Selma Erdal

Tüm Yazıları


Unutmadık, Unutmayacağız da!...

  • 29 Temmuz 2019 Pazartesi


Kim kime ihanet ediyor, acaba kim daha hıyanet; kamusal alanda gezip duran siyaset adamları ve madamları arasında... Şu bir gerçek ki kimileri parti kurma çabasında... Kimileri de onlara öfkeli... Nedense hiç sormuyorlar yurttaşa; acaba onların duygu durumları nereli ya da kimden yana?... Ama biz unutmadık, unutmayacağız dünde kalanları, söylenen yalanları, gerçekleştirilen talanları... Örneğin; Ahmet Davutoğlu'nun "Bizden habersiz Ortadoğu'da yaprak kıpırdamaz" sözlerini ve Suriye sorununu nasıl da başımıza sardırdığını... Bununla birlikte zevcesi "üfürükçü" hekim Sare Davutoğlu'nun da "Aşı çocuklarımızı domuzlaştırıyor, maymunlaştırıyor" içerikli çocukların aşılanmasına karşı çıkan sözlerini, üstelik de bu çağda... Tıp okumuş ama nisanın kafası takılıp kalmış Cahiliyye devrinde...
Ve Davutoğlu'nun başka sözlerini; unutmadık, unutmayacağız da...Daha açık bir deyişle; gençler ve evlilik üzerine söylemiş olduğu "15-20 yaş aralığında tüm gençlerimize evlilik eğitimi vereceğiz.Tüm gençlerimizi en uygun eşlendirme sürecine alacağız ve her genci en geç 25 yaşına kadar evlendireceğiz.Evlendirdiğimiz gençlerimize iş vereceğiz.Kadınlar ev hanımı olarak devletten 3000 TL maaş alacaktır." diye kasıla, kasıla söylediği veciz sözlerini de unutmadık, unutmayacağız.Ve hiç gözden kaçırmadık; tam da lise ve yüksek öğrenim çağlarında gençlere evlilik önerdiğini...Düşünen, bilen, öğrenen değil; çiftleşen bir toplumsal yapı amaçladığını hiç ama hiç unutmadık, unutmayacağız da...Henüz 2014 yılında söylediği bu sözlerden sonra, daha da artan işsizlik oranlarıyla birlikte; gençlerin ne eğitim, ne iş, ne evlilik olanaklarına kavuşamadıkları gerçeği karşısında, Davutoğlu'nun siyaset arenasında yeniden boy göstermeğe kalkışmasına da ne desek bilemedik?...Demek ki birileri tarafından kendisine görev verildi; demekten başka söyleyecek söz bulamadık.
Ve Gül Efendi; Gülistan'ın şahı,Okyanus ötesinden atanmış eyalet valisi mi yoksa İstanbul Padişahı mı desek ona da karar veremedik. Ama yine, yeniden o da siyaset arenasında... Üstelik de onun döneminde başlamış olan Kazdağları tartışmalarının, onun siyaset arenasında yeniden görünmeye başlamasıyla eş zamanlı olarak,bir kez daha Kazdağları katliamlarının da tartışılmaya başladığı bugünlerde... Onun bu sorunlara ne kadar duyarsız olduğunu, Maden Yasası'nı çıkararak ülke topraklarının talanını, yabancı şirketlere peşkeş çekilmesinin onun döneminde hızlandığını da unutmadık, unutmayacağız... Ve dahi zevcesi Hayrünisa hanımın da "türban" için bu Devlet'i, AİHM'e şikayet ettiğini de unutmadık, unutmayacağız da...Ve Kraliçe Elizabeth'i; Bursa Ulucami'de ağırlarken, Bursa'nın, Yalova'nın, Çanakkale'nın kıyılarını İngiliz moruklara dinlence yeri yapılsın diye altın tepside sunduğunu da unutmadık, unutmayacağız da...En önemlisi sınırda kurulan mahkemelerle; PKK kalleşlerini bağışlayıp, davul zurna eşliğinde şenliklerle karşıladıklarını da unutmadık, unutmayacağız da... Türk askerini sınırdan geçirip, PKK kalleşlerinin leşini yere sermektense, onları sınırdan içeri alıp serbest bırakırken sermest olduklarını da unutmadık, unutmayacağız...
İşte bu adamlar, yanlarında da "birisininki üfürükçü hekimmiş ve diğerininki de türban için AİHM'e gitmiş" madamlar; yeniden halkın gözüne ve gönlüne girip, Okyanus ötesinden gelecek emirleri uygulamak adına başlayacaklar yeni bir orta oyununa... Biri olmazsa, bir diğeri; çifte kavrulmuş Okyanus ötesi neferi... Bu halkın da yazgısı, kaderi; kırk satırla, kırk katır arasında kalmak... Ve bir türlü olamamak aydınlık demokrasiden yana seferi...
Biz ne kadar desek de unutmadık, unutmayacağız diye... Hep yapılıyor bizlere şike... Kayserili'nin "aynı" eşeği boyayıp, satması gibi; bu halka da aynı karanlığı pazarlıyorlar, yeni diye... Vay ki vay bu ülkenin, bu ulusun haline!...