Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Sitilimi değiştirsem mi acaba

  • 28 Haziran 2018 Perşembe


Bundan sonra yemek tarifi yazmak için kendimi zorluyorum. Neden diye sormayın. Artık revaçta kek, kurabiye ve bisküvi var. Ver millete yesin ve daha fazla itibar gör. Hem seni tanırlar hem de karınları doyar. Zaten büzüle büzüle mideleri küçülmüştür. Vatandaşın şu çektiği çileyi, hiçbir ülkede hiçbir toplum çekmedi. Bu nasıl iştir anlamak mümkün değil. Verilen zamlar ile, tüketim maddelerine konan zamlar karşılaştırıldığında, sanki ücretlere zam yapmasalardı diye insanı düşünceye sevk ediyor. Bence de doğru bir düşünce. Madem bu denli arada fark olacak, neden ücrete zam yapıyorlar. Böyle yaşamaya alıştık. Bırakın yaşayalım.

Sen çilenin esasına bak bir kere. İnsanlar öyle veya böyle sigara tüketiyor. İşin sağlıklı yaşam yönünü ben bilemem. O kişilerin kendi tasarrufundadır. Hükümetler ve siyasiler ülkeyi yönetmek için varlar. Vatandaşın özeli kendi tasarrufundadır. Şimdi bu tezden yola çıkılacak olursa, bakın siz tezattın ortaya çıkanına. Devlet, kendi getirttiği ithal sigaraların dışında, bir de üretimde olan sigaralarına yüksek dozda zam yaptı. Yapacak tabi ona sözüm yok. Ülkenin giderleri için zam olacak ama, bu zammın karşılığında da, insanların nasıl yaşayacağını düşünerek onların da ücretlerini iyileştirmek görevdir. Enflasyonun altında verilen zam ile, kişilere şu deniliyor, biz zammı yaptık ama, bizden bu kadar. Ne haliniz varsa görün. Sigara içenlerle görüştüm. Bunlardan biri de eşim. Sorduğumda aynen şu cevabı aldım. Sigara içenlere herkes öcü gibi bakıyor. Yani siyasileri kast ediyorum. Siyasi bir yandan zam yapıyor, bir yandan o zamlı sigaradan dünya kadar vergi kasaya koyarak, kazanç elde ediyor. Diğer yandan da vatandaşın kullandığı ucuz sigaraya burnunu sokuyor. Yahu bırakın adamlar rahat bir nefes alsın.
Burada sadece sigara içenler değil, bu memlekete vergi vererek, tütün ve sigara mamullerini satan esnafa da yazık. Günah değil mi bu insanlara. Bir yandan devletin kurumlarınca yeni istihdamlar yaratarak millete borç ve gerekirse yardım olarak teşvik vereceksiniz, diğer taraftan esnaf tütün sattı diye elindeki mala ceza yağdırıp malını toplatacaksınız. Bu ne demek biliyor musunuz? İnsanlara sempatiklik gösterip, arkasından vurmaktır. Şimdi eminim ki diyeceksiniz, Erol sigara içtiği için bunları yapıyor. Şahsi sıkıntılarını yansıtıyor. Hayır ben sigara içmem. Sadece içki içerim onu da kimsenin etlisine sütlüsüne karışmam. İsteyen sabaha kadar ibadetini yapabilir. Benim anam da beş vakit namazda. O da benim tasarrufum. Bana uymayan fikir diye benim görüşüme saygı duyulmadan, içeceğime yapılan korkunç zamları elbette kınayacağım. Bu benim doğal hakkım. Siz geleceksiniz, hem emeğe zam olmayacak, hem de benim keyfiyetimi zamlarla baltalayacaksınız. Yok böyle bir düşünce modeli.
Alkollü içkilerde yapılan son zamlardan sonra, neredeyse maliyetine üç kat daha bindirerek, otuz liralık içeceği, yüz liraya sattırıyorsunuz. Şimdi bu vergiyi ben nasıl size helal ederim söyleyin. Emekliler, bu yaştan sonra rahat ederim düşüncesiyle beklerken, acının en büyüğünü sosyal haklarının bu tarz düşüncelerle kısıtlanarak, hayatlarının geri kalan bölümünü zevk değil ıstırapla sürmesini sağlıyorsunuz. Bunun adı nedir biliyor musunuz beyler. Bunun adı insan hakkıdır. Yaşamından bir şeylere almaktır. Bırakın ve rahat yaşayalım.