Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Siyaset Bir Meslek Değildir

  • 28 Kasım 2018 Çarşamba


Siyaset bir özveri işi…
Sorumluluk, yardımlaşma gibi kişisel hasletler gerektiren ciddi bir uğraş.
Ben-merkezcilikten sıyrılacaksınız, kamu yararı ortak paydasında kişiliğinizi eritip, önce [kendiniz] insan olacaksınız.
İnsanlık ideali, insan olmaktan geçer.
Erdem-bencilliği alt etme-yükseklik duygusu gibi değerleri yaşamın pratiği içinde eylemlerinize rehber ederek, yücelterek kazanılır.
Siyaset, her şeyden önce bir meslek değildir.
Hazım zamanlarınızda az şekerli kahvenizi yudumlarken ürettiğiniz keyif verici bir meşgale de değildir.
Yakanıza taktınız caf-caflı bir rozet ve o rozetten size yansıyan aidiyet duygusunun gücüne muhtaç alelade bir zafiyet hiç değildir…
Ya nedir?
Yanıt çok basit: “biz” olmayı becerebilmektir!
Toplum içinde bağımsız ve özgür, kitlesel çalışma içinde özverili ve mütevazi bir asker olabilmek, ama yine de özgün kalabilmektir.
Kamu yararını en yüce hedef olarak saptayıp, arılar gibi çalışmaktır.
Kişisel özgürlüğünü, toplumsal özgürlük içinde korumasını bilip, arayıp bulabilmektir.
Ne diyorsunuz?..
Sözcüklerin üstüne binmiş, uçtuğumuzu mu düşünüyorsunuz?..
Hayır, yanılıyorsunuz.
Liboş dünyasının neo-liberal değerler ortamında söylediklerimiz [ilk bakışta] böyle görünebilir.
Sözcükler ve satırlar sizlere romantik imgeler olarak yansıyabilir.
Hayır, gerçek asla böyle değil.
Tam aksine insanlık, tarih boyunca bu sözcüklerin üstüne abanarak gelişti.
Evrensel kültür, bu sözcüklerden oluşan satırlara yaslanarak yükseldi.
Bakın kültürün yüce adamlarına…
Toplumlara çağ atlatan, sömürüye, ceberutluğa ve tek-adamlara karşı etten ve düşünceden cephe oluşturan gerçek siyaset adamlarına…
İnceleyin hayatlarını; yapıp/ettiklerini hatırlayın…
Hepsi bu değerlerin insanıydılar.
Bu sözcükler üzerinde kurdular kültür dünyalarını.
Hedefleri, başarıları, zaferleri bu dünyanın üzerine inşa ettiler; hatırlayın!
Emperyalist kültür dayatmalarının gözlüğünü çıkarıp atın bir çöplüğe… Davranın!
İşte o zaman birçok şey farklı gözükecek gözünüze.
Hele siyasetçiliği meslek edinmiş çıkar-esnaflarını gözden geçirin bir kez daha… Hele onları…
Bu noktada bir soru:
- Bu satırlar idealist bir bakış açısı ile mi karalanmaktadır?
Yanıt:
- Evet’tir.
Ama idealleriniz yoksa, önünüzdeki merdiveninin bir tek basamağını dahi tırmanamazsınız…
Hazır bu noktaya kadar gelmişken merdivenin o bir basamağını tırmanıp, daha gür bir sesle konuşalım: İnsan dahi olamazsınız!

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr