Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Petrol santrancında hangi köşedeyiz?

  • 30 Ocak 2018 Salı


ABD, Rusya, İran ve Türkiye… Evet, Suriye topraklarında askerleri bulunan her bir devlet, “Suriye’nin toprak bütünlüğü”den yana olduğunu söylüyor.


Bu temel ilkeyi savunuyorlar…

Suriye bağımsız bir ülke mi?

Şu anda üniter bir devlet olduğu bile şüpheli, büyük riskler taşıyor.

Bölgede IŞİD var: Azılı bir terör örgütü.

Bölgede PYD/PKK var: Ayrılıkçı birer terör örgütü.

IŞİD’i ABD kurdu.

Ama sonra küçük bir çalım: ABD şimdi PYD/PKK’nın arkasında… Silah, mühimmat, mermi, top, tüfek, para yardımı gırla…

Rusya, PYD/PKK üzerindeki egemenliğini yitirmemek için binbir takla atarak, ince siyaset güdüyor. Bir yandan da Esat’a yönelik: Hep destek/tam destek!

Ancak… Silahlı terör örgütünün tarifini kurcaladığımız zaman işler biraz karışıyor…

Nasıl mı?

Şöyle: Silahlı terör örgütü bir devletin toprakları üzerinde meşru devlet yönetimini şiddete dayanarak devirmek için silaha sarılan kişilerin topluluğu olarak tanımlanıyor.

Doğru mu tarif?

Eğer doğruysa, o zaman ÖSÖ’yi hangi köşeye sıkıştıracağız?

Özgür Suriye Ordusu!..

Hedefi ne ve niçin kuruldu?

Suriye’nin meşru yönetimini silah kullanarak devirmek için…

Peki o zaman, Türkiye’nin ABD’ye, “terör örgütü ile işbirliği yapma konusunda yaptığı sert eleştirileri nereye koyacağız?..

Çelişkileri çözmek için, meselenin özüne inmek gerek ve şarttır.

Suriye’deki temel mesele bizce, petrol kuyuları ve bu kuyulardan elde edilen petrolün işlenmesi ve nakledilmesi konusundaki çıkar çatışmalarıdır…

ABD, Akdeniz’e çıkan bir koridor oluşturmak istemektedir. Suriye petrollerine el koymak ve o petrolü, ona buna para ödemeden Akdeniz’e ulaştırmak ve işleyip, rantını cebe indirmenin peşindedir.

Son günlerin gündeminden düşmeyen “Kürt Koridoru”nun anlamı budur. Kürt etnik-milliyetçiliğinin [siyaseten ve silahla] körüklenmesinin nedeni budur.

Rusya, aynı amaca ulaşmak için Esat kozunu öne sürmektedir.

Her asker Suriye’den çekilip gitsin, Rusya’da Esad’ı desteklemesinin bedelini petrol ödemeleri ile tahsil etsin.

Peki, Türkiye bu satranç oyunun neresindedir?

Oyuna dâhil midir?

Stratejik dayanakları olan elle tutulur, makul ve sağduyulu uzak görüşlü bir siyaseti var mıdır?

Yoksa mesele hala, bir “beka sorunu” çerçevesinde mi ele alınmaya devam edilmektedir?

Satranç oyununda vezirler, şahlar, atlar ve filer gibi nitelikli unsurlar da vardır… Ama usta oyuncular için “mat”a, [yani zafere] piyonların da içinde ve hatta en ön saflarda olduğu sağlam bir strateji ile ulaşılabilir.

Hamaseti –bir süre için- bir kenara bırakıp, izlenmesi gereken strateji üzerine yoğunlaşabilecek miyiz?

İşte “beka sorunu”nun merkezi bu noktadadır.


@farukhaksal42

www.haksal.av.tr

farukhaksal@gmail.com