Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Şansın böylesine

  • 23 Nisan 2019 Salı


Çocukluğumdan beri hep hayal edip durmuşumdur. Kim bilir kaç kişi aynı bu ülkede benim gibi düşünüp, ne zaman zengin olacağını hayal etmiştir. Bu işi hayal etmeyen bence yok denecek kadar az. Şans oyunlarından para kazanıldığını öğrendiğim yaşlarda, her bilet alışımda o gün çekilişe kadar her seferinde kurduğum hayaller birbirinden güzeldi. Kazanacağım o parayla yurt dışı gezisi, büyük bir translantik ile dünya turu, şahane bir otomobil hep düşlerimi süsledi. Yaşım ilerledikçe de bu giderek arttı. Çocuklarım büyüdü evlendiler, bendeki bu sevda hiç tükenmedi. Her çekilişin sonunda da “hay senin gibi çekilişin şansın” diyerek moralimin bozulduğunu da iyi bilenlerdenim.

Çocuklarıma yılbaşı öncesi aldığım biletleri göstererek, bu sefer iş tamam. Şahane bir tatil yöresinde bir otel alıyorum. Bahçesinde tek katlı çiçek bahçeli lojmanları olan bir otel ve çocuklarımın yönetimde olacağı bir şirket ile oteli başlıyoruz çalıştırmaya. Hatta seri numarası aynı olan üç adet jeep alıyorum. Biri benim. Diğerleri çocuklarımın. Hatta gelinim bir ara bana takılarak “baba ya, bu arabaları sen beşe çıkarsan. Gelinlerini unuttun galiba dediğinde, fikrimi değiştirip onun dediği gibi söz vermiştim. Bu güne kadar ne oldu söyleyeyim mi? Hüsran ve hep hüsran. Sadece çabalayıp kazandığımız paralar ile ve rahmetli babamın anneme bıraktığı maaşı ile birleşerek şimdi oturduğumuz yazlığı aldık. Hayalimde bu da vardı. Ben emekli olacağım ve burada kendimi oyalayacağım işlerle uğraşıp emekliliği yaşayacaktım. Daha güzeli oldu. Kitaplarımı bir biri ardına burada Ege’nin güzelliğinde yazma şansına eriştim.
Benim gibi şu koca Türkiye’de kim bilir kaç kişi hayal kurarak yıllarını tüketti. Benden farklı mıydı düşünceleri bilinmez ama, çocuğunu okutacak kadar para, onların binebileceği kadar küçük bir araba, oturacakları kadar bir daire için hayal kurdular. Ne hikmetse onlara da çıkmadı bu şans. Hep çekilişten sonra düşünürdüm, ya bu para bana ne zaman çıkacak diye. Herkes düşünürdü bu para lazım çünkü. Bu işi nasıl becerdiler bilmiyorum ama ortaya atılan şaibeler çok büyük. Çıkan paralar ve şaibeler hakkında henüz ne ses var ne seda. Demek ki, var böyle bir şey ki ses çıkmıyor. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz misali. Son yılbaşı çekilişinde çıkan yüklü paranın kimde olduğu bile bilinmiyor. Ses verse insanlar rahatlayacak ama yok maalesef. Biz bu gidişle daha çok hayal peşinde koşarız. Çok su kaldırır bu konu. Durun bakalım ucundan hangi çapanoğlu çıkacak.