Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Seçim Broşürleri

  • 19 Mart 2019 Salı


Renk renk, tomar tomar...
Her ebatta, boy boy...
Özenle hazırlanmış, hiçbir ayrıntı atlanmamış.
Ve de milyonlar milyonlar harcanmış.
Seçim broşürleri her seçimde siyasi partilerin ve adayların olmazsa olmazı. Adaylar onlarla görücüye çıkıyorlar, “Alanda ben de varım” demeye getiriyorlar. En ücra köşedeki muhtar adayı bile seçim broşürü bastırmayı gerekli görüyor.
Seçim broşürlerini seçim süreci boyunca her yerde görebilirsiniz; seçim bürolarında, kahve masalarında, pazar tezgahlarında, hatta sokaklarda.
Peki, adaylarca bu denli önemsenen seçim broşürleri yeterince dikkate alınıp okunuyor mu?
Hayır, okunmuyor. Hatta hiç okunmuyor, seçmen eline tutuşturulan broşürü şöyle bir evirip çeviriyor, sonra münasip bir yerde onu kaderiyle baş başa bırakmak niyetiyle katlayıp cebine koyuyor. Ve hatta kendisine uzatılanı belli belirsiz bir hoşnutsuzlukla alıyor; bu geçim sıkıntısı ortamında tonlarca paranın bunlara harcanmasına razı değil. Nihayetinde milli servet.
Broşürlerde yazılıp çizilenlerle, not düşülen vaatlerle seçimin gündemi çakışmıyor. Vatandaş orada yazılanların bir göz boyamadan ibaret olduğunu tecrübesiyle tekrar tekrar yaşamış. Bundan ötürü broşürlerin içeriğine değer vermiyor.
Gerçekte de öyle oluyor; seçim probagandaları vatandaşa hizmetten, ülkeye yatırımdan daha çok yurttaşı avlamaya yönelik siyasi temelli ayrımcı söylemler üzerine kuruluyor. Seçim süreci boyunca öyle bir sapma yaşanıyor ki, broşürlerdeki renkli hizmetler bir ‘seçim hatırası’ olarak maziye aktarılıyor.
“Söz uçar, yazı kalır” derler de, bu söz seçim broşürleri için geçerli değildir. Kapitalist sistemde seçimler bir reklam kampanyasıdır, seçim broşürleri de bu kampanyanın ana unsurlarından birisidir. Bu, böyle biline.