Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Satranç…

  • 07 Nisan 2018 Cumartesi


Harp okullarında satranç dersi en temel eğitimlerin başında geliyor.

Niçin?
Çünkü savaş sadece top-tüfekle kazanılmıyor.
Tabii ki, yürek-moral-teknoloji önemli…
Ama asla yetmez!
İlla ki satranç oyununu bileceksin.
Olabileceklerin hepsini –eksiksiz- hesaplayabileceksin…
Her karşı hamlenin stratejisini kavrayıp, çözümünü sahaya yansıtabileceksin.
Bilindiği gibi satranç çok yönlü bir oyundur.
Savaş ise, çok çok, [daha daha] çok yönlü bir gerçek…
Yani bir oyun değil.
Kişisel hırsların tatmin platformu hiç değil.
İnsanların hayatları pahasına sürdürülen çıplak ve keskin bir realite.
Dış siyasetteki diplomatik ağırlığınız, inandırıcılığınız ve en önemlisi “haklılığınız…” asıl silahlarınızdır.
Bu silahların doğru ve zamanında kullanılması ise, ayrı bir önem taşıyor.
Tüm ömrünü savaş meydanlarında geçiren başkumandanımız ne diyor:
- Ancak, ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir.
Doğrudur ama…
Ulusun hayatı tehlikeye girdiğinde de temel amaç bu tehlikeyi savuşturmakla sınırlı olmalıdır.
İşte bu noktada elimizdeki en temel silah, satranç oyunundaki ustalığımızdır.
Kurmaylık yeteneğimizdir.
Tüm koşulları, zamanın mekânın içeriğinde öğütme bilgi ve becerimizdir.
Dış siyaset, diplomasi mahareti bu “oyun”un en önemli unsurudur.
İşte… Bütün bu unsurlar yan yana geldiği zaman, bütün bu unsurları yan yana getirecek insan malzememiz eksiksiz var olduğu zaman başarı gelebilir.
Yani zafer!
Yani ulusun yaşamının tehlikelerden uzaklaştırılması…
Yani, huzur içinde bir toplum, tam bağımsız, gerçek demokrasi ile yönetilen sosyal hukuk devleti, ancak o zaman dünya düzleminde saygın yerini alabilir.
Haklılık yetmez…
Ordunun gücü her zaman kâfi gelmez.
İllaki, kurmaylık!
Ve mutlaka at-fil-vezir ve piyonların uyum-zeka-tecrübe-sağduyu-sabır beşgenini yönetecek yetenekli bir lider kadro…
Gerek ve şarttır!

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com