Yeniden Dünü Düşünmek

Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilk yıllarında sanayileşmeden söz etmemiz olası değildir. O dönemde ağırlıklı olarak “esnaflık sınai faaliyetleri” yaygındır. Sanayi kuruluşlarından, madencilik işletmeleri Zonguldak’ta olmak üzere, diğer sanayi kuruluşları ; İstanbul, İzmir, Bursa ve Kayseri’ddevamı +

Yaşamak İçin

Tanrı,Big Brother, Deep Blue yetmezmiş gibi; bir de TEK ADAM baskısı... Sanki Çin işkencesi, sanki Filistin askısı...Diye yakınırken; doğa/yazgı/fıtrat/kader ya da çevresel bozulma dedi ki insanlara:- Alın size Covid19, sayemde İmamı/Pazpazı/Hahamı buldunuz !...Birisine KÖLE desen; öfkelenir. ROBOT desen havaladevamı +

Özgürlük

Ev, yuva, sığınılan ocak... Tıkılıp kaldık, Corona salgını nedeniyle tutsak olduk mu yoksa beynimizle, benliğimizle evin duvarlarından taşıp, sınırları aşıp; çok uzaklara mı yol aldık?... Elbette ki gerçek yaşamlarımızın yanı sıra, sanal yaşamlara giriş yaptığımız ilk günlerden beri; sanal dünyadevamı +

Yaşadıkça

Sert  altyapı; yollar, köprüler Yumuşak altyapı; Sağlık, eğitim Ve ne yazık ki ülkemizde yumuşak altyapı çökertilmişDurum böyle olunca; ne düşüyor bizlere?...Vara, yoğa, canımızı sıkanlara, gözümüze batanlara, kafamızın tasını attıranlara ilişkin sözler söylemekki patlamayalım bu baskının,devamı +

Gelmeyen...

Rabia diye inledi bu topraklar Mısır için...Ama Mısır tavır alınca Amerika'dan yana; kısır kaldı sözler, boşuna döküldü gözlerden yaşlar...Ve sonuçda; RABIA demek sayısal anlamda dört demek dediler biz Arapça cahillerine ve dört tane parmak kaldı o günlerden, bu güzel demokrasimize bir anı, bir hatıra...Vdevamı +

Gelmeyen...

Rabia diye in­le­di bu top­rak­lar Mısır için...​Ama Mısır tavır alın­ca Ame­ri­ka'dan yana; kısır kaldı söz­ler, bo­şu­na dö­kül­dü göz­ler­den yaş­lar...​Ve so­nuç­da; RABIA demek sa­yı­sal an­lam­da dört demek de­di­ler biz Arap­ça ca­hil­le­ri­ne ve dört tane par­mak kaldıdevamı +

Günün İçinden

*Adam asılmaya gidiyor; kadın terlik, pabuç derdindeGönderimizin adresi: Kanal İstanbul*Bugün Kanal İstanbul, belki yarın Didim Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi...Sözde üzerimizde ölümün gölgesiAma doğaya saldıranlar boş durmuyorlar.Bu nedenle mi kapatıldık evlere?...*Önemli olan öncelikle halkın sağlıdevamı +

Hep mi Corona Muhabbeti?...

Geçmiş yıllarda kar dinlencesi, kirli hava çöktüğünde sis dinlencesi... Bu da Corona dinlencesi... Bu gidişle olacağız özgürlük dilencisi... Dolayısıyla canımız sıkılmasın diye, kaygılarımız doruk noktasına çıkmasın diye; sürekli hekimlerin önerilerini dinlemekle kalmıyoruz, arası magazin programlardevamı +

Yeşil Bir Dünya

1950’lerde NATO’ya girişimizin ardından, tarımda makinalaşma derken MENDERES’in liberalleşme düşleriyle birlikte enflasyonla tanıştık.  1980 sonrasında TÖ’nün ve daha sonra ÇİLLER’in; MENDERES’in düşlerini daha da gerçeğe dönüştürme girişimlerinin sonucunda BORSA’ya da bulaştık, GÜMRÜKdevamı +

Acabalarla Yaşamamak İçin

Ortadoğu bataklığından yayılan savaşa ilişkin  korkularımızla, kaygılarımızla geçerken günlerimiz; dünya genelinde yayılan bir salgından bizler de payımıza düşeni aldık. Salgının etkisini, yayılım hızını engelleyebilmek için verilen kararlar bağlamında; evlerimizde kaldık. Öncelikli gereksinimdevamı +

