Selma Erdal

Tüm Yazıları


Suruç'dan, İdlib'e

  • 06 Eylül 2018 Perşembe


Yıllar öncesinde ki takvimlerde 24 Temmuz 2015 yazan bir günde..."Suruç için ağlayacakmışım, öyle mi?" diye bir soru sorduğumda,aydın, demokrat vs. geçinen pek çok adam ve madam az daha Suruç için ağlamayan gözlerimi dağlayacaklardı.
Oysa o günlerde Suruç'da yaşananlar, bugünlerin alt yapısını oluşturan, Ortadoğu savaşlarına çağrı çıkaran olaylardı. Ve biz bunları öngörüp, oynanan oyunlara, kurulan tuzaklara ilişkin eleştirel yazılar yazdıkça...En ağıza alınmadık sövgülere mazhar olduk; aydın, demokrat vs. geçinenler aracılığıyla...Ve ben de..."BUGÜN SURUÇLUYUZ…SURUÇ’DA YAŞANANLAR NEDENİYLE SUÇLUYUZl" diye haykıranlara demişdim ki o günlerde:- Evet suçlusunuz; sizler CUMHURİYET DEĞERLERİ'ni kavrayamadığınız ve bu değerleri koruyamadığınız için suçlusunuz!... Çünkü....Plan uygulamada…Ayrılık saati işliyor, kimileri için de yaklaşıyor vuslat…Amaç neymiş?…Kobani’ye kütüphane, Kobanili çocuklara oyuncak, Kobanili Kürt çocuklarını sevindirme…Gerçek olansa; sözüm ona duygusal gerekçelerle, duygusal bağlamda Kuzey ve Güney Kürtleri’ni ya da onların deyişiyle Kürdistanlılar’ını buluşturma, birleştirme…Dünya kamuoyundan yankılar…Arkasından gelir destek verecek Yankiler…Derken…Bir sabah erken, erken sen henüz elini, yüzünü yıkarken…Yıkılır gider ülken…Çiğnenir Misak-ı Milli sınırların….Acaba…Bugün hepimiz SURUÇluyuz derken; diyebilecek misin o gün geldiğinde hepimiz SUÇLUYUZ bu bölünmeden diye ?…
İşte ben böylesi sözleri yazıya döktüğüm gerekçesiyle sözel saldırılara, sövgülere uğruyordum...Ama yine de usanmadan diyordum ki...Ey Türk Ulusu; aç gözünü, oyuna gelme !…SURUÇ’DA PATLAYANLAR VE PEK YAKINDA KİM BİLİR NERELERDE PATLAYACAK OLAN BOMBALAR SÖZ KONUSU OLDUKÇA…BİLİYORUM VE BİR KEZ DAHA SÖYLÜYORUM; PEK YAKINDA, BU SİNEMADA “AMERİKA BİZE DEMOKRASİ GETİRECEK” FİLMİ GİRECEK VİZYONA…
SURUÇ’da patlayınca PİMİ AMERİKAN ELİYLE ÇEKİLMİŞ BOMBALAR;”sözde” DEMOKRAT ama elleri KANLI AYRILIKÇILAR pek hoşnutdular.Ve düşlere dalmaktaydılar; OYUNCAKLI, KİTAPLI, ÇOCUKÇA DUYARLILIKLI KOBANİ GİRİŞİMLERİ ÜZERİNDEN KUZEY-GÜNEY KÜRTLERİNİ BİRLEŞTİRME EYLEMLERİ nedeniyle...Ve sanmaktaydılar ki çevreye yaydıkları SEMPATİ, SEVİMLİLİK ve de birazcık da GERGİNLİK…Ardından da gelecekdir DESTEKLER; gerçekleşecekdir "manevi olarak" KUZEY-GÜNEY KÜRTLERİ BİRLEŞMESİ...Oysa bu "manevi" girişimin ardından hiç kuşkusuz FİZİKSEL BİRLİKTELİK ve FIŞKIRACAKTIR BOMBALARIN İÇİNDEN KÜRDİSTAN ADLI DEVLETÇİK…HEY DURUN BAKALIM BİRAZCIK ORADA !…YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ Mİ VAR SANDINIZ ORTADA ?…AMAÇLARINIZ, EMELLERİNİZ, ENTRİKALARINIZ BİLİNMEKTEDİR TARAFIMIZDAN demişdik o günlerde...Ve o günlerden bugünlere... Sınırlarımızda patlayan ve bazen de sınırlarımızın içerisine düşen bombalar, taciz ateşleri ve AFRİN, MENBİÇ, son olarak İDLİB çatışmaları...Bize bir kez daha göstermişdir ki...Suruç'da yaşananlar hiç de masumane girişimler değilmiş, bugünkü çatışma ortamına zemin hazırlayan bahanelermiş. Ve o günlerde Suruç için ortalığı velveleye verenler; bugünlerde sus, pus ya da belki bazen de İstanbul Taksim'de buluşan Cumartesi Anneleri'nin arasında gizlenmiş kışkırtıcılardır... Nerelerdedir onlar bugünlerde kim bilir?...Ama onlar...Nedense Afrin'de şehid düşmüş Mehmedçikler için hiç ağlamadılar ki "Suruç için neden ağlayacak mışım?" dediğimde, neredeyse gözlerimi dağlamaya kalkışan o "sözde" demokratlar...Bugün Rusya ile Amerika; daha dün bizim olan topraklarda güç gösterisinde, egemenlik alanlarını genişletme kavgasında ve Türkün Misak-ı Milli Sınrları içinde kol gezerken...Yaşananlar karşısında suskun, neredeyse hayasızca Türkün Devleti yıkılsın diye yürekleri