Selma Erdal

Tüm Yazıları


Sorular, Sorular

  • 13 Şubat 2018 Salı


*Eşeğini dövemeyen, palanını dövermiş örneğinde olduğu gibi; Ruslar, Türkiye'den giden mandalinaları dozerlerle ezerek, onarmaya çalışmışlardı kırılan onurlarını şu uçak düşürme dalaverasında...Nasıl ki askerin başına Amerikalı çuval geçirmiş...Polat Alemdar da Irak'a gidip, kahramanlık destanı yazmışdı ya "Kurtlar Vadisi Irak'da" filmiyle...O ezilen mandalinalar ve Polat Alemdar kahramanlığı; nasıl da benzeşmişdi birbirine...Ve kim bilir nasıl kahkahalarla gülüyordu o günlerde uzaklardan gelip de ortalığı karma karışık eden şu Kurnaz Tilki...Ve şimdi de kim bilir ne senaryolar yazılıyordur Hollywood'da; AFRİN harekatı nedeniyle Türk askerini karalama içerikli?...Öfkeyle bilerken bize dişlerini çirkin Amerikalı, bizlerin de düşlerini karartıp duruyor uluslararası siyaset aktörlerinin kanlı elleri...Bir yanda şehidlere ağlayan yürekler, diğer yanda sevgililere yanan yürekler; 14 Şubat gününde sevgi dolu sözcükler söylemek... Nasıl?...Yüreğiniz buna izin verebildi mi ?...
*Aydın, ilkeli, idealist vs. tanımlı pek çok yurtdaş ve belki de mangalda kül bırakmayan yiğit, yüce ve kahraman...Bugün onlardan yükselen yalnızca; "Bana dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın" sessizliği... Yoksa kurnazlığı mı desek ?... Ve ardından, yaşanan, gelişen olaylar bağlamında; tarafını seçmek ve de nabza göre şerbet...arabaya göre türkü söylemek... Yurtdaş olmayı bilmek, özümsemek,içselleştirmek bu denli kolay ve böyle olmasa gerek... Değerli okur sizce de öyle değil mi?...


*CHP'nin ALTI OKU...YENİ CHP marifetiyle; ezildi,büzüldü ve tek bir oka dönüştü...Hedef; HDP'yi gösteriyor... Bu okun da HDP'yi vurmak için olmadığı da ALTI OKU ilke benimsemiş ATATÜRKÇÜ CHP'lilerce çok iyi biliniyor...Ve 18 Ocak 2016 Kurultayı'ndan sonra biliyoruz ki bu parti bildiğimiz CHP değil ne yazık ki...3 Şubat 2018 Kurultayı'nda başka türlü bir sonuç alınacağını düşünmek de... RTE'nin iktidardan alıp, başını gideceğini düşünmek kadar "olmayacak duaya amin" muhabbetleriydi.Y-CHP yine bildiği yoldan gitdi; umutlarımızı da tüketdi.Ve bu arada ne diyordu Y-CHP için Kılıçdaroğlu?...-CHP; herkesin partisi...Kadınların, eşcinsellerin...Oysa son Kurultay'da Parti Meclisi'nde ne kadınlarda, ne de kadınsılarda ; yine çoğunluk bıyıklılarda oldu... Her zaman olduğu gibi... Acaba Kılıçdaroğlu da "en az" RTE kadar takiyyeci birisi mi?...


*Afrin şehidlerine içimiz yanarken; gözlerden kaçmasın Sinoplu'nun nükleer kaygısı... Ne de olsa bizi yönetenlerin pek yok saygısı Doğa'ya, Doğa'da yaşayan canlılara ve özellikle de Sinoplular'a...Bilindiği gibi Chernobil’den bu yana kanserin pençesinde yitirilmekde Karadeniz ve Trakya ailesi… Nasılsa doğuracak dişiler en az 3 çocuk…. Boşluklar dolacak çabuk, çabuk… diye düşünenler varsa... Sakın demesinler!...Yoksa; "yazıklar olsun" deriz onlara!...Anımsanacağı gibi; Tansu ÇİLLER, başbakanlığı döneminde Almanya gezisi sırasında “nükleer santral” söylemiyle kamuoyunun karşısına çıkmış, “Zonguldak’a nükleer santral” yapılacağından söz etmişdi. Ukrayna’nın tam karşı kıyılarına,sanki onlardan Chernobil’in rövanşını almak istercesine…Dünden, bugüne yönetenler değişse de “nükleer lobisi”nin girişimlerinde bir değişme, bir gerileme olmuyor, onlar tüm yaşananlara karşın bugünlerde yine işbaşındalar… Zonguldak yerine, Sinop'dalar...Ukrayna’da yaşanan Chernobil Nükleer Santral patlamasının / dehşetinin izleri, acıları ülkemizden silinmedi, silinmek şöyle dursun; Trabzon’da yıllardır tartışılan ve adına dernekler kurulan “kanser vakaları” katlanarak tırmandı…Anımsanacağı gibi...Sağlık Bakanlığı’nın görmezden geldiği kanser tırmanışı 2005 yılında ürküten bir düzeye ulaşmış …Binlerce Trabzonlu kadınımıza ve erkeğimize kanser teşhisi konmuşdu…
Bilindiği gibi; nükleer santrallerinin patlamasıyla çevreye yayılan radyasyonun etkisi "Trabzon’da ve Trakya Bölgemiz’de de görüldüğü gibi" yıllar sonra ortaya çıkmakda...Sorun yalnızca yaşandığı bölgeyle sınırlı kalmayıp, geniş bir alanda etkisini,olumsuz dışsallıklarını yıllarca göstermekdedir.Umudumuz ve bunca sözü söylemekdeki amacımız;Gizli-açık “nükleer santral” için girişimde bulunanların; böylesi bir insanlık ayıbına aracı / girişimci olmamaları...“eğer birazcık vicdanları varsa”, vahşi kapitalizmin çarkları daha iyi dönsün diye ülkemizi ve ulusumuzu tehlikeli bir geleceğe yönlendirmemeleri içindir.Umuyoruz ki karar vericiler; Sinoplular'ın sesini...Ve sonrasında da paranın değil, vicdanlarının sesini dinler ve Nükleer Santral ısrarından vaz geçerler. Acaba vaz geçerler mi?..
*Günün sonsözü:KURAKLIK SARMIŞ BEREKETLİ ANADOLU TOPRAKLARINI...YAĞMUR DUASINA ÇIKANLAR BİLE OLUYOR ARA, SIRA... EVRENDE FİNK ATANLARIN, İKLİM DÜZENİYLE ÇELİK ÇOMAK OYNADIKLARI BU ÇAĞDA...Ey değerli okur!...Güler misin, ağlar mısın; bizimkilerdeki bunca bilgisizliğe ve körlüğe?..