Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Sıra “dü-şeş”i oynamaya geldi!

  • 20 Nisan 2018 Cuma


Bu ülkeyi yönetmeyi bu kadar çok istediğinize göre, demek ki bu ülkeyi o kadar çok seviyorsunuz…

Bu halkın refahını bu kadar önemsiyorsunuz.
Şaşıp kalmamak elde değil…
Peki o zaman niçin şeker fabrikalarını satıyorsunuz?
Niçin şekerin yerini nişasta bazlı zehirin almasını umursamıyorsunuz?
Halk sağlığı mı? Hani nerede…
Pancar üreticisinin dibe vurması neden umurunuzda değil…
Cumhuriyetin ilk sınaî yapı taşlarının haraç mezat satılması neden sizi ilgilendirmiyor?
Neden bu ülkenin en önemli ekonomik kaynakları şuna-buna-ona pazarlanıp, yok edildi?
Niçin Oslo’da, Dolmabahçe’de terör örgütleri ile aynı masaya oturdunuz?
Neyi konuştunuz?
Niçin bu ülkenin mahkemelerini hudut kapılarında mobil adalet biçimine sokup, terör örgütlerinin ayağına götürdünüz?
Niçin en temel tarım ürünlerini dahi artık yabancı ülkelerden almak zorundayız?
Niçin üretmiyoruz?
Niçin ürettiğimizden fazlasını tüketiyoruz?
Ülke bu çıkmaz sokağın içine neden sokuldu; nasıl sokuldu?
Fethullahçı Terör Örgütü devletin her kademesine, milli eğitime, ekonomiye, devlet dairelerine, bürokrasiye, siyasi partilere, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her katına, her damarına nasıl girebildi; nasıl yerleşip, konuşlanabildi?
Dolar 4 Türk lirasına nasıl ulaştı?
İşsizlik nasıl bu kadar arttı ve özellikle gençliğin temel sorunlarının en başına geçti?
Ülkenin iç sorunları ve dış sorunları nasıl birbirinin içine girip, içinden çıkılmaz bir noktaya ulaştı?
Bu nasıl ülke sevgisi?
Bu nasıl yönetim?
Sorumluluklarınızı, kusurlarınızı, bu ülkeye yapıp ettiklerinizi göremiyor musunuz?
Hiç aynaya bakmıyor musunuz?
Evet…
Belki de, hemen seçim, baskın seçim “zarureti,” günün birinde aynaya şöyle bir dikkatlice bakmanızdan çıktı…
Baktınız ve herhalde gördünüz:
2019’un Kasım’ında Türkiye daha beter olacak.
Çare: 2018’in Ağustos’una çekelim…
Yok, yok, yok en iyisi, en erken, daha erken, daha erkene getirelim…
Halkın tümü tamamen uyanmadan…
Bıçak kemiğe daha fazla dayanmadan…
Sabahın köründe gidelim sandığa…
Elde kalan tek çare bu gibi gözüküyor [gibi!]
Oysa…
- Zar atıldı, vaziyet dü-şeş!
Sıra, düşeşi oynamaya geldi!


@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com