bu sömürgeci devletlerden yana; "sizin ne işiniz var bu topraklarda?" diyeceklerine...Bunların kimileri Amerikan mandacılığını savunan dedelerinn izinde "Amerika bize demokrasi getir" çığlıkları atmak için beklemede... Kimileri de geçmişin komünist ideolojilerini paylaşacakları sanrısıyla Rusya ile entegre olmak için heveslenmekde...Oysa bizler...Dün Suruç'da yaşananların ardından, başımıza kim bilir ne belalar gelecek diye kaygılanıp, endişelenenler; yine aynı kararlılıkla, Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının şehid kanlarıyla çizdiği Misak-ı Milli Sınırları'nın korunması için yalnızca ve yalnızca Devletimiz'in yanında...
Ve işte o gün, Suruç için yollara düşen sizler...Tamam anladık; rastgele ya da seçilmiş kurbanlardınız ya da ortalığı ateşe vermek için seçilmiş ve de parayla satın alınmış kurnazlardınız ve belki de kullanılmaya uygun kafasızlardınız…
Kiminiz ÇYDD bursuyla okur, ama Atatürk’ün ülkesine, ulusuna öfke kusar ve düşman olduğunuz bu devletin cankurtaranında taşınırken bile pkk kalleşlerine destek simgesi “victory” işareti çakar…
Kimisi Kobani kürdü aşkına; dönmüş şaşkına, Suruç yollarına düşer…
Bir diğeri DEVRİMCİLİK kavramını, PARKA giysisine indirger, en büyük devrimin Atatürk İlke ve Devrimleri ile gerçekleştirildiği gerçeğini beyninden siler…PKK kalleşlerinin yolunda, yanında ölüme gider; kurunun yanında yaş da yanar örneği…Ana-babasının yüreğine ateş düşürür, ama onların gözlerinden akan kanlı yaşı bundan böyle asla kimseler silemez…
Irkçılık yaptığı yok Suruç’da patlayan bombanın; kara-kafa, sarı-kafa demedi, aldı canları…
Ve deniyordu ki o günlerde... Biliniyordu da gidecekleri, neden alınmadı can güvenlikleri için gerekli ve koruyucu önlemler?…Oysa bu soruları soranlar; nasıl da yanılıyorlar…SURUÇ-KOBANİ yolcuları için çoktan akınmışdı önlemler; yapılan ince ayrıntılı planlar çerçevesinde…Çünkü Devletimiz'i savaşa çekmek için aranıyordu türlü bahane…Kim bilir hangi ajan provakatör soktu akıllarına; “Kobanili çocuklara yardım” kurgusunu, titretti genç yüreklerde insanca yardım, merhamet duygusunu ?… Ayamasın diye o genç beyinleri; kim bilir ne ince ayrıntılı önlemler aldılar... Ve belirlenen planların işleyişine ilişkin haince ayrıntılarıGençlik heyecanları, duygusallıkları; akıllarını uslarını yendi ve Suruç’ta patlayan bomba onca canı aldı…
Üstelik Suruç'da bombaların patladığı günde, 24 Temmuz Lozan Barış Antlaşması’nın yıl dönümüydü. MİSAK-I MİLLİ SINIRLARI’nın dosta, düşmana saydırıldığı bu özel günde; kutlamalar için atılacak hava-i fişekler yerine, savaş lordlarının pimini çektiği bomba eşliğinde ülkemiz en sonunda savaşa girdi…Ve İncirlik Üssü’nden F16’lar havalandı; yol açtı Ortadoğu topraklarına acımasızca inecek Amerikan bombalarına…Ve işte öfkeyle dedik ki o günlerde:
-Bunda böyle ne söylesek boşuna; hazırlıklı olmalı dökülecek kanlara, yitırilecek canlara…Ve öfke duymamak olası mı düşülen bu tuzağa?…Ve de dilimize gem vurmak olanaklı mı?…
HAYIRLI OLSUN; KOBANİ’YE GİDEN OYUNCAKLAR İŞTE ŞİMDİ ULAŞDI TAM HEDEFİNE…SURUÇ’DAN KOBANİ’YE GİDELİM DERKEN, ARACI OLDUNUZ SAVAŞA…KİM BİLİR KAÇ ANANIN, BABANIN YÜREĞİ YANACAK SAYENİZDE; SİZLER BÖYLE OLUNCA ARADA KANLI MAŞA ?…
KOBANİ’YE GÖTÜRÜLEN OYUNCAKLAR; ANCAK BU KADAR OYUNCAK EDERDİ ÜLKEMİZİ SAVAŞ LORDLARI’NIN ELİNDE…BU SAVAŞDA; EMPERYALİSTLERİN DOYUMSUZ HIRSLARI UĞRUNA CAN VERECEK MEMEDLERİN ANA VE BABALARI SİZLERİ ASLA UNUTMAYACAK VE HEP LANETLE ANACAK, SAVAŞ İSTEYENLERE, İSTEDİKLERİNİ VERDİĞİNİZ İÇİN SURUÇ GERZEKLERİ!…
ARANAN KAN DEĞİL; ARANAN BAHANE BULUNDU…SURUÇ’DA; BARIŞ ORUCU BOZULDU…TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA ÇEKECEK SON ADIM ATILDI; SURUÇ’DAN, KOBANİ’YE GİDEN OYUNCAKLARLA …

