Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Tarih sayfalarına yeni not düşülecek gibi

  • 14 Mayıs 2019 Salı


Her şey kabul edilirdi ama bu olmadı. Bir yerde büyük yanlış yapıldı. Bu yanlış ise sadece Cumhuriyet Halk Partisi tabanını değil, Adalet ve Kalkınma Partisinin tabanını da etkilediği bir gerçek. Seçimin iptal edilmesinin ortaya koyduğu ateşlenmede sadece İmamoğlu’na oy verenlerin veya CHP üyelerinin verdiği tepki olmaktan çıkmıştır. Bu tepkinin seçim gününe kadar daha büyüyerek, çığ gibi ulaşacağını göstermektedir. Peki tepkiler nasıl doğdu ve hangi kesimlerce dile getirilmeye başladı.

Ramazanın ilk gününde yapılan bu iptal kararının ardından, mesela AKP milletvekilinin bu işin günahından bahsederek kendi partisini yermesi büyük bir konudur. Bir vekil böyle düşünüyorsa, tabanı daha farklı düşünecektir. Aslında bu yaşanan konulara genel olarak bakıldığında, Türkiye siyasi mozaiğinin içinde olması gerekenler diye düşünmek lazım. Demokrasinin ve çoğulcu sistemlerde elbette farklı görüşler yaşanacaktır. Fakat bu artık görüşün dışına çıkılarak, halkın vicdan ve seçme özgürlüğünün dışına çıkma konusuna kadar inmiştir.
Ben, bu konuların bu tepkilerin bu denli olacağını düşünmüyordum. Ne zamana kadar işte bu soru bence çok önemlidir. Şehit cenazesi konusunda yaşanan linç girişimi sonrasında göz altına alınan şahıslar tutuklanarak işlem görseydi bu gün belki de bu denli halkın tepkisi olmayacaktı. Ortada ana muhalefet partisinin genel başkanına yapılan bir fiilden söz ediyoruz.
Başka bir konu ise, son zamanlardaki ekonomik dengelerin yaşamın içine kadar olumsuz etkisi olmuştur. Pazardaki sıkıntıların yansıması, siyasi sorunların ciddi biçimde gergin hale gelmesi, iç ve dış ekonominin olumsuz etkileri en önemli yansımalardır. Son olarak yaşanan, işçilerin kıdem tazminatları ile ilgili gelişen konuların verdiği sıkıntılar bunun üzerine tuz ve biberi olmuştur. Seçim öncesi çalışmalarda beka sorunu yaratılıp ortaya konması, kırsal kesimde olmasa da bilinçli kesimin daha fazla tepkisine neden olduğu sandıkta yansımıştır.
Seçimden sonra mazbatasını alan İmamoğlu herkese açık yaptığı toplantılarda, öğrencilerin ulaşım indirimindeki düzenleme, suyun %40 gibi düşürülmesi gibi önemli konularda sadece kendi tabanından değil, ekonomisi dara gelen tüm partilerin tabanından olumlu yaklaşım almıştır. İşte bu tepkileri yabana atmamak gerekiyor. Benim şahsi kanaatim, yenilenecek olan seçime girenler, kimin geldiğini pek önemsemiyor aslında. Onlar şunu bekliyordu. Kendileriyle daha şeffaf olabilecek bir başkan seçmek. Ekonomik zorluklar içinde İstanbul gibi bir metropolde daha iyi şartlarda yaşam tarzına ulaşmaktı. Bunları kısa sürede yapmaya çalışan bir kişi var ve bu kişinin elinden mazbatası alınıyor. Cevabı da yenilenen seçimde elbette seçmen verecektir. Bu bir hür iradenin ve halkın çoğunluğunun kararı olarak tarihe geçecektir.