalayarak polise vermiş ve ardından mahkemeye sevk edilmişti. Şimdi sormak lazım. Bunca para kazanan zenginlerin yanında bir ekmeğin ne sözü olur demek gerekiyor. Bir çok insan sokaklarda veya Pazar yerlerindeki çöpü halen karıştırıyorsa şayet, geçim sorunu had safhada olduğunun delilidir diye düşünmekteyim.