SURUÇ-KOBANİ HATTINA OYUNCAKLARLA MAYIN DÖŞEYENLERE SÖVGÜLER DOLUSU SELAM !…
SURUÇ, KOBANİ, EZİDİ…Anlayın artık;SURUÇ-KOBANİ HATTI; İNİLECEK SON DURAKDI…Ve sizler hala yemekdesiniz ABD’nin oltaya takdığı yemini…IŞİD (ISIS ya da DAEŞ); KENAN TOPRAKLARI’nı temizleyen HOOVER…Tıpkısının aynısı; çocukluğumuzda kalan reklam cıngılı:Ho,ho, hover; süpürür. döver…Araplar’a, Kürtler’e hastir çeker…İşini bitirince de çekilir gider, kalır topraklar İsrail’e…
NE OLDU?…SURUÇ İÇİN AĞLAYANLAR, KÜFREDİP, BAĞIRANLAR SESİNİZ, SOLUĞUNUZ KESİLDİ NEDEN?…GÖREV YERİNE GETİRİLDİ; TÜRKİYE ATEŞE ATILDI, İŞLEM TAMAMLANDI MI?…
Suruç, Kobani derken; bugün Afrin'den, İdlib'e...Ve yarın kim bilir daha nerelere bombalar düşüp, sıradan insanlar ya ölüme ya da sağ kalanlar yığıldıkça sınırlarımıza...Bugün neden suskunsunuz; emperyalistler istediği için Mehmedçikler'in durmaksızın yitirilen canlarına karşı söylenecek bir sözünüz yok mu?... Onlara yönelik hiç acımanız yok mu, sizin merhametiniz yalnızca Kobanili çocuklara mı?...Bu hey aymazlar, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'ni saymazlar!... Son aşamada apaçık ortaya çıkdığı gibi; şu BOP dedikleri, kandır döktükleri, petroldür içtikleri...Amerika ile Rusya arasında yaşanan güç savaşında yanan ve yanacak olan can da ne yazık ki seninki, benimki, bizimki...