Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Ters Köşeye Yatmamalıyız

  • 25 Nisan 2019 Perşembe


Diyelim ki, [malum nedenlerden dolayı] Başakşehir’in şampiyon olmasını istemiyorsunuz.
Önümüzdeki Cumartesi günü de Beşiktaş Başakşehir ile oynuyor.
Ve siz, küme düşme korkusunu yaşıyor olsanız da, [iyi günde-kötü günde] sağlam bir Fenerbahçelisiniz.
Birinci soru: Kimin kazanmasını istersiniz?
İkinci soru: bir tek maçta Beşiktaş’ın kazanmasını istemek, sizin Fenerbahçeli olmanıza bir gölge düşürür mü?..
Toplam yanıt: Hayır ve asla!
İşte mesele bu kadar basittir…
Demokrasi, parlamenter rejim ortadan kalkmış, kalkıyorsa.
Tek-adam rejimi ülkenin üzerine bir kabus gibi çökmüşse.
Hukuk devleti çökmüş, adalete güven tavandan tabana düşmüş, yerlerde sürükleniyorsa.
Ve işte tam da bu süreçte…
Birileri de bu aynı şikayetleri [şu ya da bu nedenle] benimsemişse.
“Şu ya da bu nedenler,” o birilerinin kendi amaçlarına ulaşmak için araç olarak kullanacakları geçici/içten olmayan/hatta takiye kokan sahtelikler taşıyorsa…
Ne olacak?..
İşte cevaplanması gereken asıl soru budur.
PKK, tek-adam rejimine sıcak bakmıyor diye, demokrasiyi savunmaktan vaz mı geçilmeli?
Hukuk herkese lazım…
Bir gün [yani o gün geldiğinde] her fani adaletin önünde hesap verecek; bu kaçınılmaz bir sonuçtur.
Hitler o hesabı veremedi, çünkü kaçtı, toz oldu, kayboldu.
Musolini’nin hali malum.
Hesap mutlaka veriliyor.
Ya sanık sandalyesinde ya sırat köprüsünün ötesinde…
O yüzden kaçıp toz olmasaydı Hitler’e lazım olacak olan hukuk, dağ başında vurulmayıp sağ kalırsa eğer, PKK militanına da lazım…
Demek ki, herkesin, istisnasız “hak-hukuk-adalet”e gereksinimi var.
Yani…
Şimdi, [fırsatı tepip] Hitler yakalansaydı; PKK militanı ölmeyip sağ kalsaydı; evet, bu insanlık terörü artıkları da yararlanabilecek diye, adaleti savunmayacak mıyız?
PKK hukuk devletini [şu veya bu nedenle] savunuyor diye, adaletten mi vazgeçeceğiz?
Demokrasiye mi sırtımızı döneceğiz?
Tek-adam rejimini mi alkışlayacağız?
Amaçlı propaganda söylemleri zihinlerimizi ters köşeye yatırmamalıdır.
Bilincimizi bulandırmamalıdır.
Olanı biteni sadeleştirerek soğukkanlı tespitler yapmalıyız.
Eski büyük bir devrimcinin deyişi ile, “somut durumların somut tahlilini” yapmalıyız.
Berrak, ön-yargısız, aydınlık düşünceli olmalı, bulanık suda balık avlayanlara geçit vermemeliyiz.

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr