Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Seçim geliyor ganimetler kapıda

  • 22 Ekim 2018 Pazartesi


Aklı başında insanlar hep aynı şeyi düşünüyor. Neden hep seçim zamanında kesenin ağzı açılıyor diye. Evden çıktığımda en az on kişinin aynı tarz sorularını duydukça, ülkenin ne halde olduğunu hissediyorum. Bu ülkenin tek önemli sorunu bence geçim sorunudur. Geçim sorununda her kes sorunları dile getiriyor fakat başka bir sorun din üzerinden dile getirildiğinde, insanlar dini inançları nedeniyle korkuyor. Bu da farklı bir tesir yaratıyor. Aslında konuya vicdani değil de, akli olarak yaklaşılsa, olay kendiliğinden çözülecek.

Seçim zamanının en önemli konusunu oluşturan konunun bence, yaşam mücadelesi verilen yerlerin, evlerin ve konutların, kaçak yapıların affı geliyor. Özellikle bu tür rahatsızlığın en önemli odağını İstanbul ve büyük şehirler oluşturuyor. Sen kalkıp yıllardır ülkede yaşanan çarpıklıklar diye hitap ederken, diğer taraftan af çıkarırsan, insanların bu işi devamlı yapmasını sağlarsın. Ülkenin ekonomik gidişi buna fazlasıyla müsait. Ben imar affına karşıyım. Neden diye soracak olursanız, devletin onca arazisi birilerinin keyfi nedeniyle peşkeş çekiliyor. Ardından ise hakkı olmadan kavuştuğu bir yer için bedavadan hak iddia edenler.
Bu ülkede iktidar kadar muhalefetin önemini bir türlü anlayamayan bir toplum bulunuyor. Geçmiş seçimlerde seçim öncesinde yapılan çalışmalarda, emekliye, dar gelirliye verilmesi istenen ikramiye için ağız burun kıvıranlar, bu iş olmaz diyerek insanların nabzını sabır ile ölçenler, şimdi seçim zamanı geldi diyerek, maaşlarına ilave olarak ek bedel sunmaları, bence haksızlıktır. Bu bedeli haksızlıktan ziyade ben, ihtiyacı olanlar için iyi bir destek diye nitelendiriyorum ama, iş siyasi olarak düşünüldüğünde çoğu kişinin cebi ile fikrinin birbirine karıştığı bir ortam olarak görüyorum. Bir önemli konu ise, seçim zamanında yapılan bunca harcamanın sanmayın ki acısı çıkmayacak. Size verilen beş kuruşun bile hesabı, yeni vergiler, yeni ödenekler olarak size geri dönecektir. Yeni yıla girildiğinde, yollar ve köprüler zamlanacaktır. Seçim sonrasında ulaşım bedelleri artacaktır. Yakıta zam gelecektir. Cezalar artacaktır. Harçlar fazlasıyla artacaktır. Ekmek artacak, su artacak, her türlü gıda artacaktır.
Bunlar olmaktansa, vicdanen olması gereken, insanlara yapılan ile yapılacak olanların dengesini meydanlarda dürüstçe onlara anlatmaktır. Gelecek günleri o vicdanına göre değerlendirerek sandığa gitmesi gerekir. Seçimdeki yüzdelere değinmek şimdilik erken görüyorum. Partiler arasındaki dağılıma daha sonra değineceğim. Fakat bu seçimin oldukça çetin geçeceği görüşündeyim. Çetin geçmesi oy kaygısından değil, sandık kaygısından kaynaklanıyor. Eğer normal şartlar elverdiğinde yaşananların insan haklarına eş değer gerçekleşirse, bu demokrasiye kazanılan bir güç olarak karşımıza çıkacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.