Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Sadaka ekonomisi

  • 24 Temmuz 2018 Salı


Üstteki başlık Özdemir İnce’ye ait. İnce ABC’deki yazısında yoksul kesime ilişkin bir fotoğraf çekiyor. Görüntü anlamlı ve utanç verici. Değişik adlar altında toplam olarak 16 milyon kişinin yardım aldığını saptamış. Bu yardımlar bu vatandaşların hakkı ama bu şekilde verilmemeli ve bu amaçla verilmemeli. Yardım etmek devletin tartışılmaz öncelikli görevi fakat, yardımdan önce vatandaşların insan onuruna yaraşır bir iş bulmalarına veya kurmalarınaöncelik verilmelidir.
Can Ataklı Özdemir İnce’nin saptadığı yardım kalemlerini şöyle aktarıyor:
1-2.1 milyon aileye yakacak yardımı,
2- 2 milyon öğrenciye eğitim yardımı,
3-681.000 eve gıda yardımı,
4-22.000 aileye barınma yardımı.
5- 29.000 kişiye konut yardımı,
6- Eşi ölen kadınlara yardım,
7- Asker ailelerine yardım,
8- Öksüz ve yetim yardımı,
9-Yoksul asker çocuğuna yardım,
10- 1 milyon çocuğa sağlık yardımı.
11-202.000 kadına sağlık yardımı,
12- 1.3 milyon engelliye ve yaşlıya yardım,
13- 508.000 kişiye evde bakım yardımı,
14- 1.4 milyon kişiye istihdam yardımı,
15-Köylüye seracılık yardımı,
“Haklı veya haksız olarak yardım alan, kimlerin neler aldığı ile ilgilenmiyor. Bu hoyrat çözüme sıkı sıkıya yapışıyor. Hatta bu konuda kazanabileceği sosyal haklardan bile vazgeçiyor:“Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) çatısı altındaki Anadolu’daki odalardan birinin başkanı, fabrikasına geçici işçiler aldı. Aldığı işçiler geçici de olsa onlardan evraklarını istedi. Kısa sürede sigortalarını yaptırdı. Bir süre sonra geçici işçiler fabrika sahibinin kapısına dayandı:
-Patron bizi neden sigortalı yaptın ?
-Yanlış bir durum mu var ?
-Bizi sigortalı yaptın, ekmeğimizi elimizden aldın.
-Nasıl yani ?
-Elimizde yeşil kart vardı. Ayrıca kömürümüz, gıdamız bedava geliyordu. ‘Yoksul maaşı’ bile aldığımız oluyordu. Sen bizi sigortalı yaptın, hepsi elimizden gitti.” (ABC Gazetesi.)
Ve Özdemir ince diyor ki; “SADAKA EKONOMİSİ AHLAK BOZAR.”
En iyi yardım, yardım alanın insanlığına saygı duyularak yapılan yardımdır.
Üretemezliği nedeniyle, üretenlerden pay almak, yaşamın her alanında üretemezliğe, yetersizliğe, itaate ve baş eğmeye yol açıyor. Bu gibi insanlardan özgür bir insan gibi davranması beklenemez. Böyle olunca da yaşamının yönetimini en güçlü olarak gördüğüne bırakır(!)