Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


SANCILI EĞİTİM ÖĞRETİM YILI…

  • 20 Eylül 2020 Pazar


2020-2021 eğitim ve öğretim yılı sancılı başlayacak,
COVİD -19, 2020 yılını dünyanın burnundan getirdi, bu yıla kadar insanoğlunun geçirdiği Pandemi’ lere benzemeyen bir salgın.Tarihi gelişmeleri incelediğimizde yüzyılların 20.yıllarında Dünyamız hep bir salgın yaşamış ama bu yılkine benzememiştirBu seneki salgın geçmiş salgınlara şapka çıkartmış,
Pik yapmadan tekrarlamış,
Pik yapılan yerlerde de ikinci dalgalar daha güçlü saldırmışa benziyor,
Belki de bu salgını yönetenlerin beceriksizliği midir nedir bilinmez.
Gelelim ülkemizdeki Pandemi’ ye,
Ülkemiz bu salgını çok kötü yakalanmış,
Ülke Keyfi bir yönetimin emrinde çökmüş bir ekonomi ile boğuşurken yakalandı,
Çıkmaz bir sokak’ a girmiş bir insanın şaşırıp Duvarlara tırmanması gibi ne yaptığının bilincinde olmadan,
Bilimin emrinde olacağı yerde bilimi emrine alarak yönetmeye kalkmasından sorumlu bir yönetimin etkisiyle bu günlere geldik. Ülke halkı perişan vaziyette, “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana” durumunda işsizlik bir taraftan, dışa bağımlı ekonomi bir taraftan, çökmüş bir TARIM’ dan dolayı AÇLIK kapıya dayanmış vaziyette iken SALGIN tekrar atağa geçmiş,
Ne acıdır ki ülkeyi yönetenler ne yapacaklarını şaşkın vaziyette gerçekleri halktan saklamış durumdalar,
Örnek mi “ Oruç Reis Antalya limanına bakıma çekildi” yalanını sayın Cumhurbaşkanının açıklamasından gerçekleri öğrendik, zaten gerçek buydu ve halk inanmamıştı bakıma çekilme yalanını.
Peki bu devleti yönetenlerin açıklamalarını bu halk nasıl inanacak,
Şimdi de Milli Eğitim Bakanı her türlü tedbirleri aldıklarını ve bu kapsamda Okullarımızda yüz yüze eğitim öğretim 21 Eylül’de başlayacak açıklaması gereğince okulların ne kadar güvenli olduğunu inanalım,
Bir öğretmen olarak okulların kapalı kalmasını yüreğim ne kadar yetmiyorsa ve çocuklarımızın Okullarından ve de öğretmenlerinden uzak kalmalarını yüreğim kabul etmiyorsa da bu sevdadan öteye öğrencilerimiz yüz yüze kalacakları salgın tehlikesini de vicdanım ve yüreğim yetmiyor.
Düşünebiliyor musunuz Anadolu’mun ücra köşelerindeki okullardaki öğrencilerimiz Taşıyıcı olarak salgını bulaştırıcı olmaları ve salgının bir parçası olmaları ne acıdır biliyor musunuz, Hatta bırakın Anadolu’yu,
Başkent Ankara’da, Kayseri’de, Konya’da, İstanbul’ da ve hayır ,hayır Didim ‘de bile,
Nasıl önlem alınacak bulaşı,
Aşı yok,
İlaç yok,

Hastane yok
Hatta, hatta sağlık personelimiz yok,
Hele birde MHP liderinin aklına uyup TTB kapatılır da Hekimler istifa ederlerse, sağlık sektörümüz temelli çökerse sonumuz demektir,
Bence içimiz yansa da, yüreğimiz kan ağlasa da
Öğrencilerimiz bir yıl okula gitmeseler dünyanın sonu gelmez ama Ülkenin sonunun gelmesini önlemiş oluruz belki, salgının bulaşışını daha da öteye alınan sert önlemler gereğince durdurmuş oluruz.
Ben olsaydım eğer, öğrencilerimin bir yılını feda eder tıpkı 1915 deki Çanakkale savaşındaki gibi, “İstanbul Tıp mezun vermedi, dünyanın sonu gelmedi ama ÇANAKKALE geçilemedi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu”…
Belki okulları açmaz, çocuklarımızı bu salgında taşıyıcı olarak kullanmayarak katı tedbirlerle 2020 CORONA “COVİD 19” salgınını önlemiş oluruz.
Devleti yönettiklerini söyleyen pek sayın siyasi irade bir daha sağlıklı düşünüp ülkenin gerçekleri göz önünde tutularak Milli Eğitim politikalarınızı gözden geçirip Okulların açılmasını bir avuç Özel okul patronlarını kurban etmeyiniz…