Selma Erdal

Tüm Yazıları


Soma'yı da Unutturmayacağız

  • 09 Mayıs 2018 Çarşamba



24 Haziran 2018 günü; AKBABALAR yeniden iktidar olmak için çok hevesli, istekli, hırslı, tutkulu...Ne de olsa "balık hafızalı" bu gariban halk dünden yana özürlü, yaşanan acıları çokdan unutdu ya da unutmasa da üç kuruş parayla susturuldu... Ama biz unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız SOMA'da yaşananları... SOMA'da 2014 yılının Mayıs ayında yaşanan acıları unutturmayacağız...Bu halk oyunu kullanırken, kendisi üzerinden oyun oynayanları anımsasın, ola ki bu acılara neden olanlara oy verecek olursa vicdanı sızlasın, eli titresin...Ve bu ülkenin insan kaynakları; Ölüm Meleği'nin kollarına böylesine kolayca itilmesin diye dünü hep anımsatacağız...
HITLER'İN GAZ ODALARINDAN SONRA; USTA'NIN TATLI ÖLÜM ODALARI...DOĞURUN AVRATLAR BEBELERİ; DOLDURSUNLAR AÇILAN GEDİKLERİ...
2014 yılının 13 Mayıs gecesinde; bu ülke, bu ulus yandı bir kez daha...Bu ülkenin "en alttakiler" kadrosunda yaşam savaşı ve ekmek kavgası verenlerin canlarına gelen kayıpla...Belki de kayıp demek; yaşananları "hafife almak" olur en sıradan anlatımla...Bu yaşananlar kayıp değildir yaşadığımız şu "ileri demokratik" ülke koşullarında; bir yazgıdır, bir katliamdır, bir faciadır... Ve "en alttakiler" ki onlar; kendi ülkesinde ekmek bulamayıp, karnını doyuramayıp çare-sizliğine çare; umar-sızlığa, umar bulmak adına yaban ellerine, Almanya kapılarına sürülen "Alamancılar" için yapılan bir tanımlamaydı bir zamanlar yine yaban ellerde, Gunther Grass adlı bir gazetecinin anlatımında, araştırmasında... Ve o günlerde Hürriyet gazetesinde yayınlanan, daha sonra da kitaplaştırılan çalışmasında... İşte o yaban ellerinde de; Anadolu'nun yağızları, en pis, en zor işlerde bir hayvan gibi koşulmuştu, "ecnebi"nin beğenip de yapmadığı, uğraşmadığı işlere... Sokakları süpürüp, tuvaletleri temizleyip, madenleri işlemeye, yer altından, yer üstüne çıkarmaya...Üstelik de yanlarında iş arkadaşları olan yük katırlarıyla...Yük katırları bir kez girdi mi yerin altına, ancak ölüsü çıkar; ya yaşlanır, ya da grizu patlar, cansız kalır, o zaman çıkar gün yüzüne, ama gün yüzüyle, yüzleşen katırların cesetlerdir yalnızca...

İşte 2014 yılının 13 Mayıs gecesinde de; sıkça, sıklıkta ülkemizde yaşandığı gibi...Bu kez de Manisa-Soma'da; yine grizu, yine karbonmonoksit gazı tutsak aldı pek çok canı, çıkarıp attı gecenin karanlığında,dışarıya...Bundan böyle gün ışığından yoktu bu bedenlere bir yarar, bir fayda...Ve o gece; bu ülkenin en alttakileri yola çıktılar, yine toprağın altındaki sonsuz yolculuklarına Ölüm Meleği'nin kollarında...Onlara bu yolculuğun biletini veren; yalnızca yazgı mıydı, yoksa aldırmazlık, ihmalkarlık, sorumsuzluk ya da yok sayılmak mıydı, önemsenmemek miydi bu ülkenin egemenlerince?... Öyle ya nasılsa vardı onlardan dışarıda, sırada bekleyen hem de pek bolca... Üstelik de pek çok konuda, genellikle karşı düşüncelerde olanların, o acının yaşandığı geceden henüz yirmi gün öncesinde ortak paydası olmuşdu; maden işçileri, maden ocakları...Ama ülkenin "ileri demokrasi" savunucusu egemenleri; itivermişlerdi MHP-CHP önergesini, sıkça kana bulaşmış elleriyle, sorumsuzca... Ne yazık ki o MHP bugün o sorumsuz egemenlerle el ele, koyun koyuna, birlikte yürüyorlar aynı yolda...
Soma'da yitirilen canların yükünü taşımak, vebalini çekmek; onların dullarına, yetimlerine sahip çıkmak varken...SOMA ŞEHİDLERİNE, SOMALİ'DEKİLERE ACIDIKLARI ya da İLGİ DUYDUKLARI KADAR İLGİ DUYMAYANLAR; DUYARSIZ OLANLAR... İşte onlar...Bugün hala anılarımızda, gözlerimizin önünde...ÜSTELİK... Olaya nüfus planlaması diye bakıp...Bir de işsizlere kadro da açıldı diye sırıtacak vicdansız yürekler de vardı belki de onların aralarında...Nasıl ki yoksulun oğlu PKK kurşunlarıyla şehid olduğunda mutlu olan F tipi vicdansızlar vardı ya bir zamanlar...beki de onlar gibi...
Her Mayıs ayı geldiğinde, Kanlı 1 Mayıs olayları gibi, yüreğimizdeki acılar sıralamasında yerini alan SOMA'da yaşananlar... İşte bu aymaz, bu aldırmaz, bu sorumsuz "ileri demokrasi" ustası egemenler... 24 Haziran 2018'de bu halkın karşısına geçip, Somalılar'ın da oylarını isteyecekler yine...Ve bağıracaklar kürsülerden utanmazca, olağan davranış biçimleriyle; yavuz hırsızın, ev sahibini bastırdığı gibi... Ve hiç kuşkusuz 2014 yılının 13 Mayıs gecesinde Ölüm Meleği'nin kollarında uçup, giden bu canların; ardından kalan ana-baba, dul ve yetimlerine,daha güzel yarınlar vaad ederek... Ve 24 Haziran 2018 günü onların bir kez daha oylarını çalacaklar, dün canlarını çaldıklarını unutmuş görünmenin arsızca pişkinliğiyle... Ve iktidarı yeniden ellerine geçirdiklerinde de verdikleri tüm sözleri unutacaklar...