Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Şu hoparlörün desibelini biraz kısın

  • 18 Ağustos 2018 Cumartesi


Kimsenin vicdanı kimseyi hiç ilgilendirmez. Ben size açıkça söyleyeyim. Kendi adıma söylemek istiyorum. Ben, ezan sesi kesilsin, kimse dinlemesin demiyorum. Böyle bir şeye kimse zaten müdahale etmez. Dini yönden aklı başında hiç kimse bu işe karışmaz. Ezan zamanı ezan okunur. Gerçekten dini görevini yapmak isteyen zamanı gelince görevini yapar.

Bu güne kadar hiç kimse, sen neden namaz kılıyorsun, senin başka işin yok mu, senin başın neden örtülü, sen neden haşamayla denize girdin demedi ve zaten demez. Bu işte biraz sevgiden yani insana olan sevgiden yoksun bir tarz gibi görüyorum.
Zaman içinde bir çok kıyı tatil yöresine gittim. Ezan vaktinde duyduğum ezan sesinin çok hoş bir ses tonuyla dinledim ve hoşuma gitti. Makamında ve kulakları yıpratmayan güzellikte. Yaşadığım Didim’de bile ses istenilen desibelde hoparlörden çıkıyor. Şimdi ben merak içindeyim. Bunu da söylemek istedim. Sanırım bu talimatı ilçe müftüsü vermiştir. Çünkü sen şurada bu desibelde, burada bu desibelde okuyacaksın. Şurada yüksek ses ile oku, insanlar rahatsız olsun, belki imana gelirler diye bir söz söylediğine ben inanmıyorum. Din herkese açık ve herkesi bağlayıcı özelliktedir. Birine başka diğerine başka olmaz. Bunu da zaten müftülük doğrusu talimat ettiğinin bilincindeyim.
Akbük ilçesi esnafının tek gelir kaynağı, burada bulunan İngilizlerdir. Büyük kısmını bu kişiler sağlıyor düşüncesindeyim. Yanlış ise beni uyarın. Bu işin bu hale gelmesi yani yabancılara satışı ile ilgili kısmını, kanunlaştıran hükümetlerdir. Yani çıkan yasalar ile, burada yabancıların ev alması, buralarda ikamet etmesi ve bu bölgede yaşaması öyle birinin lafıyla olmaz. Bu tamamen devletler hukuku sonucunda alınan kararlardır. Günümüzde ise bu kararı Sayın Erdoğan vermiştir. Siz Sayın Erdoğan’ın talimatına da karşı çıkıyorsunuz anlamına geliyor.
Neden olduğunu anlatayım. Turistik beldelerde, hiç kimse dinin istismar edemez. Böyle bir hakkı yoktur. Elbette dini görevini yapacaktır. Buradaki camilerden yükselen yüksek desibelli ses sonucunda, devletin çıkardığı yasalar ile buralara yerleşen yabancılar, kaçmaya başladı. Evini satan buradan gidiyor. Bu ses Didim’de ve başka yerlerde normal olacak, Akbük’e geldiğinde yüksek olacak. Sebebi nedir acaba. Ben merak içindeyim.
Burada yaşayanları ilgililer incelemesini istiyorum. Yaş ortalaması yüksek olan bir yer. Ortalama olarak altmış yaş ve üzeri insanların, bundan sonraki yaşamlarını sürdürmek istediği, oksijeni bol ve doğanın zenginliğinden faydalanmak isteyen orta halli insanların yaşam alanıdır. Hatta burada yaşayanların büyük bölümünün tansiyon hastası olduğu, kalbinin normalden uzaklaştığını, kadınların r4ahatsız erkeklerin yorgun olduğu bir toplumun yaşam alanıdır. Bu yaşayan toplum, zaman içinde özlem duyduğu nedeniyle çocuklarının, torunlarının ziyaret ettiği bir yerdir. Küçük çocuğu olanların, hastası olanların yaşadığı bir ortamda, bırakın siz yabancıları, yüksek sesten dolayı tansiyonu çıkanların sayısındaki artışı gözlemeniz lazım.
Yabancılar ise, daha vahim şartları taşıyor. Emlakçılara gidin ve sorun. Her geçen gün bir yabancı bu sesten rahatsız olarak evini satıyor. Burada sadece rahatsız olmak değil konu. Burada iştigal eden esnaf y6akında kepengini kapatırsa hiç şaşmam. İnsan yaşamına, insan sağlığına biraz saygı etmek, dini görevlilerin daha çok gündeminde olmalıdır. Ne diyor kitabımız, “ben yaratandan dolayı yaratılanı çok severim. Allah aşkına siz nasıl seviyorsunuz?