Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Unutulmayanlar!..

  • 23 Ocak 2019 Çarşamba


Bu yazım 17.07.2008 tarihinde yayınlanmış. Aynı yazıyı üçüncü kez okuyucularımla paylaşmak istiyorum.1993 Yılı ülkemiz için çok önemli olayların yaşandığı bir yıldır.“Darbe öncesi ve darbe sonrası, kelimenin tam anlamıyla bir yaşam bataklığıdır. Suçsuz ve günahsız insanlar sadece muhalif oldukları için ya da düşündükleri için acımasızca yok edilirler.1993 yılı ülkemiz için tam anlamıyla bir örtük hesaplaşma yılıdır. Uğur Mumcu böyle bir açmazın dönemecinde yer almıştır. Sonrasını hep birlikte yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Günümüzdeki bazı soruların nedenini o yıllarda görebiliriz.”
“Toplum alışılmış yaşantısını sürdürürken bir darbe alırsa yeni sorunlarla karşılaşması kaçınılmaz olur. Toplumsal travmanın etkisinin yok olması ve izlerinin silinmesi ancak adaletin yerini bulması ile olanaklı hale gelebilir. Çünkü adalet, güven duygusunu geliştirir. İşte bu duygunun gelişebilmesi için tüm darbelerin hesabı darbecilerden sorulmalıdır!.. Özellikle de 12 Eylül’ün! On beş binin üzerinde yargısız infaz, hukuka aykırı yönlendirilmiş yargı kararlarıyla idamlar, bilinir faillerin meçhulleştirilmesi, kıyımlar, kırımlar ve ülkenin geleceğinin her alanda yok edilmesi!
Darbe yaparak suç işleyenlerin başkalarını darbe yapma girişim ve niyetleri var diye yargılamaları ne kadar tutarlı olabilir ki? Üstelik de kendilerinin ihlal ettikleri (tebdil, tağyir vs.) anayasayı ihlal etmekle suçlamaları. Bu kara mizahı yaşatanlardan mutlaka hesap sorulmalıdır. İnsanlık ayıbının zaman aşımı olmaz!”

UNUTMADIK!

İşkencenin geceleri,
İnsan yedi hücreleri!
Öldürüldü niceleri,
Unutmadık, unutmadık!

Vatan millet idi sözleri,
Esir aldılar bizleri,
Kaldı kanlı ayak izleri,
Unutmadık, unutmadık!

Hainleri şişirdiler,
Arkamıza düşürdüler.
Öldürüldü koç yiğitler;
Unutmadık, unutmadık!

Darağaçları kurdular,
Pusuda adam vurdular!
İşkenceyle susturdular,
Unutmadık, unutmadık!

Suçlular, suç bellettiler.
Olmadık eziyetler ettiler…
İşkence çığlığı dinlettiler,
Unutmadık, unutmadık!

Öldüren kim, ölen kimler?
Sağ gelenler sakat gittiler,
Ölüm kustu özel timler!
Unutmadık, unutmadık!

“Yaşamım boyunca yığınla darbeye tanık oldum. Hiçbirini kabullenemedim ama; 12 Eylül’ü hiç affedemedim! O, büyük çoğunluğun yaşantısını tutsak aldı. Darbenin nedenleri kadar, sonuçları da sıradanlara karşı idi. O sıradanlar ki; yaşamı yaşanır kılanlardı. Üreten ve yaratan onlardı! Emeği ile geçinenlerin sırtından geçinenler, tüm açmazlarında nedeniydiler! Çünkü, onlara karşı yapılan darbelerde onlardan yana tavır almışlardı (!)
Emekçiler her koşulda ayaklar altında kalmaktan kurtulamadılar. Bu nedenle hiç unutulmamalı darbeler ve darbeciler! Hele hele, 12 Eylül asla!!!” Ancak dıştan yönlendirilen askeri darbeler gibi, sivil darbelerde hiç unutulmamalı ve kesinlikle affedilmemelidir. Cumhuriyetin değerlerini yok eden ve Atatürk’ün eserlerini bir bir ortadan kaldırmaya çalışanlar nasıl affedilebilir ki?