Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Toplumun psikolojisi yerle bir oldu

  • 18 Haziran 2019 Salı


Değerli dostlar; Beynamazın biri, bir arkadaşının ısrarı üzerine Cuma namazı kılmak için Camiye gitmeye karar vermiş. Gitmeden önce de, onu götürmeye çalışan arkadaşına, “Bak üzerimde param yok. Sonra orada para falan isterlerse, mahcup olurum” deyince, arkadaşı merak etme bir şey olursa ben yanındayım. Hallederiz cevabını vermiş.

Neyse biraz önceden kalkıp camiye gitmişler. Vaz bitmiş, ezan okunmuş ve namaz kılınmış. Dışarıya çıkarlarken caminin önünde bir kalabalık yürümek mümkün değil. Kapıdan çıkar çıkmaz sesi duymuş “Allah Rızası için camimize bir yardım ediniz”. Masaya konulmuş olan bir karton kutu ve yanında da gülsuyu ile lokum hazır bekliyormuş. Masanın başını tutan kişiyle göz göze gelmişler, biraz gül suyundan almış, bir tane de lokum almış. Tam giderken, masada bekleyen görevli seslenmiş. “Sevgili Müslüman, bir yardım atınız lütfen” dediğinde imdadına arkadan arkadaşı yetişmiş. “Birlikteyiz ben vereceğim diyerek kutuya parayı bırakmış.
Ertesi hafta yine aynı terane yaşanmış. Daha sonra devam etmiş bu beklenti. Aradan geçen bir ay sonra da yine aynı şekilde bu sefer de namaz öncesinde caminin imamı anons etmiş. “Değerli müminler, biliyorsunuz ki, camimizin bir çok ihtiyacı var. Elektrik, su ve doğalgaz giderleri var. Bunun için sizlerin desteğine ihtiyaç var. Gönlünüzden ne koparsa çıkışta destek bekliyoruz”.
Kapıdan çıkar çıkmaz doğruca imamın yanına gitmiş bizim beynamaz. “Hoca efendi bir dakikanızı alacağım. Her hafta cami çıkışında para istiyorsunuz. Ben emekliyim ve aldığım para ancak yetiyor. Bir çok harcamadan da feragat etmek zorunda kaldım. Eğer maliyetini kurtarmıyorsa kapatalım gitsin” demiş.
Değerli dostlar; Bir zamanlar yaşadığım bir şey aklıma geldi. Sizlerle onu paylaşmak istiyorum. Caddede çok güzel bir etkinlik yapılıyordu. Ben de bu etkinliğe gitmek için evden çıktım ve o dönem yazdığım gazeteye uğrayarak, caddeye açılmış olan esnaf stantlarını gezdim. Karşıma her zaman büyük bir zevkle destek verdiğim kurum olan Kızılay’ın devasa çadırını gördüm. Hemen yanına doğru yürürken çadırın duvarındaki bilgisayar çıkışlı yazı gözüme çarptı. “Kızılay’a destek hepimizin görevidir. Beşir derneği ile ortaklaşa yaptığımız kan kampanyasına katılımınız bizleri sevindirecektir” gibi sözler içermekteydi. Koskoca Kızılay neden bir dernek ile ortak bu işe girişirdi? Merak içindeydim. Yandaki diğer kan alınan çadıra doğru yürüdüm ve bana buyurun diyen genç kız görevliye yanaşarak, “Kızılay’ın Beşir derneği ile yaptığı bu ortaklık nedir? Ben bu derneği bilmiyorum. Bana söyler misiniz?” dediğimde,” hayır efendim böyle bir şey yok. Kızılay kendisi kan kampanyası yapıyor” dedi. Ben de diğer çadırın duvarındaki renkli çıktıyı göstererek, oraya ben yazıp koymadım. Bu insanları aldatmacadır diyerek oradan ayrıldım.
Değerli Dostlar; O bağış olarak toplanan kanların böyle bir kutsal dernek tarafından nerelere ulaştığını halen merak ediyorum. Şimdi ise siyasetin dışında olması gerekirken, verilen siyasi destek, Caminin elektrik harcaması karşımıza çıkıyor. İnsanların verdiği vergilerle maaşını alan bir devlet memuru siyasi bir ortama destek veriyor. Gerek duyarsan istifa edep siyasete soyunman lazım. Yoksa bu topluma zarar veriyorsun sevgili kardeşim.