Selma Erdal

Tüm Yazıları


Sanal Ortam

  • 27 Nisan 2019 Cumartesi



Televizyon kanallarında, özellikle de magazin programlarında konuşan artizi, mankeni, şarkıcısı;genellikle takıntılı ve de öfkeli sanal ortamda kendilerine yönelik eleştiri yapanlara...Gerçi övgüler düzenler olduğunda onlara tepkileri yok da ah yok mu o eleştirenler!...Oysa sanal ortam, internet üzerinde yaratılan kamusal alan; o çok özendikleri, yıllarca destekledikleri, şiddetle içinde olmak istedikleri küresel toplumun bir ürünüdür sanal kamusal alan...Artık sokakdaki adam ya da madam; sanal ortamdan eleştirilerini, düşüncelerini, görüşlerini paylaşıyor ki bunun adı açık toplum...Gerçi açık toplum kavramının olumsuzlukları da var ama toplumun tepkisini ortaya koyması için de "sanalda da olsa" bal gibi de demokratik bir mekan...Geçmişde gazete, dergi yazılarıyla, ilanlarıyla ve haberleriyle;istendiğinde hükümetler bile düşürülürdü.Şimdi öyle mi?...Halkın tepkisi; anında, internet ortamında, birilerinin manüple etmesine gerek kalmadan,herkes düşünceleriyle sanal kamusal alanda yayında...Üstelik de zaman ve mekan sınırlaması olmadan; her an, her yere ulaşılabilen bu dünyada, sanal kamusal alan, bir zamanlar "dördüncü kuvvet" olarak tanımlanan "yazılı ve sözlü ya da görüntülü" basının pabuçlarını dama attı çoktandır.Ve en önemlisi de "topal ördek" beklentisiyle, İBB'de CHP'li başkanı çalıştırmak istemeyenlerin de heveslerini kursaklarında bıraktı, İBB Meclisi çalışmalarını internet üzerinden canlı, canlı halkla paylaşılınca...İşte bunun adı da demokrasi; hem de bal gibi, ama sanal kamusal alanda sergilenen türünden...Eski Yunan'dan esinlenip de bu uygulamaya "sanal agora" da diyebiliriz kanımca...Ne güzel oldu değil mi?...Kim uyuşturucuyla savaşmak istemiyormuş bakayım?...İBB Meclisi internet üzerinden yayında, meclis üyeleri halkın karşısında...Kim AKBİL mi, HALKBİL mi her ne ile adlandırılacak olsa da; ulaşım giderlerini indirmek istiyorsa 50 liraya, gel de karşı çık sıkıyorsa?...Ama halka dalkavukluk etmek amacıyla AK-muhalefetden öneri gelirse 40 lira olsun diye...Kör istedi bir göz, Tanrı verdi iki göz denir buna...Sonuçda hizmetin en iyisi, verimlisi, karlısı, halkın çıkarına...Daha ne olsun?...Bundan iyisi; Şam'da kayısı demeyiz biz,Malatya'nın kayısısı varken, bu da böyle biline...Sanal kamusal alan hep var olsun, ama o toplantıları internet üzerinden yayınlama kararı alan başkan İmamoğlu; hem var olsun, hem de başarılı olsun.Darısı Didim halkının başına...Böylesi bir uygulama pek yakışır Didim yerel yönetimine de...
Sanal ortam, sanal kamusal alan demişken...Genelde yeniliklere, değişimlere, çağdaşlığa ayak direten toplumsal yapımız; aman nazarlar değmesin, pek sevdi sanal ortamı, sanal kamusal alanı...Kimsecikler kahve köşelerinde siyaset yapmak için kendini paralamıyor, çoğunluk sanal ortamda, aklının erdiğince düşüncelerini paylaşıyor, gerçi bazen de sınırlarını aşıp ya da duracağı yeri bilemeyip bazen kendini, bazen de başkalarını yaralıyor (gönül kırmak anlamında değil, TCK 299 kapsamında kafaların kırılabilmesi bağlamında)...Her ne tür olumsuzluk olsa da...Yine de sanal demokrasi, sanıldığı gibi hiç de yalan demokrasi değil. Daha dünlere kadar "tepkisiz" olarak tanımlanan toplumsal yapımızın gelişiminde olumlu işlev gören bir olgu...Herkesin bilgi alma, bilgiye ulaşma ya da bilgisini paylaşma hakkı var. Ve elbette Anayasamız ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi çerçevesinde "düşüncelerini açıklama, paylaşma hakkı" da var.Sanal kamusal alan; Eski Yunan'da varolan, AGORA'nın sanal uyarlaması...Üstelik Eski Yunan'da olduğu gibi yalnızca "asil erkeklerin konuştuğu" bir alan da değil.Varsılı, yoksulu...Erkeği, kadını...Bileni, bilmeyeni...Kimin varsa söyleyecek sözü; döküyor içini...Bununla birlikte; izlemek, gözlemek, öğrenmek amacıyla eğer istenirse sanal ortamda yabancı dil de, öğreniliyor,üniversite öğrenimi de yapılıyor, eğer ilgi duyuluyorsa İBB Meclis toplantısına da katılıyor kişi...Yeter ki yaşanan bu demokratik tutum ve davranışlar; rahatsız etmesin sansür hazretlerini...Ülkeye sanaldan başlayıp, gerçek kamusal alana da yayılan bir demokrasi geleneği yayılıp,yerleşirse...İşte bu da bal kaymak olur bu ülkede...
Kuşkusuz sanal ortamı kötü amaçla kullananlar da var ama biz her an;iyi niyetli örneklerin, eylemlerin, tutum ve davranışların, kötü olan ne varsa, onlarını yeneceğini umut edenlerdeniz.Dolayısıyla bilgi için, bilinçlenme için, toplumun yararı için bu ortamın kullanılmasından yanayız elbette...Sanal kamusal alan; bilginin paylaşıldığı alan...Eğer olursa bir soru soran; aklımızın erdiğince, yanıt da verenlerdeniz. Örneğin sanal ortamda birisi soruyor; "1 litre cola;4 lira, 2 litre cola; 5 lira...1 litre süt; 4 lira, 2 litre süt;niye 8 lira?" diye...Kendisini yanıtlıyoruz, aklımızın erdiğince:-Çünkü cola sonrası sağlık bozulursa; Amerikan ilaç firmalarının kadrolu müşterisi olursun, ama süt içersen sağlıklı olursun. Eğer sütü köylüden alıyorsan köylünü de desteklemiş olursun.İsterler mi böylesi bir döngüyü?...Yakında cola'yı zebil diye dağıtırlarsa; sakın şaşırma-ya-lımVe umuyorum ki sağlığını düşünen bir nesil yetiştirmek isteyenler çoğalır da "Çocuklarına cola içiren değil, köylünün sattığı sütü kaynatıp içiren anneler çoğalır ülkemizde...
Ve bu arada...Biz değerlerimizi yitirirken birer, birer; elin Amerikalısı 29 Nisan'da "komşuluk günü" kutlayacak...İşte geldi 29 Nisan; belki sizler de komşuluk günü kutlamaları yapmak isterseniz diye, anımsatmak istedim yalnızca...Çayları demleyip, börekleri pişirip, belki komşunuzla hoşça anlar yaşamak istersiniz, kim bilir?...Selma Erdal;Didim,26 Nisa