Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Öylede, Böylede Atlatacağız…

  • 20 Nisan 2020 Pazartesi


Milli iradenin kuruluşunun 100.yılını kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde ülkenin kurucu partisini muhalefet diye susturmaya,hatta yok saymaya kalkışmanın tam ifadesi ile tam bir akıl tutulması olduğunu söylersek yanlış söylemiş olmayız.
Aklı selim AKP’li bile bunları kabul etmesi mümkün değil,
Bakınız yaşananlara,
Gaziantep B.Ş.Belediyesi AKP yönetiminde,
Bu belediye ülkenin yaşadığı şu salgın döneminde vatandaşlarına her türlü yardım,destek ve hizmet yarışında kendi yağının yanında Devletin katkısı ne kadardır bilemiyoruz.
Ama bildiğimiz bir gerçek şu ki Gaziantep belediyesinin hizmetine engel yok,yapılan hizmetler PARALEL Yapılanma değil,
Ancak CHP’li B.Ş Belediyelerinin yaptıkları tüm hizmet,yardım ve desteklerin her biri iktidar tarafından engellenmeye devam edilerek Paralel Devlet yapılanması diye itham edilebilmektedir.
Arkadaş sormak istiyorum bir vatandaş olarak,
Dünyamızda yaşanan can alan bu salgın ülkemizde yaşandığı şu günlerde Halkımıza,Milletimize yani insanlığa hizmeti kim verirse versin,kim yardım yaparsa yapsın,
İnsanların ölmemesi için kim ne hizmeti verebiliyorsa versin denileceği yerde yok sen muhalefet partisindensin yapamazsın,
Sen de iktidar partisindensin yapabilirsin mantığı içindekilerin mantığını anlayabiliyor musunuz?
Bence tam bir Akıl tutulması içindeyiz.
Neresinden bakarsanız bakın,
Neresinden tutarsanız tutun,
Ülkemizde 100.yılı kutlayacağımız Milli egemenliğinin temsil edildiği Demokrasimizin beşiği PARLAMENTOMUZUN yapısı ortada,
Resmen ve alenen parlamentomuzun eli kolu bağlanmış durumda,
Parti devleti olma yolunda adım,adım ilerlenirken atılan adımları tasvip etmek mümkün mü sizce.
Trol olmayan ve kıyısından kenarından nemalanmayanlar ve de
çıkar bağları ile bağlanmayanların kabul etmesi mümkün mü? Yaşananları baktığımızda, hangisinden başlayalım bilemiyorum ama, bir yerinden başlarsak.
Bence su salgının yaşandığı ülkemde neyin sıkıntısı var biliyor musunuz?
İyi yönetilememek,
Arkadaş çok uzağa gitmeyeyim,
65 yaş üstüyüm diyerek eve hapsedilmem neyin nesi,tam tamına 10 marttan bu yana Ev içi,Bahçe içi v.s. sokağa çıkma,evde kal
Çok güzel,evde kaldık,sokağa çıkmadık ama salgın devam ediyor,canlar gidiyor.dur durak bilmiyor.peki neden?
Tüm ihtiyaçlarımızı eş dost evlatları ile giderebilmekteyiz,daha devletimizin bir kurumundan ne yapıyorsunuz,bir ihtiyacınız var mı, paranız pulunuz var mı,ihtiyaçlarınızı nasıl giderebiliyorsunuz diyen yok,
Kendi kendime sorguluyorum,acaba ben bu devletin bir ferdi değil miyim,
Acaba ben bu devlete hiç mi hizmet etmedim,
Yıllarımızı boşuna mı geçirmişiz ki birilerine yağ çekseydik bu dediklerimin hiç birini yaşamazdım diye de düşünmeden edemiyorum.
Ha şu öz eleştirimi de yapıyorum, bu güne kadar hiç kimseye yağdanlık olmadım, ki bu ister iktidar yanlılarına, isterse muhalefete olsun,hiç biri tarafından da el verilmiyoruz,aranıp sorulmuyoruz,vatandaş sınıfında değerlendirilmiyoruz tam da bu salgın döneminde.
Doğrularım doğrusunda yaşamaya devam etmeye çalışan, Kemalizm’e inanmış ve yolundan, çizgisinden sapmadan yazmaya çizmeye çalışan birisiyim.
Suçum da bu olsa gerek ki
Hiç kimseye yar olamıyorum,
Çok da önemli değil benim için,
Benim doğrularım,çizgim bana yeter,bu ülkede açlıktan kimsenin ölmeyeceğini inanlardanım.Yeter ki inandığım değerlerden kopmayayım.
Hani birilerinin dediği gibi “ne hak yedim,ne de hakkımı yedirdim”
Ama bu anlayış böyle gitmeyeceğini bilenlerdenim…