Şeker Vatandır, Vatan Satılamaz


“Bu yanlış kararınızdan bir an evvel dönün eeey AKP hükümeti” ŞEKER VATANDIR. VATAN SATILAMAZ Didim Demokrasi Platformu bileşenleri 12 Nisan 2018 günü Didim Cumhuriyet Meydanında bi,r basın açıklaması yaparak Ş

 Paylaş


“Bu yanlış kararınızdan bir an evvel dönün eeey AKP hükümeti”
ŞEKER VATANDIR. VATAN SATILAMAZ
Didim Demokrasi Platformu bileşenleri 12 Nisan 2018 günü Didim Cumhuriyet Meydanında bi,r basın açıklaması yaparak Şeker Fabrikalarının özlleştirilmesini eleştirdi ve bu satışların yanlış olduğunu, karardangeri dönülmesini istedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin çağrısıyla toplanan platformun açıklamasını CHP Didim İlçe Başkanı Nurettin Koçak yaptı.
Koçak: Değerli dostlar yine AKP hükümetinin yanlış karar ve uygulamaları yüzünden bir aradayız. hoş geldiniz. Selam olsun Didimden tüm emekçi şeker üreticilerine.
Selam olsun tüm çiftçi kardeşlerimize” diye başladığı konuşmasında şu görüşlere yer verdi: “ Ülkemizde Türk şeker (Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ.) bünyesinde devlete ait 25 şeker fabrikası var. Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği'nin yani (Pankobirlik) 5 şeker fabrikası var. Ayrıca özel sektöre ait 3 şeker fabrikasıyla birlikte toplamda 33 şeker fabrikası var.
Devlet sahip olduğu 25 şeker fabrikasından14'ünü özelleştirmek, satmak için ihale açtı. Bunların bir kaçı satıldı.
Dünyada şekerin yüzde 77'si kamıştan, yüzde 23'ü pancardan elde ediliyor. Türkiye'nin kamıştan şeker üretim olanağı olmadığına göre, pancardan vazgeçmesi, şekerden vazgeçmesi anlamına geliyor.
Şekerde özelleştirme sadece fabrikaların satılması değil. Ekonomik ve sosyal birçok değer de satılmış olacak, daha doğrusu kaybedilmiş olacak. Faaliyet gösterdiği kentin lokomotifi konumundaki bu fabrikaların satışından pancar ekicisi, çalışan işçi, yöre halkı, esnaf, hayvancılık yapanlar, taşımacılık işiyle uğraşanlar doğrudan etkilenecektirler.
AKP Hükümeti diyor ki Şeker Fabrikaları özelleştirilecek. Peki ama biz TEKEL’de, SEK’te, Yem Sanayiinde yaşanan özelleştirmelerin kime ne getirdiği, kimden neleri götürdüğünü görmedik mi, Değerli arkadaşalar.
Bir sabah uyandık, sabah haberlerine göz atalım derken bir de baktık ki Şeker Kurumu kapatılmış. Hükümet üyeleri 27 Kasım 2017 tarihinde Bakanlar Kurulunda karar alarak Meclise danışmadan, ilgili örgütlerin fikrini almadan, Türkiye’nin ulusal şeker sektörünü yönlendiren kurumu ortadan kaldırıyor. Mecliste tartışılmasını da istemiyorlar. Sonra bir gün kalkıyoruz ki Şeker Fabrikalarının satışı onanmış. Neyle onanmış, Kanun Hükmünde Kararnameyle…
Peki neden kararnameyle? Hiç düşündünüz mü? Ohal rejiminde Benim bildiğim kararname ulusal güvenlik tehditi durumunda devreye girer. Peki Şeker Kurumunun ulusal güvenlikle nasıl bir ilişkisi olabilir ki? Ekonomide köşe taşı değerinde bir kurum neden Meclis’in tartışmasından kaçırıldı? Taşeron işçisine kadro meselesi ve FETÖ’cülerin devletten atılması hakkındaki uzun metnin arasına sokuşturmanın anlamı neydi? Kimin ihtiyacıydı? Pancar üreticisi mi istedi? Şeker fabrikaları güvenliğin, ekonominin önünü mü tıkıyordu?
Bu durum için bir açıklaması olan varsa da beri gelsin. Hükümetin ağzını bıçak açmıyor. Her zaman olduğu gibi “Ben yaptım, oldu” diyor sadece. Ziraat Odaları, Ziraat Mühendisleri Odası, Pankobirlik, belki de Şeker-İş… hepsi ısrarla bu kurumları kapatmanın, fabrikaları elden çıkarmanın ne büyük felaket olduğunu haykırıyor ama duymak istemiyor AKP hükümeti.
Tarımsal sanayinin itici gücü durumundaki şekerin Türkiye’nin ve üreticinin sosyo-ekonomik durumunu iyileştiren bir sanayi bitkisi olduğu, bu kurumların ve fabrikanın kapatılmasının bu sektöre nasıl bir darbe vuracağı düşünülmedi mi acaba? Dedi.
İlçe Başkanı Nurettin Koçak açıklamasında şekerin ve şeker pancarının ekonomiye ve sosyal hayata ve sağlığa yansımalarını hakkında yaptığı değerlendirmede : “Şeker pancarı tarımı ile Türkiye’nin 64 ilinde, 6 bin 206 köyde, 348 bin 237 çiftçi ailesi geçimini sağlıyor. Türkiye’de bir yılda 228 Pancar Bölge Şefliği denetiminde, 580 alım merkezi yoluyla, 3 milyon 284 bin 369 dekar alanda pancar ekimi yapılırken, 15 milyon ton elde edilen pancardan 2 milyon ton şeker üretiliyor. Sırf böyle baksanız bile şeker pancarının sağladığı katma değer yadsınamaz boyuttadır, Değerli dostlar.
