Selma Erdal

Tüm Yazıları


Seçmece "Karpuz Değil" Partiler

  • 05 Haziran 2018 Salı


Siyasal partilerin seçim söylemlerini bilinçaltımıza işlemek amacıyla hazırlanmış cıngıllar durmaksızın televizyon yansılarından kulaklarımıza doluyor. Daha dünlere değin; ilgilenmedikleri, yok saydıkları topluluklara, şirin görünmek için ne şarkılar bestelenmiş, ne güfteler yazılmış.Örneğin; ANAP-MHP-DSP koalisyonu döneminde yasaklanan ZILGIT çekmek, MHP'nin reklam cıngılında pek bir öne çıkıyor. RTE; oldum olası bizim Boşnaklar'ı pek sever ama KILIÇDAROĞLU'nun ansızın kabaran ARNAVUT aşkına, pek şaşkın kaldım işin doğrusu... Ki onlar Rumeli Balkan halklarına hiç bir dönemde yakın durmadılar, ama onların reklam cıngıllarında da ARNAVUTLAR'a selam var.İçişleri Bakanlığı yapdığı dönemde; Kürtler'in canına okuyan AKŞENER, ansızın açıkladı ki kendisi Kürt kızı imiş meğer. Özellike de HDP'liler... Demokrasi masalları anlatıp, KÜRT kimliği üzerinden siyasal söylemleriyle, ırkçılığın da daniskasını yaparken barajı aşmak için oy toplama çabasında... Oysa ben sanıyordum ki 29 Ekim 1923'den beri; her birimiz "alt kimliklerimizi öne çıkarmadan" NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE söylemiyle kıvanç duyuyorduk. Bir de RTE'yi eleştiriyorlardı; halkı böldü, bölüştürdü diye... İyi bakın şöyle aynada bir kendinize; bölücülük konusunda sizler ondan fersah, fersah gitmediniz mi ileriye?...Be hey KOLTUK; sen nelere kaadirsin!...İşte yaklaşan seçim...Ve...İşte partiler…24 haziran 2018 öncesinde, biz de birer selam gönderelim kendilerine...Kısaca bakalım o değişen kimliklerine, kişiliklerine...YENİ-MHP’de; Devlet başa geldiğinden beri, “beyaz çoraplıları” döver, döver de ya Yeni-CHP’liler ne durumda?...Onlar hep açık oturumda; her gün bir konuyu irdeler…Ama…
Bilindiği gibi günümüzde CHP’de ATATÜRKÇÜLER; kapı dışarı…BÖLÜCÜLER; baş tacı…
Daha BAYKAL döneminde; CHP’nin okları kırıldı teker, teker…O günlerden beri YENİ-CHP’ye kim kanar?... Ve onlar; türban da takarlar, çarşafa da dolanırlar, halk dalkavukluğu için tekke de, zaviye de açarlar…Yeter ki koltuklar boş kalmasın TBMM’nin muhalifler mevkiinde…
YENİ ayracı içine alınan MHP ve CHP sayesinde; ülkeye ne tuzaklar kurulur, ne yiğitler vurulur, ne söğütler devrilir de bu yenilikçiler hiç tınmaz…
Yazalım ne var, ne yok seçim öncesine… Gerçi yazsak ne olacak ki?...Bu YENİ ön adlılar; hiç mi hiç utanmaz, arlanmaz, aldırmaz…Demezler ki bu aldırmazlık bizim kimliğimize yakışmaz…Demezler ne yazık ki…Ama meydanı boş bulanlar neler, neler demediler ki ?…

Örneğin; “Diyeceğimiz o ki, *millet* kelimesinin Türkiye’deki yaygın kullanımı Arapların halk veya toplum yerine kullandığı “ümmet” kelimesi anlamındadır ve dolayısıyla *Türk Milleti* denilebiliyorsa *Türkiye Milleti* de pekâlâ denilebilir ve hatta ikincisi birincisinden daha münasiptir.” içerikli yazılar yazar Esra Elönü ...
Ve siz YENİ ön adlı MHP’liler ve CHP’liler ya da NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE söylemiyle yurtdaşlık savında olanlar her birimiz; Öztürkçe ULUS, BUDUN kavramından uzaklaşırsanız...Böyle ÜMMET'e bağlarlar ATATÜRK CUMHURİYETİ'nin yurtdaşlarını... Siz daha hala umursamazca olan bitene aldırmayınız…

