Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Seçim ve başarının sırları

  • 06 Nisan 2019 Cumartesi


Sonunda seçimi geride bıraktık. Sizleri bilemem ama benim kafam şişti ve allak bullak oldu. Üstelik bu seçim çalışmaları hiç tanık olmadığımız bir tarzda yapıldı. Dilin kemiğinin kalktığına şahit olduğumuz ve saygının ortadan kalktığı bir düellonun ardından yeniden dünyaya gelmiş gibiyim. Yediden yetmişe parti ayırmadan seçmenin tamamının yaşadığı olumsuzluk olarak görüyorum.

Her şey bir yana, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu seçimde gösterdiği başarıyı alkışlamak gerekiyor. Tüm yüreğimle kutluyorum. Halkın tüm kesimini güzel bir anlatım ile çalışan adaylarımız, sonunda her kesimin aynı düşünceler etrafında toplanmasını sağlayarak, başarıya ulaştılar. Seçim öncesinde sürekli dile getirdiğimiz gibi, seçmenin büyük sıkıntılar yaşadığı sosyal ve ekonomik alandaki olumsuzlukların seçime damgasını vurduğunun altını çizmekte yarar var. Bazılarına göre bunu ayırmak isteseler de, işsizlik, ekonomik çöküntü ve değerlerimizin yok oluşu bu işin baş sebebini oluşturmuştur. Bununla birlikte, sıkıntıları yaşayanların yanında onlardan rahat bir yaşamı kusursuz sürdüren Suriyelilerin bu seçimde yaşanan etkenlerin belki de en olumsuz olanıydı diye düşünmekteyim. Üretici toplum zihniyetinden ayrılarak, tüketici toplum zihniyetine yönelmemizin verdiği sıkıntıların yansıması ise başlı başına büyük bir sorun olarak seçmenin karşısına çıktığı inancındayım.
Seçilen tüm belediye Başkanlarını gönülden kutluyorum. Yaptığım araştırmalarda, birçok il ve ilçelerde seçime girerek kazanan bazı adayların, partisinin tüzüğünü unutarak, ondan uzaklaştığını izledim. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüzüğüne göre ve partinin ambleminde yer alan altı okun anlamını henüz kavrayamadığımızın altını açıkça çizmek isterim. Seçimin kazanma başarısının ardından halka hitap eden başkanlardan bazısının, parti tabanı dışından gelen oylar için popülist yaklaşımlarının hiç yakışmadığını söylemekte yarar var. Eğer bu seçmen önceki yönetimdeki olumsuzlukları bilerek değişime gittiğine göre, seçimde alınan başarı sonucunda seçilen başkandan elbette değişimin yapılmasını isteyecektir. Yoksa seçime ne gerek vardı diye sorgulamakta haklıdır. Sosyal yardımın ne olduğunu bilmeyen, kültürü anlamayan, kişileri ayrıştıran bir zihniyetteki kişiyi ben yeni başa getirdiğim bir başkandan değiştirilmesini istemek gibi doğal bir isteğim olmalıdır. Ben onun için size oy verdim. Büyük şehirlerin alınması kadar güzel bir cevap veren seçmen, sosyal sıkıntılarının dili olmuştur. İşsizliğin dili olmuştur. Kazanmamış olsa da başa baş olan bir seçim sonucuna göre yine sıkıntısını iyi anlattığının ve dikkat çektiğinin kanıtıdır. Herkese hayırlı olması dileğimle.