Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Suriye’deki Temel Mesele…

  • 02 Şubat 2018 Cuma


ABD’nin “Kürt Koridoru” adı verilen stratejisinin temel amacı, Akdeniz’e ulaşmaktır.

Oysa, Suriye devletinin zaten Akdeniz’e kıyısı vardır.
ABD’nin kuzeyden de ayrı ve müstakil bir koridor açmak için canını dişine katmasının asıl nedeni nedir?
İşte zurnanın zırt dediği yer burasıdır.
Suriye’nin zengin petrol kaynakları ağırlıklı olarak Kuzey’dedir.
Bu bölge isyancı-ayrılıkçı-özerk-bağımsız bir yapıya dönüştürülürse…
Ve ABD de bu dönüşüm yönündeki olup-bitene omuz verirse…
Silah-mermi-para-yiyecek-uçaksavar falan filan hibe ederse…
İşin sonunda verdiği “hibe” desteğinin faturasını masanın üzerine koyar!
Faturanın borçlusu kimdir?
Sorunun yanıtı belli…
Peki, petrol rantının Akdeniz’le ne alakası var?
İşte yukarıda zırt dediğini duyurduğumuz zurnanın üfleme deliği bu noktadadır…
Suriye’nin kuzeyinde petrol, yerleşik boru-hatları ile Akdeniz’e ulaştırılmakta ve oradan da Batı ülkelerine taşınmaktadır…
Böylece petrol, Batı merkezlerinin borsalarında fiyatlanabilmektedir.
Oysa –hâlihazırda- petrol boru hatları Türkiye topraklarından geçmekte ve petrol Mersin’de gemilere yüklenmektedir.
İşte ABD, Türkiye’nin de içinden pay aldığı bu trafiğin yönünü değiştirmek istemektedir. Meselenin özü budur.
Kürt milliyetçiliğinin körüklenerek ateşe atılmasının temel nedeni budur. Suriye’nin Kuzeyinde oluşturulan ayrılıkçı Kürt siyaseti ve PKK/PYD terörü –zaten- uzun yıllardır Suriye’yi parçalamış durumdadır.
Türkiye’nin “vatan savaşı” adını verdiği silahlı mücadelenin temelinde vatan-çıkarı vardır…
Türkiye’nin bu çıkar uğruna mücadele vermesi doğru bir tavır mıdır?
Bizce, evet.
Her ülke kendi ulusal çıkarlarını korumak için çaba gösterir, mücadele verir.
Uluslar arası ilişkileri biçimlendiren tek ölçüt çıkar olgusudur.
ABD çıkarı için Suriye’dedir. Rusya da öyle, İran da öyle…
Önemli olan, bu çıkar çatışmaları sürecinde çok katmanlı ve her türlü değişkenliği de hesaba katarak en doğru tahlili yapıp, o tahlil doğrultusunda diplomatik siyaseti ve bu siyasetin küçük kardeşi olan stratejiyi sağduyu ile oluşturmaktır.
Mücadele ancak, güç+stratejik tutarlılık+sağduyu+diplomasi kültürü ve üslup zenginliğinin birlikteliği ile kazanılabilir.
Uluslar arası siyasette yalnız kalma başarısızlığın en önemli faktörüdür. Tam tersine, ortak çıkarların asgari müştereklerinde bir araya gelme siyaseti gerçek bir hünerdir…
Bu hüner, askeri başarıyı zafere taşıyan yegane unsurdur.
Sözünü ettiğimiz hünerin en önemli öğesi ise, “somut durumların somut tahlili” ilkesinin sağduyu ile uygulanması ve hayata geçirilmesi yeteneğidir.

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com