Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Söyletene bak!

  • 01 Haziran 2018 Cuma


Seçimle ilgili koşuşturmaya ara verip, salaş bir çayevine daldım. Çayımı yudumlarken, arkamda benim gibi çay içen 3 kişinin sohbetine kulak kabarttım. Konu komünist sistemdi. Sohbet edenler birbirine yakın ayrı masadaydılar; belli ki, önceden tanışıklıkları yoktu. Biri, Nazım Hikmet’in “yârin yanağından gayri” dizesinin geçtiği şiirden hareketle sistemi idealize etme çabasındaydı. Bir diğeri “komün” diyordu, “toplu üretim ve paylaşım”. Sohbet, liberal sistemin eleştirisiyle beraber, sosyalizmin olumlanması birlikteliğiyle sürdü gitti.
Soğuk Savaş probagandalarının kafamıza bir ucube olarak soktuğu komünizm aleyhtarlığı, şimdi beş para etmiyordu. Komünist ülkeye (SSCB) bir ses erimi uzaklıktaki doğduğum köyde ve daha sonraları anlatılanlar, 1900’lerin başında Almanya’da yayımlanan Julius Sturm imzalı bir şiirde anlatılanlarla bire bir uyuşuyordu:
“Bölüşüyoruz, bu kesin,
Talih kuşu başına konmuş senin.
Ben darlık çekiyorum, sen biriktirmek istiyorsun ha?
Evinin yarısını, paranın yarısını,
Bahçenin yarısını, tarlanın yarısını,
Bana vermek zorundasın.
Hayda, şimdi yaşam başlıyor.
….
İki kuruşçuktan başka bir şey olmayacak.
Onlar da işte böyle, bölüşülecek,
Birini bana vereceksin,
Bir kuruş bana, bir kuruş sana!”
O zamanlar öyleydi. “Gomonistleri “ yolunması gereken ayrık otları olarak niteleyen “Başbuğ”, ölüm timlerini komünist avına çıkarıyordu. Bir başkası, “Bu memlekete komünizm gelecekse, onu da biz getiririz.” diye fetva veriyordu. “Çoban Sülü” her sıkıştığında komünizm korkusunu nabızlara şırınga eder, yetmedi, gencecik fidanları darağacına göndermek için koşuştururdu.
Bir karabasandı , komünizm. Şehirde, köyde; caddede, sokakta; kahvede, lokantada adı bile anılmazdı. Adı “komünist şair”e çıktığı için-gerçekte de komünistti- Nazım Hikmet’in değil şiirlerinin okunması, adının bile söylenmesi soruşturma konusuydu, okullarımızda.
Şimdi köşede bucak kahvelerde komünizm sohbeti yapılıyorsa;düzen partileri “bölüşümü”, “paylaşımı”, barış ve adaleti” seçim programlarının baş köşesine koyuyorsa ileri gitmişiz; tabuları yıkmışız; fitnecilerin oyunlarını bozmuşuz demektir.
Gerisi gelir.