Yasaklıyız

Yıllardır yasaklıyız.Her Sonbahar gelişinde... Sarı, sarı yapraklar sözleriyle  başlasa da şarkılar... Her Sonbahar geldiğinde bizim de yasaklarımız başlar; en az 20 yıldır. Çünkü çocukluktan yüksek tansiyonlu olduğum için "ki kronik hastalardan sayılıyorum 17 yaşımdan beri"  her Sonbahar gelidevamı +

Dünya Şiir Günü

Günlerden 21 Mart… 21 Mart günü Türkler için Nevruz; bir başka deyişle yeniden doğuş, yeni bahar ki  Ergenekon Destanı’nda da yer bulan… Gerçi günümüzden bir kaç yıl öncesinde "Ergenekon" kavramı; insanı aynı zamanda gönderiyordu Silivri’deki kodese… Ve yine Nevruz; bölücülük yapanların dilidevamı +

Yeniden Başlamak

İnsan yaşamında geçen günlerle birlikte, gelip geçen/yaşanan güzellikler de vardır. Ama yalnızca güzellikler mi? Bazen dertler, sıkıntılar... Bazen acılar, ayrılıklar... Bazen doğrular, bazen da yanılgılar...  Evet; yanılgılar...Gerçekten de insan yaşamı yanılgılarla doludur. Düşünmeden atılan addevamı +

Ah Şu "sözde" Gençler

18-24 Mart günleri; YAŞLILARA SAYGI HAFTASI olarak belirlenmiş. GDO'lu beslenme ile beyinleri dumura uğramış daldaki koruklar haftamızı kutlamak yerine, her birimiz birer çok bilmiş/bilge/bilgiç olduğumuz için ölelim diye bekleşmekteler midir acaba?...Ne dersiniz?...Ama pek heveslenmesinler!...Çevrelerine verdiğimidevamı +

Bindik Bir Alamete

Bilindiği gibi, 12 Eylül 1980 sonrasından beri, halkın değerlerini dağlamak, toplumsal yapımızı kirletmek, karalamak için tüm saldırganlar işbaşında (ki onlar; iç ve dış mihraklar olarak bilinirler, Sabahat değil ama kabahat gelin olup, bir türlü koca bulamayınca da işte bu mihrakların  nikahına girer)devamı +

Görüş-me-mek Üzere

Salgın Çin'de ilk kez duyulup, hızla yayıldıkça, ne kadar da rahattı tüm dünya... Ve bir zamanlar Moğol ve Türk akıncılardan Çinliler'i koruyan Çin Seddi, günümüzde de Çin'de ortaya çıkan Corona Virusu'nden Batılı ülkeleri koruyacakmış gibi biraz da umursamazca izlediler olan biteni... Ama "çevre sorunlardevamı +

Corona'sız Bir Yazı

Bugün de dedik ki kendimize; yaz bir yazı, Corona'sız olsun!...Çünkü hepimiz için " yaşamak" eylemi  en önemli ve öncelikli hak ve görevdir. Birazcık da havadan, sudan konularla ölüm korkusundan uzaklaştırsak benliklerimizi ki bu da her bünyeye iyi gelecektir. Elbette ki suya, sabuna dokunarak ve yine elbette devamı +

Eyyy Sen !...

Eyyy sen; ülkemin bilinçsiz mutluluğun pençesinde kıvranan halkı!...BM hazretleri buyurmuş ki 12 ve de 20 Mart günleri MUTLULUK HAFTASI'dır. Bu hafta senin haftan; gül, kahkahalar at, kan revan içinde debelenen şu Dünyamız'a gülen gözlerle bak !...Ölüm kusan silahların gölgesinde; sevinç çığlıkları at ve ydevamı +

Günlerden 12 Mart

Christopher Columbus ; Amerika'yı keşfettiğinde 50 yaşındaymış.Pastör; kuduz aşısını bulduğunda 60 yaşındaymış.Galileo; ay çizimlerini yaptığında 73 yaşındaymış.Goethe; Faust'u yazdığında 82 yaşındaymış.Mimar Sinan; Süleymaniye'yi bitirdiğinde 86 yaşındaymış.Dr Debakey; Turgut Özal'ın kalbinidevamı +

Corona Meydan Savaşları

Amerika'da Corona karşıtı önlemler alınıyor. Ohio Devlet Üniversitesi öğrencilerine üniversiteye gelmeyin demiş. Üniversitedeki bilim insanları da işlerine gitmeyeceklermiş.Şimdilik bir haftalığına, duruma göre daha da uzatılabilirmiş kapatma kararı...Kaynak kim mi?.. USA'da bili adamı olan Oğlum.Ve bize dedevamı +

