Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Projeler:

  • 06 Şubat 2018 Salı


“PROJE: Fr. İsim)”Değişik alanlarda önceden plan ve programa alınmış, maliyeti hesaplanmış, kurum ve kuruluşların yönetim organları tarafından onaylanmış, kısa ve uzun vadeye bağlanarak özel kurum veya devlet adına gerçekleştirilmesi kabul edilmiş bilimsel çalışma tasarısı.”
Sözlük projeye ilişkin kapsamlı bir tanım vermiş. Bu tanımın konumuzla ilgili olan kısmını aldım. Projeler kişisel olabileceği gibi, kurumsal veya devlet adına ve büyük ölçekli olabilir. Devlet eliyle uygulanan ve toplumsal diyebileceğimiz projeler var. Bu gibi projeler tüm vatandaşları çok yakından ilgilendirir. Bu projelerin bir kısmı uygulandı. Hava alanı, oto yollar, köprüler ve şehir hasta haneleri. Aynı kapsamda olan ve henüz uygulanmayan “Kanal İstanbul” projesi var.
Bu kadarlık bir girişten sonra, toplumsal bir proje nasıl olmalı sorusunu yanıtlamaya çalışalım. Bir proje yaşama geçirilmeden önce düşünce bazında gündeme gelir. Gündeme gelen konu en azından ilgili taraflarla en ince ayrıntısına dek irdelenir. İrdelenen projelerde gereklilik, uygulanabilirlik ve toplumsal yarar ön planda tutulur. Saptanan projenin yaşama geçirilmesi için yasal ve kurumsal güvencelerle birlikte yetişkin elemanlar ve bürokratik yapılanmalar oluşturulur.
Devletin harcında yer alan iradi katılımlı özgür bireylerin, ilk kaynaktan ve doğru olarak bilgilendirilmesi gerekir.
Projenin yararlılığının kitlelerce de benimsenmesi gerekir. Yararlılık sadece insanlar açısından değil, doğa ve öteki varlıklar açısından da dikkate alınmalıdır. Bazı haksızlıkların temelinde hiç irdelenmeyen fakat alışılmışlıklar temelinde hareket edilen “hak görmeler” yatmaktadır. Bu değerlendirmelerde belirleyici olan tür ayırımcı ve insan temelli yaklaşımlardır.
a-Finansmana katılacak olanların kararlara da katılmaları demokratikliğin gereğidir.
b-Proje doğa içinde yararlı olmalı. Bunun için konu ile ilgili kurumlardan ve sivil toplum örgütlerinden görüş alınmalıdır.
c-Öteki varlıkların yaşam hakkına zarar vermeyecek projeler tercih edilmeli veya gerekli önlemler alınmalıdır.
d-Proje, dünya insanlık ailesi için gerekli ve yararlı olmalı.
e-Doğru bilgilendirmeler eşliğinde katılımda “rıza” yaratılmalı.
f-Projeyi önerenlerin ve gerçekleştirecek olanların güvenirliğinin olması gerekir.
g-Proje onurluca gelecek kuşaklara aktarılabilir olmalı.
h-Bütün bunların oluşturulabileceği bir iklimin yaratılabilmesi için;
I-Düşünce ve ifade özgürlüğünün yanı sıra, düşünceleri doğrultusunda örgütlenebilecekleri bir ortamın yaratılması.
Şimdi olması gerekenlere bir nokta koyarak, uygulanan projelerden birine bakalım:
Avrasya tüneli için yıllık 25.6 milyon araç geçiş güvencesi verilmiş. Buna karşın 2017 yılında 15 milyon araç geçmiş. Verilen güvenceler nedeniyle devlet işletmeci firmaya 123 milyon lira ödeyecek(!)
Yukarıda olması gerekenleri sıralamıştık. O sıralananlar eşliğinde sorunu irdelersek; 25.6 milyonluk güvence hangi objektif ve bilimsel saptamalarla belirlenmiştir? Bu saptamaları yapan bürokratlar sayı saymasını bilmiyor mu? Aynı saptamalar öteki devlet, özel işbirliği ile yapılan projeler içinde geçerlidir. Bir hesapta bu kadar hata ancak bilerek yapılabilir ve bunu da ancak özel olarak eğitilmiş olanlar yapabilir.
Halkın sırtından kendi zenginini yaratmak, yandaşlarına kazandırmak hiçbir koşulda etik gözükmemektedir.
Kendi yararına olan bazı yatırımları ülke yararınaymış gibi göstermek büyük çoğunluğun zarar etmesine neden olabilir. Bu nedenle yaşananlar ve yaşatılmak istenenler olabildiğince tartışılarak ondan sonra karar alınmalıdır.