Pancarın ekonomiye katkısı ise saymakla bitmez ama ana hatlarıyla bir geçelim: Bir dekar şeker pancarının yan ürünlerinden, besicilikte 50 kilo et, 500 litre süt üretiliyor. Türkiye’de tüketilen toplam gübrenin yüzde 10’u şeker pancarı tarımında, yine toplam tüketimin de yüzde 20’si pancar üreticileri tarafından kullanılıyor. Pancar, tarımda münavebe yani (ekim nöbeti) uygulamasının öncüsü ve sulu ziraatın yaygınlaştırıcısı rolünü üstleniyor. Bir dekarın fotosentez yoluyla havaya verdiği oksijenin, 6 kişinin bir yılda tükettiği oksijene eşdeğer olduğu kaydediliyor. Yan ürünleri, baş-yaprak, yaş pancar posası ve melası hayvan yemi olarak kullanılıyor. Şeker pancarının bir dekarı yaklaşık 8 işgücü istihdam ediyor.
Şeker pancarı endüstri bitkileri içinde sağladığı katma değer bakımından 2. sırada yer alırken, kendinden sonra ekilen hububatta yüzde 20 verim artışı sağlıyor. Pancarın baş ve yapraklarının toprakta bırakılması halinde dekara 4 kilo saf fosfat, 15 kilo saf potasyuma eşdeğer besin maddesi veriyor. Yılda yaklaşık 25 milyon tonluk taşıma hacmi yaratarak, taşıma sektörüne büyük bir pazar oluşturuyor. Çapa ve hasat dönemlerinde 200 bin topraksız, az topraklı ve işsizlere 100 gün süre ile istihdam yaratıyor. Yılda yaklaşık fabrikalarda da 20 bin kişiye istihdam sağlıyor.
Tabii bir de nişasta bazlı şeker üretimi ve bu üreticilerin hükümete baskıları var değil mi? Nişasta bazlı şeker üretimi kotası AB ülkelerinde yüzde 2 iken Türkiye’de yüzde 10’la başladı Hükümet her yıl bu kotayı artırdığı için pancar üretimi ve pancar şekerinin pazar payını azaldı. 1996’da 4 milyon 200 bin dekarda pancar ekilirken, 2014’te 2 milyon 875 bin dekar alana düştü. Şimdi ise hükümet bu üretimi tümden açtı. Oysa nişasta bazlı şeker Türkiye için çok büyük bir risktir. Hammaddesi mısırdır ve dışarıdan ithal edilmektedir. Ekonomi için büyük zarar. Hadi mısırın Türkiye’de üretildiğini düşünelim ama onun sağlayacağı katma değer şeker pancarının yanına bile yaklaşmamaktadır. Bu durumda da hep o soru geliyor akla: Nerede ulusal kaygılar?
Şimdi hükümet diyor ki Şeker Fabrikaları özelleştirilecek. Peki ama biz TEKEL’de, SEK’te, Yem Sanayiinde yaşanan özelleştirmelerin kime ne getirdiği, kimden neleri götürdüğünü görmedik mi?
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi de daha öncekiler de olduğu gibi sadece uluslararası ya da uluslar üstü bir sermayenin değirmenine su taşımaktan öteye geçmeyecek ülkeye zararı çok büyük olacaktır.
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi deneyi, geçtiğimiz dönemde, Polonya’da yaşanmıştır. Yaşanan acı deney sonucu, Polonya, bir süre önce sattığı bazı şeker fabrikalarını yeniden devletleştirmek zorunda kalmıştır. Şimdi ise bizim hükümetimiz aynı yola götürüyor bizleri. Yazık…
Bilindiğiniz gibi, ülkemizde de geçtiğimiz yıllarda Et Balık Kurumu özelleştirilirken de bilinçli dimağlar aynı uyarıları yapmış ama bu uyarılara kulak verilmemişti. Özelleştirme sonrasında ise hem ekonomik hem sosyal açıdan büyük önem taşıyan Et Balık Kurumu kombinalarının tümü kapatılmıştı. Tüm bu skandallar sonrasında ise Et Balık Kurumu kombinalarının bir kısmının yeniden devlet tarafından satın alınarak faaliyete geçirilmesine karar verilmiştir. Eğer yeniden böylesi bir facia yaşamak istemiyorsak, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusunda gerçekleri dile getirenlerin uyarılarına vaktinde kulak vermek yararlı olacaktır. Aksi takdirde, son pişmanlık fayda vermeyecektir
Özetle, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi AKP nin Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın deyimi ile "40 kere düşünülmesi gereken" bir konu. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile, pancar üreticisi, şeker tüketicisi, fabrika çalışanları, yöre halkı-esnaf, hayvancılık sektörü, alkol ve maya üreticileri, yani ülke kaybedecek. Kim kazanacak? Kentin en değerli yerindeki fabrikaları ve arsaları yok pahasına satın alarak ranta dönüştürenler ile Türkiye'ye genetiği değiştirilmiş mısırdan elde edilen mısır şurubu satacaklar kazanacak. Buna değer mi?
“Bu yanlış kararınızdan bir an evvel dönün eeey AKP hükümeti” Şeker vatandır. Vatan satılamaz


“Bu, yanlış, kararınızdan, bir, an, ev