Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Türk Emekçisi Geçmişte De Yaşamıştı …

  • 06 Mart 2018 Salı



Bu güzel ülkede gün geçmedi ki insanlar zulüm görmesin,
50’li yılları bizler pek görmedik kuşak olarak,
60’lı yılları da çocukluk ,bir kısmımız da gençlik yılları olarak yaşadık
70’li,80’li,90’lı yılları hele, hele Milenyumu gırtlağımıza kadar batarak yaşadık ve yaşıyoruz,
Hep tepemizde balyoz savruldu,
Hatırlıyorum da 68 kuşağının 60’lı yılların sonlarında köylü, işçi ittifakını örgütlemede başarısı hiçbir teknoloji yardımı olmaksızını azımsanmayacak kadar büyüktür.
Günümüzde ise bunca iletişim araçları var iken ve bu kadar dünya ile entegre olunmuş iken örgütlenme eksikliği ve başarısızlığı Dünya emekçileri ve de ülkemiz emekçileri için çok kötüdür.
Şimdi hatırlıyorum da,
68, 69 lardaki Zeytin mitinglerini,
70’li yıllarda TÜTÜN mitinglerini,
O kadar imkansızlıklar içinde nasıl başarmışlar.
Dünyada ve ülkemizde yeni bir dalga vardı,Emek Rüzgarı değil FIRTINASI esiyordu,
Bu fırtınadan faydalanmasını bilen o günün Gençlik lideri ülkeyi bir adım daha ileriye götürmesini bildiler,
Ne yazık ki Kapitalizm boş durmamış,
Emperyalist iş birlikçiler, içlerine kadar sızarak çok kötü bir sonuca götürmüşlerdi bu hareketi.
O dönemde Sıkıyönetimler, olağan üstü haller çare olmuyordu bu emek hareketlerine,
Ne yaptılar, içlerine soktukları ajanları eliyle içten çökertme,parçalama yöntemine baş vurdular da öyle çökertebildiler.
Ya şimdi,
Sıkıyönetime gerek bile kalmadan,
Olağan üstü hal yetti de artı bile,
Koskoca Cumhuriyet Halk Partisine bile nefes alamaz hale getirdiler.
Ülkenin satılmadık yeri kalmadı,
Parçalanmadık değerleri kalmadı,
Yok edilmedik maddi ve manevi değerleri kalmadı,
Şöyle bir kımıldanma olsa yerle yeksan edilerek susturulabiliniyor şu an,
Azıcık bir kıpırdanma yapan TGB’yi nasıl becerebiliyorlar ise sesini cılız çıkartmasını izin verebiliyorlar,
Düşünüyorum da şu anda satılmaya çalışılan Türk Milletinin gıda kaynağı,Türk köylüsünün geçim kaynağı ,Gazi Mustafa kemal ATATÜRK’ten miras kalan ŞEKER FABRİKALARI peşkeş çekilmek üzere satışa çıkartılıyor,
Hani “ …bilmem neyden tayyare” der gibi ne yaparsanız yapın kararlıyız ve satacağız direnmesi ile TÜRK köylüsü karşı, karşıya.
Ben çok iyi hatırlıyorum Milas Tekel binası önünde 10.000 değil 100.000 üretici ve emekçinin katıldığı TÜTÜN Mitingine,
Hani nerede Turhal Şeker fabrikası önünde,
Trakya Alpulu Şeker fabrikası önünde,
Daha saymakla bitiremeyeceğimiz bu tarihi miraslarımızın önünde küçücük bir direnme var mı?
Meydanı boş bulmuş, işbirlikçisi ile birlikte emperyalizm uluslar arası ABD KARGİR şirketi kimselere takmayarak laf dinlemeyen, bildiğini okumaya devam etmektedir.
Ne günlere getirildin ey benim güzel ülkem,
Ah be benim yiğit işçim ne oldu sana,
Bir zamanları ülkenin “ Efendisi” olan köylüm, Köylerin boşaltılıyor, tarlaların bir, bir elden çıkartılıyor,
Tanrının bize bahşettiği güzelim fesleğen gibi zeytinliklerin rant uğruna BETON yığını olurken ne oldum delisine dönenen köylüm
Yarın çok geç olmayacak mı?
Çocukların,Torunların bedduasını almayacak mısın?
Hiç aklına gelmiyor mu bütün bunlar…