Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Siyasetin Getirildiği Yer…

  • 15 Mart 2019 Cuma


O B J E K T İ F B A K I Ş

Değerli okurlarım, dünya medeni devletlerin geldiği noktayla ülkemin getirildiği noktayı karşılaştırmaya kalktığımızda altından kalkılmaz bir durumla karşı karşıya kalacağız.
Sakın ola ki öyle bir hataya düşmeyelim,
Sakın ola ki medeni ve kalkınmış ülkelerle karşılaştırmaya kalkışmayalım,
Yazık olmuş benim güzel ülkeme
Hem de çok yazık…
90-95 yıl öncesinde yaşamadığımız için süz geçimden geçiremeyeceğim,
Sadece okuduğum kaynaklardan öğrendiklerimi göz önüne
getirdiğimde,nereden nereye geldiğimizi ancak MİLENYUMDAN sonra nerelere götürüldüğümüzü şaşkınlıkla izliyorum.
Tarımımız Kara sabandan pulluğa,
Pulluktan makineleşmeye kadar,
Dokumada –tekstilde ise, dokuma tezgahlarından tekstil makinelerine getirilmemizi,
Köylerde analarımızın,ninelerimizin kirmanlarla ip ,yün,pamuk eğirerek dokuma yaparken çağdaş Türkiye olarak iplik fabrikalarıyla milenyuma geldiğini,
Sanayi de hem de ağır sanayi de makine üreten makineler yarattığımızı,
Mazotla çalışan jeneratörlerle elektrik üretirken belirli yerlerde şimdi Termik santraller ile,Hidroelektrik tesislerimizle,hatta nükleer santrallere varan teknolojiyi geldiğimizi görmek ne mutlu bize diyeceğim yerde,
Savaştan yen çıkmış bir ülke olarak Uçak fabrikalarımızı kurarak ilk uçak fabrikasını Kayseri de üretime geçirerek “İstikbalin göklerde olduğunu” kanıtlamışken,
Ya şimdi,
Bu ülkenin kurucu iradesi ulusal kurtuluş savaşı vermiş,bağımsız bir devlet kurmuş,
Bu Devleti kimseye muhtaç etmeden kendi kendini yeter hale getirip mazlum milletlere yardım elini uzatır duruma getirmişdi,
Akıllı siyasetçiler eliyle 2.Dünya savaşını girmeden kıl payı kurtararak milleti bir daha acılar yaşatmamış bir devlet yönetimi ile Ülke hem kalkınmış,hem de Medeni milletler ailesi içinde saygın yerini almış ve milenyuma kadar korumuştur.
Ne acıdır ki Milenyumda girilen bir ekonomik kriz tabi ki Liberalizmin sonucu iktidar el değiştirip Koalisyondan kurtularak tek parti yönetimine gelinmiş ,
Tam gelinmiştir,
Bu tek partiyle birlikte BOP işgali başlatılmış,
İktidarı ve muhalefeti ile BOP projesi uygulamaya konulmuş,.
Sat kurtul,
Ver kurtul
Neredeyse üretimi yasaklayarak ithalatla geldiğimiz nokta “Yiğidi kuru soğana muhtaç etme” noktası olmuştur sonuç.
Öyle bir iktidar eliyle yönetiliyoruz ki Demokrasimiz,Milli irademiz, hak hukukumuz ve Adaletimiz yok hükmüne vardırılmış,
Sözde vardır,
Yasalarımızda vardır,
Ama uygulamada yoktur. Dünya Milletler ailesi içindeki yerimiz bile sorgulanır duruma getirilmiştir.
Şu an içinde yaşadığımız yerel yönetim seçimlerinin Devlet erkini elinde tutanlar tarafından nerelere getirildiğini bilmem yazmağa gerek varmıdır.
Bu durumun içinden nasıl mı çıkacağız,
Vallahi benim hiç umudum yok,
İktidarı ile muhalefeti bütünleşmiş,
Siyaset bir hizmet aracı olarak tüm siyasetçilerce görülmüyorsa,
Demokrasi sözde kalıyor ise,
Özellikle bırakınız İktidarı,
Muhalefeti elinde tutanların sadece koltuk için yapmayacağı antidemokratik uygulamaları oluyor ise elbet umutsuz bir vaka duruma gelmişiz demektir.
Irkçılık anlamında kesinlikle söylemiyorum,
Milletçe “Milli şuuru yaratmaz isek”
Hak,Hukuk ve adaleti hayata geçirmez isek,
Ülkeyi bu günlere taşıyanları sorgulamaz isek düzlüğe çıksak bile tekrarlanmayacağını kimse garanti veremez,
Yani yapanın yanına hiçbir şey KAR kalmamalı…