Ah Şu Kadınlar (2)

Kadınlarla, kadınların varlığıyla, kimliğiyle, kişiliğiyle sıkça beyinlerini yoranlar, bir de "Erkek beyni kadınınkinden büyük müdür?"  sorusu çerçevesinde tartışmalar yapmışlardır.Günlük yaşamda sokaktaki adam (ya da kendini "ikinci sınıf" gören kadın) her büyüklüğü erkeğe yakıştırdığdevamı +

Ah Şu Kadınlar (1)

Adem'le Havva'dan beri süren bir kavgadır bu; hep kadınlar üzerine tartışmalar yaratmak, onları biçimlendirip, istenilen kalıba sokmak, onu küçümsemek ya da başarılarını, ürettiklerini yok saymak, özellikle de önüne engeller kurup, koşmak şöyle dursun, yürürken bile ayağına çelme takmak...Oysa kadın; sedevamı +

8 Mart'ın Anlamı

Yeniden, yeniden gündeme getirmek, bilmeyenlere neyin ne olduğunu dilimiz döndüğünce anlatmak gereklidir diyorum şu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün anlamını ya da nereden çıktığını...Çünkü bazıları pırlantaların armağan edilebileceği bir gün olarak, tüketim toplumunun çarkları arasında kadıdevamı +

Karmakarışık

Gündem karmakarışık, doğal olarak duygu ve düşüncelerimiz de...Şarkıdaki "bahtının rüzgarına kapılmış" ayrılık acısıyla kavrulan aşık gibiyiz. Ama bizimkisi daha çok fıtrat içerikli bir içlenme ve yönlenme... Dolayısıyla fıtratımızda var olan karmakarışık olaylar karşısında, ne yazık ki elimidevamı +

Ve Kadınlar

Pırlanta reklamlarından geçilmiyor son haftalarda.... Neden?... Elbette ki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü geldi, çattı diye...Yine erkekler başlayacaklar aynı nakarata; KADINLAR ÇİÇEKTİR SÖZLERİ eşliğinde...Ve yine son bir kaç haftadır; erkekler, erkeklere öğütler veriyor televizyon yansılarından, kamudevamı +

Değil mi ki Savaşa Hayır Diyemiyoruz

Her şeye burnunu sokan İngilizler'den 18 yüzyılda yaşayan Malthus diye bir adam varmış, hem iktisatçı, hem de papazmış. Kendisiyle DEMOKGRAFİ üzerine yaptığımız çalışmalardan vardır bir tanışıklığımız. Demiş ki kendisi...- Nüfusun denetimi, artışının dengelenmesi için; savaşlar ve salgın hastaldevamı +

Gündemdekiler

Birilerinin AGASI ve de AKIL BABASI; "ileri demokrasi" diye bir kuramı öğretirken BOP diye hoplayanlara, bertaraf edin askerin vesayetini, çevirin onları şamar oğlanlarına diyerek FETÖ ile kutuplardaki buzullardan hızlı eritilirken MUSTAFA KEMAL'in Ordusu... Siliniverdi yedi düvelin korkusu... Oysa bu AKIL BABASI'nın devamı +

Barış İçinde Yaşamak

Balık hafızalı olmak; bir insanın, insanlığa yönelik en büyük ihanetlerinden birisidir kanımca… Dünü unutmak, umursamamak insan tanımına uyan kadın ya da adama yakışır tutum ve davranış biçimi değildir, olmamalıdır da…Böyle düşündüğümden sıkça döner bakarım düne, dünde yaşananlara ve dündedevamı +

Önce Sağlık

Nabız atışları da, Tansiyon gibi düşük olmalıymış...Ne kadar düşük olursa bu değerler; o kadar çok yaşarmış insan...Oysa bizde düşen, düşük olan; ahlak, moral değerler...Onlar düştükçe; yükseliyor Nabız ve Tansiyon...Ve bu nedenle;Eğer çok konuşursak Silivri olur bize pansiyon...Suskun kaldığımıdevamı +

Yastayız

Ülke kan alıyor; 27 Şubat 2020 günü düşen şehidler nedeniyle...Onların şehidliğine neden olanlar; siyasetçiler ki katiller de denebilir kendilerine...Ve yine...Kendilerine BAŞKUMANDAN ünvanı verenler; değil savaş alanında, (gerçek sayıları açıklanmayan) şehidler düşünce toprağa, halkın karşısında bildevamı +

Sonumuz Hayr'ola !...

Her şey düzeninden çıktı; ekseninden kaydı. Alt, üst oldu yasalar; hem DOĞA’da, hem DEVLET’de, hem de DÜNYA'da...Dilde pelesenk olsa da “saçı bitmemiş yetim hakkı” aldırmazca ve acımasızca doldu, boşaldı kasalar… Yok yaya geçidine kondu, yok kaldırıma bindi; Beyoğlu’nda masalar… Ülke elden gidiydevamı +

Kendimize Sözler

Halk arasında kullanılan bazı deyimler vardır. Örneğin "Kendin  çal, kendin oyna" gibi... Örneğin "Kendin söyle, kendin dinle" gibi...Bizler de halkına, yaşadığı topluma karşı sorumluluk duyan azınlıktakiler; kadınlar için, çocuklar için düşünceler üretir, sözler söyleriz.Her ne kadar Anayasamız'adevamı +

Sözler, Sözler

*KadınNe siyaset... Ne ekonomi... Ne de ülkenin geneline ilişkin hal ve gidişat... Bunları tartışmak, konuşmak, eleştirmek yasak !...Yalnızca egemenlerin marifetlerini alkışlayabilirsiniz... Bir de şehidler için üzülüp, ağlayabilirsiniz ve en önemlisi de kadınlara yönelik şiddet olaylarını eleştirebilirsinidevamı +

Soykırım (mı?)

Beyaz adam; Amerika anakarasına adım attığı günden beri, orada yaşayan yerlileri yok ediyor, onları soykırıma uğratıyor ya da asimile ediyor (kendisine benzeştiriyor). Bununla ilgili gerçekler Tarih kitaplarında yazılı olduğu gibi, günümüzün araştırmacı yazarları da bu konuda pek çok araştırmalar yayındevamı +

Bir DVD Player Öyküsü

*Önsözce (eskilerin dediği gibi "dibace" niyetine)Kişiyi nasıl bilirsin?... Kendim gibi!...Önyargılı, atgözlüklü ve de keramati kendinden menkul şu vasatın egemenliğinde yaşarken biz, 30 yaş altı gençlere göre cahiliz hepimiz!...Neden mi?... İşte geliyor öyküsü...Muhteşem Koç familyasının, (A) ile başladevamı +

Çalışmak Üzerine Düşünmek

Boş gezenin, boş kalfalarının kahvehanelerde  laf cambazlığı yaptığı...Kaldırım mühendislerinin sokakları arşınladığı...Kadıköy Altıyol'da rüzgar satanların çoğaldığı...Buna karşın fabrikaların kapılarına kilit asıldığı...Kamu ve özel işletmelerinin yabana satıldığı bir ülkede ÇALIdevamı +

Gündemdekiler

Yeni yıla girdiğimizden beri; yaşadığımız afetlerin, acıların sonrasında bugünlerde  gündeme düşen son bomba "Cem'le, Seranay'ın aşkı değil"; 5 ayda 250 kitap okuyan 10 yaşındaki bir çocuk...Sayesinde ülkedeki  herkes "vay be neler var bizde?... İşte Batılı'nın bizi kıskanacağı bir konu" diyedevamı +

Biz Artık Didimliyiz

Bilindiği gibi yaşadığımız kent Didim'de; ülkemizin 81 ilinden gelen yurttaşlarımız yaşıyor. Didim; bir bakıma Türkiye'nin özeti gibi...Çoğumuz büyük kentlerin kargaşasından, kalabalığından ve dışarıdan durmaksızın gelen sığınmacıların neden olduğu karmaşadan kaçıp geldi bu şirin beldeye...Kudevamı +

İstemiyoruz

Sanki ülkemiz bugün bir yol ayrımında; EVET-HAYIR seçeneklerinden birisini, diğerine yeğlemek bağlamında…Çünkü birileri bizi susturmak, aydınlık yarınlara küstürmek istiyor. Oysa bizler olaylar, olgular ve oluşumlar arasında neden-sonuç ilişkileri kurmaktan, sormaktan, sorgulamaktan kesinlikle geri dönmek isdevamı +

Kent Konseyi

Günlerden 17 Şubat 2020... Didim Ticaret Odası toplantı salonundayız, çünkü Didim  Kent Konseyi'nin Genel Kurul toplantısı var.Yaşadığı kente değer veren Didimliler (ki onların pek çoğu  başka kentlerden gelip de Didim'i yeni yaşam alanı olarak seçmiş kişiler) ve  kentin dinamikleri Belediye Bdevamı +