Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Partiyi Sarmış Toz-Duman…

  • 31 Ocak 2019 Perşembe



CHP [her zaman olduğu gibi] yine karışık, karma-karışık…

İçeride karışık, dışarıda karışık.
Köyde, kentte, mahallede, ilde, ilçede, kocaman şehirde karışık…
MHP dümdüz, AKP tek parça… “Tık” yok örgütlerde, tek adamlar ne derse… O!
AKP’nin, MHP’nin üyesi ağız birliği yapmış; her üye, her yandaş tek söz, tek nefes: “Ben bilmem, şefim bilir!..”
CHP’de ise, istifalar gümbür/gümbür…
Örgüt toz/duman.
Her kafadan bir ses çıkıyor; her köşeden bir isyan…
Bütün bu olup bitenler, [belki de] demokrasinin bir gereğidir.
Belki de katılımcı demokrasi ilkesinin, katılım görüntüleridir.
Öteki partilerdeki reis-hegemonyasına karşıt bir özgürlük vitrinidir.
Acaba?..
Yani… Ama acaba… Gerçekten öyle midir?
Bütün bu gürültü patırtı, demokrasi-özgürlük-olgunluk-bilgi-görgü ve düşünce ortamı, ülke içindeki nitelikli farklılaşmalardan mı kaynaklanmaktadır?
Evet, işin en acıklı yanı bu soruya verilecek yanıtın dibindedir.
Demokrasi-özgürlük-olgunluk-bilgi-görgü ve düşünce ortamı bu çukurun içinde dip tutmaktadır.
Can alıcı kavşak –bizce- CHP örgütündeki seslerin hangi noktada ve neye karşı yükselmiş olduğu noktasındadır.
Partililerin sesi 6 Ok sallandığında kısıktır.
Ekmeleddin faciasında parti örgütünden bir tek kişinin istifa ettiğini hatırlamıyoruz.
Tunceli’ye Dersim deyip, “Dersim halkından özür dilenmesi gerekir,” diyen bir kişi CHP’de genel başkan yardımcısı yapıldığında partide yerin göğün inlediğini duymadık, işitmedik…
Bu örnekler çoktur.
Alt alta sıraladığınızda sayfalara sığmaz.
Ama sayfaların sonuna geldiğinizde kulak verin CHP örgütüne: Orada burada sadece birkaç öksürük vardır.
Öksürük vardır, hatta bazı yerlerde boğmaca bile olabilenlere rastlanabilir. Ama… Bir tek istifa yoktur!
Toplu ya da bireysel önemli/ciddi/etkili bir tek tepki yoktur.
Çünkü sesini yükseltenin, sesini kısarlar/belini bükerler parti içindeki koltuk yarışında; ikbal tırmanışında…
Ama…
Genel merkez, onu değil de bunu seçtiğinde… Kıyamet kopar!
Aday adaylığından, adaylığa terfi edemeyen ikbal düşkünü mümtaz şahsiyetler isyan bayrağını çeker.
O parti, bu parti…
O düşünce, bu düşünce önemli değildir.
İdeoloji mi, 6 OK mu, 9 Işık mı; yoksa Rabia mı, fark etmez…
Dün dündür; bugün bugün!
Önemli olan ekmek parasıdır; koltuk cilasıdır…
Demokrasinin icapları mıdır bütün bu yaşananlar?
Altında çıkar, koltuk, beklenti, hizip olmasa…
Evet!
Gerisi mi?.. Koy sepete!

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr