Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Parti Disiplini Üzerine

  • 25 Mayıs 2018 Cuma




Önce şu kuralı analım:
- Siyasi mücadele siyasi partiler aracılığı ile yapılır.
Anayasamız ne diyor?
- Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır!
Demokratik kitle örgütleri ne işe yarar?
- Bir kısmı suya-sabuna dokunmaz, ne sağcıdır ne solcu; futbolcudur-futbolcu! Hatta futbolcu bile değil, bir futbol maçında sadece seyircidir.
- Diğer bir kısmı ise, önemlidir-değerlidir… Siyasal, sosyal ve ekonomik sorumluluklarının farkındalığı doğrultusunda toplumsal mücadele içindeki safını alır.
Ne yaparlar?
- Siyasal mücadeleye omuz verirler. Katkı sunarlar. Destek olurlar.
Ve orada dururlar.
Yani hadlerini, işlevlerini ve çizgilerini bilirler!
Neo-liberal kültür mühendisleri, demokratik kitle örgütlerine sivil toplum kuruluşları adını vermiş durumda…
Yabana atılacak bir tanımlama değildir bu çarpıtma… Üstünde düşünülme değerdir. Ama şimdilik bu konuyu geçiyoruz; çünkü bu yazının acil bir görevi var…
Nedir bu görev?
- Parti disiplinini gündeme taşımak ve içeriğini sorgulamak.
Evet…
Siyasi partiler “demokratik merkeziyetçilik” ilkesi uyarınca işlevlerini üstlenir, eylemlerini ortaya koyarlar.
Bu temel ilkenin özü şudur:
Her düşünce parti içinde yeşerecek ve ifade edilecektir.
Bu düşüncelerin ifade edilme yeri parti zeminidir, parti organlarıdır.
Tartışma, sorgulama, eleştiri [parti tüzük-program-ve ilkeleri dahilinde] bu zeminin koordinatları çerçevesinde özgürce oluşacaktır.
Bu koordinatlara sığmayan ya da sığmak istemeyen üyelerin de özgürlükleri vardır:
- İstifa etmek… Ve içine sığacakları yeni bir zemine doğru yol almak!
Sonra?..
Tartışılan, sorgulanan düşünceler ve yapılan eleştirilerden elde edilen yeni fikirler bir parti kararına ulaşacaktır…
İşte tüm parti üyeleri bu “merkezi” nitelikteki karara harfiyen uyacaklardır!
Uymamak, parti disipline karşı gelmektir.
Parti suçu işlemektir.
Bu suçun yaptırımı, disiplin yönetmeliklerinde yazılıdır.
Parti suçu işleyen üye de bu yaptırımı “afiyetle” kabul edecektir.
Etmiyorsa… O’nun da özgürlüğü vardır:
- İstifa etmek… Ve içine sığacağı yeni bir zemine doğru yol almak!
Siyasi parti bir okuldur.
Siyasi parti üyeliği ciddi bir iştir.
Parti üyeliği bir nevi kamu görevidir.
Ülkenin yönetimine aktif olarak katılma bilinci, iradesi ve sorumluluğuna sahip olmaktır.
Bu sorumluluk öz-veri ister, disiplin gerektirir, siyasi bilinç ve sorumluluk değerini içselleştirmeyi zorunlu kılar…
Erdem-içtenlik ve alçak gönüllülük gibi karakter özelliklerini yaşamının pusulası haline getirmeyi ön görür.
Bu noktada CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçtaroğlu kendi partisi için şu kuralı ortaya koyuyor:
- Ben ne olacağım kaygısı ile yola çıkanların CHP’de yeri yoktur…
Parti disiplininin yaşımın pratiğine yansıyan en önemli özet bizce bu cümledir.

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com