Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Sistemdeki yanlışlar çözülmelidir

  • 01 Şubat 2018 Perşembe


Sistemdeki yanlışlar çözülmelidir
Öyle kuru kuruya yaşamak yok kardeşim. İş yapacaksan terleyeceksin. Döktüğün ter kadar vergi vereceksin. Zengin keyif yaparken sen onun için fazladan çalışacaksın deniliyor. Zenginin gücü fakirin içini yakıyor gibi. Kısacası sınav sorularında üç yanlış bir doğruyu götürüyor ya, burada da üç zengin bir fakiri götürüyor. Üç zengin birleşiyor, biri kazancını, diğeri vergisini, üçüncüsü de hayatını çalıyor. Bu işin başka açıklanacak yolu kalmadı gibi.
Her şey zenginden yana olduğu kadar, her dert de fakirden yana. Peki fakir ne yapacak bu hareket tarzına göre. Yapacağı şu ki; oturacak bir kenara, kaderine razı olacak. Bunları neden yazdığımı anlatmama sanırım gerek yok. Anlayan anlıyor fakat ne hikmetse anlamak istemeyene yıllarca anlatamadığımız gibi yine de anlatacağımıza pek inanmıyorum.
Çalışan nüfusun büyük bir kısmı kazancının büyük bölümünü vergi olarak devlete ödüyor. Bu sayede tahsil edilemeyen vergi gelirlerinin daha fazlasını çalışandan peşin olarak alıp kasaya koyuyorlar. O paralar ile yol su elektrik olarak geri dönen yaptırımlara yine kullanım bedeli olarak o dar gelirli bedel ödemek zorunda kalıyor. Vergi üstüne vergi. Verginin vergisi olur mu hiç demeyin. Alın size örneği.
Mesela önümüzdeki günler ne gösterir bilinmez ama, yeni vergilerle karşılaşmamız mümkün. Böyle bir vergiyi yine dar gelirlilerin göğüsleyerek bu memleketin ileri gelenlerine katkı sağlaması planlanabilir.
Ülkenin sorunları arasında yer alırken, bir anda çözüme gidilmiş gibi gösterilen taşeron sorunu hangi aşamada olduğu göründüğü gibi ortada duruyor. İşçinin aslında istediği güveneceği bir işe girmek için verdiği mücadeleydi. Bu verdiği mücadele sonunda amacı devlet sektörüne girerek, maaşını iyileştirmek ve devlet sektörüne sırtını dayamış çalışanlar kadar en az ücret alabilme düşüncesiydi. Peki sonuç ne oldu? Sonuç hakikaten vahim.
İnsanların ağzına bir kaşık bal çalınarak umutlandırıldı. Ardından gece yarısı şansı gibi bir anda karara bağlanarak, bazılarının ışığı yanarken, çoğunun ışığı karardı ve mum ışığına döndü. Taşeronluk hizmeti bitecek mi diye bana sorarlarsa, ben bitmeyeceğinden yanayım. Nedenine gelince. Ülkemde her geçen gün biraz daha artan işsizlik olduğu müddetçe, iş arayanların yapacakları iş birileri kanalıyla taşeronluğa devam ederek karnını doyurmaktan başka bir yere gelemez.
Aslında, iyi bir düzenleme ve eşit dağılım yoluyla yeniden yapılacak gerek adil vergi ve dengeli sistemler sonucunda ülke bir anda huzura kavuşacağına inanıyorum. Verilere bakıldığında ki; bu veriler devletin resmi kurumu olan yerlere dayalı veridir. Toplanmak istenen verginin daha fazlasını toplayan bir ülke, dengeli kullanması halinde bir çok sorunu aşacaktır. Başımızın yıllarca belası olan terör, sınırlarımız için yapılan harcamalar, dış politikalardaki tutarsızlıkların götürüsü bizi bu hale getirmeye fazlasıyla yetiyor. Burada yük yine vatandaşın, hatta dar gelirlinin sırtına biniyor.