Nereye gidersen git, ne dersen de; her şey boş…Boşvermişler doldurmuş her yöreyi, her köşeyi…

Bunca yıldır gaflet ve delalet içinde uyuyan...Osmanlı gibi azametle kükreyip, gücüne güvenip rehavete dalan...Yurtseverlik, devrimcilik, çağdaşlık söz konusu oluncaMangalda kül bırakmayan halkım...Yaşanan bu karşı devrimin oluşumundaVarsa bir oy'un...ya da görüp de sesiz kaldığın bir oyunUnutma; bu yaşananlardan dolayı sen de suçlusun...
İçeride yaşanan yarışma, sözel çatışma bir yana...Birazcık da dışarıya, ülke dışına bakarsak... Orada da ortalık pek iç açıcı değil...
BOP dediler; olmadı…ESAD dediler, ESED dediler; adamı bir türlü CESED edemediler…Hızlarını alamayıp; en sonunda bir mezhep kavgasının fitilini ateşlemek üzereler…Maksat MUHABBET değil, illa ki MUHAREBE olsun istiyor şu kan içici emperyalistler…

Şİİ-SUNNİ Savaşı çıkartılmak isteniyor ya iki İslam devleti arasında...Acem'in arkasında Rusya, Suudi'nin ise Amerika... Bu iki kan içicinin de ellerinde oynattıkları bu iki kukla; ola ki savaşa tutuşursa sayalım bakalım kaç kuş vurulur bir taşla?...
1. İslam dininden olanların; mezhep kavgası nedeniyle çıkan savaşta ölenlerin, kukla oynatıcıların indinde mezhepleri değil, dinleri önemlidir. Bu savaşta çoooook sayıda İslam inançlılar ölecektir/ölmelidir.
2. Savaşkan İslamlar'ın emrine, kuklacılarının silahları amadedir, kullanımına sunulmuştur, elbette ki parası karşılığında...Silah tüccarlarının ülkelerinin GSMH'sına katkılarından dolayı ülke ekonomileri de rahat bir soluk alacaktır.
3.İslam dinini karalama kampanyaları daha da artacaktır; mezhep nedeniyle birbirini boğazlayan müslümanları görün işte; ne kadar da caniler, vahşiler, yobazlar denecektir. Sanki İsa'nın çocuklarının arasında; Ortaçağ din savaşları yaşanmamışçasına yapılacaktır bu yorumlar ve bu yorumların sonucunda da azalacaktır İslam dinine katılımlar diye düşüneceklerdir o kuklacılar.
4. Elbette ki GDO'lu ürünler, domuz gribi, her türlü hastalığın garibi ile yavaş, yavaş uzun bir sürede insanları, özellikle de ötekileştirilenleri öldürmekle zaman harcamak yerine, "iti, ite kırdırma" girişimi olarak da tanımlanabilecek bir mezhepler arası savaşı kışkırtmakla Dünya nüfusunda epeyce bir azalma olacaktır...Ve bir de bu savaşa Ortadoğu'daki diğer İslamik devletler de bulaştırılırsa...Tam katliam, tam temizlik, tam arındırma; Dünya nüfusundan İslamikler'i delete... İşlem tamam, gerçekleşmiştir işte ; İlluminati'ye hizmet…Ve bu ortamda Ülkemiz; hep olduğu gibi, yine tek başına, yine yalnız, yapayalnız...Bu durumda; güçlü bir devlet iradesi için, güçlü bir yönetim...Öyle reklam cıngıllarından ARNAVUT'a, KÜRT'e ya da ÜMMET'e tatlı sözler söylemek yerine...Ola ki düşersek bir savaşın ortasına; buna ilişkin ne yapabilirsiniz yönetim erkini elinize geçirdiğinizde, ne güvence verebilirsiniz bu ülkenin yurtdaşlarına?...Birazcık da onlardan da söz edin, edin ki bizlere... Bizler de güven duyacağımız bir partiye oy verelim içimize sindire, sindire...Kesmece karpuz seçmiyoruz ki soframıza...Geleceğimize oy vereceğiz şu kan, ateş, ölüm kusan Ortadoğu bataklığının hemen kıyıcığındaki ülkemizde...