Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Şehir hastaneleri...

  • 20 Haziran 2018 Çarşamba


Eski TTB Merkez Konseyi Başkanı ERİŞ BİLALOĞLU BİRGÜN Pazar Ekinde şehir hastaneleri ile ilgili açıklamalar içeren bir yazı yayınladı. Konuya açıklık getiren bu makaleden alıntılarla konuyu okurlarıma iletmek istiyorum.Aslında Eriş Bilaloğlu konuyu şöyle özetliyor:…”tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet olan yapının ….” Bu projenin halkın yararına olmadığı kesin. Bu hastanelerin müşterisi olan vatandaşlar, vergiler ve başka adlar altında sağlık giderlerinin %75’ini ödüyor. Ayrıca devlet %70 doluluk garantisi veriyor.
“Şehir Hastaneleri devlet hastanesi değildir. Uluslararası finans kuruluşlarından alınan kredilerle kurulmuştur. Tamamen kar amaçlı çalışan özel sektöre ait hastanelerdir. İşletmecilik anlayışı az eleman çok iş mantığını esas almaktadır. Bu hizmet kalitesini düşürürken işsizliği azaltma kaygısından, çalışana hak ettiği ücreti verme beklentisinden çok uzaktır. Aşırı yüksek maliyet, ‘hasta garantisi’ ve tanınan imtiyazlardan ötürü; ‘arsa benden, bina benden, kira benden, hasta benden, eleman benden, ekipman benden, hizmet benden, vergi benden; sadece işletme senden’ şeklindeki bir anlayış Dünyada bir ilktir.”(Eriş Bilaloğlu, Birgün Pazar eki)
“Şehir hastaneleri söz konusu olunca ilk bilinmesi gereken, vatandaş gitse de gitmese de hizmet alsa da almasa da bu hastanelere para ödeyecek, hem de döviz kuru, yetmedi enflasyon farkı, olur da asgari ücret bunlardan daha fazla arttıysa bu da göz önüne alınarak ödeyecek.(….), işte bu şehir hastanesi projesinde risk ve maliyet kamu üzerinde, özel şirketlere kiralar yoluyla yatırım finansmanı ve hizmet devriyle de gelir garantisi veriliyor. Hastanelerin % 70 doluluk oranında çalıştırılacağı garanti ediliyor.”(Eriş B.)
“Şehir hastanelerindeki “ticari alan gelirleri” ihaleyi alan şirketlere bırakılmakta, “tıbbi destek hizmetleri” ve “destek hizmetleri” ihaleyi alan şirketler tarafından sunulmaktadır. Sözleşme süresi boyunca, 25 yıl, şirketlere kira ve bakım/onarım için “kullanım bedeli”, tıbbi destek hizmetleri ve destek hizmetleri için “hizmet bedeli” adı altında ödeme yapılacaktır. Bakanlığın bu ödemeleri, kârı da içerecek şekilde özel sektörün yatırım ve finansman maliyetlerinin geri dönüşünü garanti altına almaktadır. Kullanım bedelinin Sağlık Bakanlığı tarafından, hizmet bedellerinin ise hastanelerin döner sermayeleri tarafından ödenmesinin planlandığı anlaşılmaktadır. Döner sermayelerin çok yüksek maliyetlerle ortaya çıkan hizmet bedellerini karşılayıp karşılayamayacağı ise belirsizdir.”(Eriş B.)
Eğer bu karanlık dönemden çıkar ve tekrar demokratik parlamenter yapıya dönersek vehukukun üstünlüğü temelinde kuvvetler ayrılığının gerekleri yerine getirilir ise, öncelikle bu sorumsuzlukların hesabının sorulması gerektiğini unutmamalıyız. Hukukun üstünlüğü temelinde mutlaka hesap sorulmalı ve bu hastaneler devletleştirilmelidir.
Bir devlet, eğitim, sağlık ve güvenlikle ilgili temel görevlerini yerine getirmiyorsa, devleti yönetenlerin sorumluluğu tartışılamaz! İYİ Parti milletvekili adayı Ayfer Yılmaz; 30-35 milyar dolara mal edilecek projeler için 60 milyar dolar yatırım 70 milyar taahhütle toplamın130 milyar dolar olduğunu vurgulanmıştır. 1920 ile 2002 yılları arasında görev yapan tüm Cumhuriyet Hükumetleri 713 milyar dolar harcamışlardır. 2003ile 2017 tarihleri arasında 2tirilyon 94 milyar dolarlık vergi toplanmış, 320 milyar dolar borç alınmış ve 70 milyar dolarlık özelleştirme yapılmıştır. Yani, 2,5 trilyon dolar söz konusudur. Bunun hesabı halka verilmelidir.