İlter Gözkaya Holzhey

Tüm Yazıları


Seçim Hakkı

  • 22 Haziran 2018 Cuma


Yurtdışı Türkleri Türkiye’de yapılan seçimler için çok geç hakkını aldı. Üç ay oturma şartı olan Avrupa Birliği üye ülkelerinden gelenler Almanya’da seçebiliyor. Halbuki büyükana ve babaları bu ülkede çalışmış, yaşamış ve burada doğan Türk gençlerine seçme hakkı verilmedi. Yani ömründe ilk defa seçen gençler var. Vatandaşlık şahsa aidiyet duygusu verir, hakkı olanın görevi de vardır.
Avrupa’da yaşayan Türklerin çoğu yönünü Türkiye’ye dönerek yaşamasında nedenler sıralanabilir.
Adı ve dini sebebiyle toplumda dışlanan bu azınlık grubu itilmiş, o yöne dönmekten başka çare göremiyor. Bir kısmı protestini bilinçsiz olarak seçimde gösteriyor.
Akraba ve hatta çekirdek aileden Türkiye’de yaşayanlar var. Türkiye’de yatırım yapmış, yazlık alarak tatillerini orada geçiriyor. Avrupa’da müslümanların yaşaması gün geçtikçe zorlaşıyor.
Türkiye’de yaşanan sosyal ve siyasal sorunlardan dolayı akraba ve yakınlarının geleceği için seçimleri önemli bulan, ama kendi geleceğini Avrupa’da gören, arzu eden büyük bir kesimde var. Türkiye Avrupa Birliğine üye olmasa da demokrasisi gelişsin, Avrupa seviyesinden her yönde geri kalmamasını arzu ediyorlar.
Politikada seçimle hayatında, seçme ve seçilmenin önemi hakkında düşünmeye, bilinçlenmeye sebep oluyor.
Bireyin evlilikte seçme ve seçilma hakkını kullanması gündeme getirilmeliydi. Yetişkin olma yaşıyla son kararı gençler vermeli, bazı ailenin verdiği kurallar yüzünden sevenleri ayıran aile fertleri unutulmaz. İyilik yerine gençlere kötülük yapmış olurlar.
Taptığı işe hobi olarak başlayıp, meslek edinmiş olanlar mutlu insanlardır. Sevdiği işi yapıyorlar, bunların çoğu sanat dallarında rastlanıyor.
Mesleğini anne ve babanın etkisi ile seçenler de seçmede zorlukla karşılaşmamışlardır.
Birey yaptığı işi severek yaparsa bütün bir aile huzurlu yaşar. Huzurlu olan insan sağlıklı ve mutlu olur. O halde gençleri meslek seçiminde elbette yönlendirmeli, ama zorlamamalıdır.
Sevdiklerine hediye seçmek de öyle görüldüğü gibi kolay değildir. Çocuklara belirli bir yaşa kadar oyuncak almak, seçme kolaydır. Doğum günleri, karne alınca hediye yerine para vermek kültürümüzde olumludur. Çocuk biriktirmeyi, böylece daha kalıcı ve kullanışlı hediye almayı öğrenir. Düğünlerde salonun kirasını ödeyen, veya mobilya alanlar mutlu olurlar.
Arkadaş seçimi bir öğrencinin başarısına kötü etki eder. Okulu sevmeyen, hatta zaman zaman okuldan kaçan biriyle arkadaş olursa, o da kötü yola düşebilir. Boşuna atasözü olmamış.
Bana arkadaşını söyle, sana nasıl bir insan olduğunu söyleyeyim. Üzüm üzüme baka baka kararır.
Öğrenci mümkün olduğu kadar ya aynı başarı ya da kendisinden daha iyi olanla arkadaşlık yapmalı.
Çocuğa arkadaşıyla görüşmede yasak koymak tam ters etki yapar. Bu nedenle arkadaşının ailesini tanıma yasağa sebep göstermeyi kolaylaştırır.
Alman toplumu konuk etmek istediğini kendi seçer. Cenaze merasimine dahi davetiyesiz gidilmez. Türk toplumunda ise konuk gideceği aileyi, arkadaşı seçer. Zaman zaman kırmamak için misafir kabul eder, hayır demede zorlanır. Her aile yazlık alamadığı için bazan sitelerde istenmeyen konuk ağırlanıyor. Bunun tersi de oluyor, eşi ve çocuklarıyla yalnız kalmaktan sıkılan bilhassa erkekler hep konukları olsun istiyor. Bu durumda kadınlar mutfaktan çıkamıyor.
Televizyon yayınlarında ve internet seçimi çok küçük yaşta hem evde, hem de okulda öğrenilir. Okullarda ders konusu olduğu gibi, derslerden sonra seçmeli çalışma saatlerine ilgi gösterilmelidir. Zira doğru öğrenilmezse alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi çocuk ve gençlerde bağımlılık yapar.
Kitap seçimi çok küçük yaşta öğrenilirse, zaten ileride çocuk televizyon ve internet kullanımında seçici olur. Gerçek hayattan uzaklaşmaz.
Seçme yöntemi olmadan, Dünya’ya demokrasi idaresi gelmeden önce babadan oğula geçen krallık ve imparatorluklar yıkılmadan çok önce, antik çağında filozoflar değişimin gerektiğini utopi olarak düşünmüşler. Moda çabuk ilerler, fakat düşünce değişmesi zaman alır. Utopinin gerçek olmasına kadar yüzyıllar geçmiştir. Demokrasiye geçişte savaşlar yapılmış, çok can ve kurban verilmiştir.
Zamanımızda demokrasi zor günler geçiriyor. Bunun farkına varan halk seçimlere daha fazla ilgi gösteriyor. Devleti idare edenler seçimle idareyi alıp, halkın sesini dinlememeye başladı. Yalnız seçim demokrasisi olmasını istemeyen halk, söz ve muhaliflerin hakkını almak için sokaklara dökülüyor. Sokaklara çıkanların bazıları demokrasiye karşı, ırkçı olunca demokrasiye sahip çıkanları uyarıyor. Karşıt yürüyüşler Avrupa’da politikaya, hatta yerküremizin idaresine etki ediyor.
Her oy kıymetlidir, önemlidir. Seçilen bir yiğit önce o ülkeyi sonra Dünya’yı değiştirebilir.
Hoşça ve seçimlerinizde dikkatli kalın!


Seçme ve seçilme konusunda okuduğum dergi:
Das gute Teil erwählt, Himmel und Erde, evang. Gemeindezeitung, Juni 2018, Nr. 5