Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


PARTİ DEVLETİ NASIL OLUR !..

  • 16 Ağustos 2020 Pazar




Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Demokrasiye nasıl geçilirdi o dönemin koşulları altında ancak o kadar başarılabilinirdi,
Onu bile eleştirmek için eleştirenler şu anda yaşadıkları Milenyumdaki yönetim biçimine hiç mi sözleri yoktur acaba
1940 lı yıllar ülkenin sancılı yıllarıdır,
İsmet İnönü’nün demokrasi inancı ülkenin başına neler açmıştı yaşayanlar olarak bizim nesilden öncekiler ve biz biliriz,
Ülkede belki 1930’lu yıllarda kaydedilen bir türlü atılması geciken ve gereken adımların atılmaması sonucu toprak ağalarından gelen baskı ve iktidarı kaybetme ve siyaset gafları yüzünden şu anda ne çekiliyorsa o dönemin sancılarındandır.
Eğer eğitim reform tamamlanabilinmiş olsaydı yani KÖY ENSTÜTÜLERİ yaşatılabilinseydi, reformlar ve çağdaşlaşma, AYDINLANMA devrimi tamamlanabilinmiş olsaydı bugünü yaşamazdık.
1950 de Demokrasiye geçildi, hem de sancısız biçimde,
Sonuçta ne oldu,
İktidar oy uğruna “halk isterse Hilafeti bile gerye getirir” nutukları ile tarikatlara kucak açtı,
Sonra ne oldu Pervasızca Partizanlıklar yapıldı,
Onlardan olmayanlar hiç sayılarak ülke sanki karpuz gibi ikiye bölündü,
Sonra mı ne oldu,
Demokrasiye geçilmesi için CHP ye yapılan baskılar sonucu geçilen demokrasi yine aynı güçlerin desteği ile erken doğum yapan DEMOKRASİ parti devletine dönüşünce 60 Darbesi ”Devrimi” ile sonlandırıldı.
Sonrası yakın tarihimiz ve yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız gözler önünde.
Şu anda yaşadığımız tarih içinde tam istenen ve beklenen Parti Devleti yaşanmakta mıdır, bence evet,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti sanki olmuş bir AKP devleti,
Devletin başında seçilmiş Cumhurbaşkanı AKP genel başkanıdır,
Nasıl olmuştur,
Anayasal yetkiyle, Devlet gücü kullanılarak,
Yetmez,
Hükümet var mıdır,evet vardır ama kağıt üzerinde şeklen Bakanlar kurulu vardır ama ne acıdır ki sanki Cumhurbaşkanlığına bağlı sekretarya gibidir her biri, kendi başlarına karar mekanizmaları yoktur,
Atanmışlardan oluşmakta ve de alanlarında iş veren sıfatı taşımaktalar,
MEB, Sağ. B,TURİZM B, TİC.B, MSB, …bu bakanlıklar sayın Cumhurbaşkanının talimatları dışında, kararları dışında bağımsız karar verme olanakları yoktur,
TBMM kadük müdür, evet
Meclisin tek yetkisi vardı,yasa yapma,o da elinden alınmış ve 600 Millet vekili boşuna bu devletten maaş almaktalar,hiçbir işlevlerdi olmamasına rağmen,
Denetleme yok,yasama yok,yok…
Saraydan ne gelirse indir parmak,kaldır parmak o işe yarıyorlar, o kadar.
Devlet Kadrolarına,bürokrasiye bakın AKP’li yöneticilerin yönetiminde,
Yargıdan tutunda Eğitim öğretim kurumlarına kadar,Sağlıktan tutunda İçişlerine kadar, Ordudan tutunda yargıçlara kadar,
Üniversite Rektörlerine, Dekanlarına kadar
Bu ne demektir,
Devleti yönetenlerin tamamı AKP’li, neredeyse seçilmiş Belediye başkanları hariç ki onlarda budana, budana neredeyse tüm yetkileri ellerinden alınmış durumda,
Bunun adı Parti Devleti değil de nedir söyler misiniz?
Gelinen nokta ortada iken hala savunanların bence bir sorunları olmalı,o da akıl ve mantık…
Şu Pandemi döneminde bile hala particilik, koltuk hesabı yapılabiliniyor ise daha ne söylenebilinir,
Korona tedbirlerinin serbestliğini genel gidişe bahane edilerek OHAL ilan edilerek devleti yönetmeye niyet var ise ki niye olmasın, nasıl olsa Devlet benim deniyorsa koltuğu garantilemenin tek yolu kalmıştır, OHAL ile yapılacak seçimin garantisidir,yoksa ne Memleket, ne de Millet.
Ne de Halk sağlığı …
Ne diyelim Allah’ım akıl fikir ver demekten başka…