Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Örtük ittifak

  • 29 Mart 2018 Perşembe


Önümüzdeki seçimlerin kaderini ittifaklar belirleyecek. Kirli olmadığı sürece ittifaklar yadırganacak bir organizasyon değildir. İttifak birlikte yaşamı ve uzlaşmayı işaret eder. Egemenler, kendi çıkarları nedeniyle tekrarladıkları söylemlerde koalisyonları kötülemişlerdir. Egemenlerin çıkarları tek parti tercihini ön plana çıkarmaktadır. İttifaklar her koşulda yönetime katılım tabanını genişletir. Genişleyen taban paylaşımları yaygınlaştırır; işte istenmeyen budur. Özünde siyasi partiler en geniş tabanlı ve çok renkli koalisyonlardır.
CHP’nin yapabileceği şeyleri tartışmamız gerekiyor. CHP’nin mutlaka yapması gereken bir örtük ittifak olanağı var. Başkanlık seçiminde ilk turda %50+1’e ulaşılmaması için farklı görüşte olan tüm organizasyonların kendi adayları ile seçime katılmalarının önündeki engelleri kaldırmaktır. 100.000 imza ile başkan adayı göstermek özellikle meclis dışında olan partiler için çok önemlidir. Bu sorunu aşmak için CHP milletvekillerinden 20’si başkan adayı önerilmesine olanak sunabilir ve gerekli imzayı verebilirler.120 Milletvekili 6(altı) aday gösterebilir. İşte örtük dediğimiz gerçek toplumsal ittifak bu noktada işlemeye başlar. Öncelikle sandıktan uzak duran kesimler bu yolla hareketlendirilebilir. Bu doğrultuda CHP; Saadet Partisi, DP, ANAP, DSP, ÖDP, EMP gibi partilerin kendi adaylarını göstermelerine yardımcı olabilir. HDP’de iki kesim için katkıda bulunabilir.
Seçime katılım ne kadar yüksek olur ise, birinci turda kazanmak o kadar zorlaşır. Bu saptamayı şöyle örnekleyelim: Birinci turda 52 milyon seçmen sandığa gitse, ilk turda bir adayın kazanabilmesi için 26 milyon+1 oy alması gerekir.2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde RTE 21 milyon oy almıştır. Toplam seçmen 55,7 milyondur ve bunun %73,72’si seçime katılmıştır. Şimdi bu21 milyonun üstüne 5 milyon oy eklenebilir mi, mümkündür. Hem seçmen sayısı artmıştır, hem de MHP’den gelecek oylar var. Seçime katılım düşük gerçekleşir ve 46 milyonda kalır ise, seçim birinci turda sonuçlanabilir. YSK’nın 2017’de açıkladığı seçmen sayısı 58,4 milyondur.
Tüm kesimlere aday gösterme olanağı sağlansa ve 56 milyon seçmen oy kullanmış olsa, ilk turda kazanabilmek için 28milyon+1’e ihtiyaç duyulur ki; olağanüstü bir şeyler olmaması halinde bu sonuca ulaşmak olanaksız gözükmektedir. İşte bu noktada ikinci turun olanakları belirleyici olmaya başlar. Sonuç olarak seçime düşük oranda katılım %60’lık muhalefetin lehine işlemez. %40’lık blok kolaylıkla istediği sonuca ulaşır. İşte böyle bir sonuçla karşılaşmamak için, CHP mutlaka farklı kesimlerin kendi adaylarıyla seçime katılmalarını sağlamalıdır.
Birinci turda hareketlendirilen seçmen, ikinci turda da verdiği oyun arkasında durabilir. İşte en iyi örtük(toplumsal) ittifak bu noktada devreye girebilir. Böyle bir olasılık için, ikinci turda yarışabilecek nitelikte ve toplumun her kesimi ile kolayca iletişim içinde olabilecek bir adayın belirlenmesi gerekir. Yani bu halka ikinci bir Eklemettin sorunu yaşatılmamalıdır. Gerçek anlamda demokrat bir adayın saptanması öncelikli bir görevdir. Bunun en kısa yolu, eylem ve söylemleri halk tarafından bilinen kişiler aday olabilmeli veya gösterilmelidir.(Rıza Türmen, Yılmaz Büyükerşen, İ.Ö.Kabaoğlu v.b.)
Mümkünse CHP adayını İstanbul’da ülke temsilini yansıtan özellikli bölgelerde ve sadece partililerinin değil, seçme yeterliği olan tüm vatandaşların katılımı ile belirlemelidir.
Olağanüstü Hal koşullarında adil bir seçimin yapılmasının güç olduğu yönünde endişeler var. Aynı şekilde sandığa giren oyların aynıyla sandıktan çıkması konusunda da söylentiler ve endişeler var. Yeni bir “Atı alan Üsküdar’ı geçti(!)” olayı ile karşılaşmamak için muhalefetin oylara sahip çıkması gerekir.
Ne pahasına olursa olsun, gerçek muhalefet partileri iktidara muhalif oylara her koşulda sahip çıkmalıdır. Onlar oyların arkasında durur ise; oy kullananlarda ne pahasına olursa olsun onların arkasında durmalıdır!