Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Tarımda yaşananlar çiftçiyi üzüyor

  • 26 Mart 2018 Pazartesi


Acaba, kaç kişi ülkemizin tarım sektöründe, dünya lideri olan ülkeler arasında yer alırken, bu gün en fazla tarım ürünü ithal eden ülkelerin başında geliyor. Bunu anlamak kadar, yaşayanların daha fazla bileceğini sanıyorum. Küllerinden var edilen ülkemiz, kısa zamanda alınan önemli kararlar neticesinde, tarım alanlarının ıslah edilmesi ve kısa zamanda ihraç edebilen ülke konumuna getirilmesi sağlanmıştı. Buna bağlı olarak, zeytin ve zeytin yağı üretimi ile, bu ürünlerin ihracı büyük ölçüde ekonomiye o yıllarda destek vermişti. Bir çok üründe de bu gibi artış sonucunda Türkiye’nin büyük bir tarım ülkesi olduğu kanıtlanmıştır.

1938 yılında alınan bir karar ile, TMO, yani Toprak Mahsulleri Ofisi kurularak, çiftçinin ve tüketicinin koruması sağlanması amacıyla sağlanmıştır. Bugün görüyoruz ki, o dönemde kurulan TMO, 1984 döneminde alınan karar değişikliği ile yerini, tarım ülkesi olan bir konumdan çıkararak, dışarıdan tarım ürünü ithal edebilen bir ülke haline gelmesinin önü açılmıştır.
Tarım ürünlerinde ithal edilen ürünlerin toplam miktarındaki artış, her geçen gün biraz daha artmaktadır. Kısacası, üretimimiz azalırken, dışarıdan alınan mahsullerdeki artış, bizlerin daha fazla tüketici toplum haline dönüştüğümüzün kanıtıdır. Bu gün elime bir pirinç paketi geçti. Bu paketin ön yüzünde TMO damgası var. Arka yüzünde ise, Uruguay’dan ithal edildiğini yazan belge mevcut. Bizim mis gibi ürettiğimiz pirincimizin yerini dış menşeili ürünlerin yerini alması çok ürkütücüdür. Bir toplum kalkınabilmesi ve ileride başarılı olması için üretici toplum olması gerekiyor.
Günümüzde ise, nohut, fasulye gibi önemli bakliyat ürünlerinin, fazla derecede ithalatının arttığı gözler önündedir. Memleketimin en önemli gelir kaynağından birini teşkil eden pamuk üretimi ise, son ithalatlar ile gerilere kaldığının resmi kanıtıdır. Sadece bunlar değil. Et tüketiminde ciddi düşüşün sebebi, et ithalatının yoğun biçimde artışıyla eş değerdir. Kendi et üretimimiz gittikçe düşüş göstermektedir. Buna bağlı olarak da üretimin azlığı sonucunda ortaya çıkan fiyat artışları, ithal ürünlerin yoğunluğunu ortaya koymuştur. Bu seferde de doların artışı sonucunda et fiyatları düşmek yerine artmaktadır.
Bence yapılması gereken çok önemli bir çalışma gerekiyor. Madem ülke olarak kabul ettiğimiz, bir terör unsuru var. Bunu da yönetenler Uluslar arası emperyalist ülkeler. Bu örgütlerin başında da madem Fetö geliyor. Daha sonra çıkarılan ve çiftçinin ve tüketicinin korunması kanununun hiçe sayıldığı bu değişikliğin eskiden olduğu gibi yeniden değiştirilmesidir. Fetö terör örgütü, kendi ülkesine zarar vermiştir. Bunu cümle alem biliyor. Ülkenin birlik ve beraberliği için ilk yapılması gereken, tarımda yaşanan bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak gerekir. Ülkemizin bunca tarım alanları ekilmediğinden bir gün çöl olarak karşımıza çıkacak. Bunun da bir çok karşımızda görülen yıkıcı faaliyetlerde bulunan örgütlere keyif verecek. Gelin bu ithalatı azaltarak, gerçek tarımımıza verilecek teşviklerle olayı lehimize çevirelim.